Ana içeriğe geç
Sözlük

bilindik ile cümle

bilindik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
En bilindik rolü Pretty Little Liars dizisindeki Emily Fields adlı rolüdür.Hennes mest kjente rolle hittil er som figuren «Emily Fields» i serien Pretty Little Liars.
En bilindik filmleri Shall We Dance? and Hannah Montana: The Movie'dir.Ia berperan sebagai Travis Brody dalam film, Hannah Montana: The Movie (2009).
Teyzeleri ise onu bilindik bir genç kıza dönüştürme çabasındadır.Dalam kegelapan dia berusaha mengetahui bahwa dirinya dikucilkan oleh bibinya.
Sitkomlar genellikle bilindik alanlarda örneğin, ev ve işyeri gibi alanlarda geçer.Pintu biasanya ditemukan pada bangunan, misalnya rumah.
Teyzeleri ise onu bilindik bir genç kıza dönüştürme çabasındadır.Duyên số đưa đẩy ông gặp một cô gái trẻ triển vọng.
3 (Aşırı sınırlı kullanıcı): Çok bilindik durumlarda sadece genel durumu anlayabilir ve anlatabilir.3 - Cực kì hạn chế: Có thể nói và hiểu trong những tình huống rất quen thuộc.
En bilindik rolü Pretty Little Liars dizisindeki Emily Fields adlı rolüdür.Cô được biết đến nhiều nhất với vai diễn Emily Fields trong loạt phim truyền hình dài tập Pretty Little Liars.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Không thể nào thờ phụng các vị thần bằng những hành vi giết chóc dã man như thế".
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.最も悪名高い裁判は、セイラム町で1692年にオイヤー・アンド・ターミナー(英語版)裁判所によって行われた。
En bilindik DC süper kahramanlarından olan Superman'in kuzenidir.DCユニバース最大のヒーローであるスーパーマンの宿敵。
Özellikle Arap İsraillilerin haklarıyla ilgili desteği oldukça bilindiktir.但是實際上,阿拉伯聯軍和以色列國防軍相比是處於劣勢的。
The Smiths grubunun en bilindik ve en sevilen şarkısı olarak bilinir.ZARD的代表歌曲之一,最具知名度和最受歡迎的歌曲。
3 (Aşırı sınırlı kullanıcı): Çok bilindik durumlarda sadece genel durumu anlayabilir ve anlatabilir.대역 3 (Band 3) 극히 제한적인 사용자 (Extremely Limited User): 친숙한 상황에서 일반적인 뜻만 전달하고 이해한다.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.시민종교의 신은 형식상 특정 종교에 의해 독점되지 않는다.
En bilindik kralları Ardaric'tir.המלך הנוכרי הגדול מכולם הוא ארמילוס.
Teyzeleri ise onu bilindik bir genç kıza dönüştürme çabasındadır.לכשייפגשו יגלה לה תומיס שבא ליורשלם להצעיר במעייני ההתחדשות.
Otilia Bruma (d. 13 Haziran 1992) veya bilindik adıyla Otilia, Rumen şarkıcı.אוטיליה ברומה (נולדה ב-13 ביוני 1992) ידועה פשוט כאוטיליה, היא זמרת רומנייה. ביוגרפיה
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Другите божествени имена не могат да се идентифицират.
En bilindik adet, insanların dişleri ile fındık kırmasıdır.Най-лесно е производството на ЗК с прави зъби.
Yeleli kurt bilindik asıl kurt ile akraba değildir.Гривестият вълк не е близкородствен с други видове от неговото семейство.
Fakat bu iddiayı destekleyen bilindik bir kanıt yoktur.Konkretnog dokaza, kojim bi potkrijepili ovu tvrdnju, nema.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Druge bogove so častili po vodilih vedeževanj.
3 (Aşırı sınırlı kullanıcı): Çok bilindik durumlarda sadece genel durumu anlayabilir ve anlatabilir.Ima zelo razvit šesti čut - v težkih situacijah ve, kaj je prav.
Aslında bazen bu olasılıklar kesinliğe yakındır. Ve pek çok bilindik konuda elbette kesindirler.Ora, a volte quelle probabilità sono quasi delle certezze, e in molti casi familiari, certamente lo sono.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.100倍被害が大きい戦争の数は
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.Apare o bine-cunoscută regularitate: numărul războaielor de 100 de ori mai sângeroase este de 10 ori mai mic.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.De följer ett välkänt mönster (regularitet) där antalet krig som är 100 gånger dödligare är 10 gånger färre.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.E abbiamo visto che di solito il numero di guerre 100 volte più letali è 10 volte meno frequente.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.Je tu známá pravidelnost, kdy počet válek, které přinášejí 100krát víc mrtvých, je 10krát menší.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.전쟁에 관하여는 잘 알려진 규칙성이 존재합니다.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.Vládne medzi nimi známa pravidelnosť. počet vojen, ktoré sú 100-krát krvavejšie, je 10-krát nižší.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.Zachodzi pewna znana prawidłowość: wojen, które mają 100 razy więcej ofiar jest 10 razy mniej.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.Ze vertonen in feite een welbekende regelmaat.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.Существует известная закономерность: войны, унёсшие в 100 раз больше жизней, случались в 10 раз реже.
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.יש להן למעשה אחידות ידועה מאוד
Aslında oldukça bilindik bir düzenlilikleri var.وهناك في الواقع انتظاما معروفا لها،
Bilindik olan mı yoksa nadir görünen mi?בשכיחה או בנדירה?
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Aş vrea să citez unul din zeii casei mele.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Ich möchte einen meiner eigenen Hausgötter zitieren.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Ik wil een van mijn favoriete goden citeren.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.저는 제 집안의 신들 중 하나를 인용하고 싶습니다.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Tôi muốn trích dẫn một trong những vị thần hộ gia của tôi.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Vorrei citare uno degli dei protettori della mia professione.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Yo quisiera citar a uno de mis dioses domésticos.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Бих искал да цитирам един от моите собствени домашни богове.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Мені б хотілося процитувати одного мого кумира.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.Мне же хотелось бы процитировать одного моего кумира.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.הייתי רוצה לצטט אחד מן האלים האישיים שלי.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.ولكني اريد اليوم ان اقتبس من من اعتبره احد الاسرة الإلهية
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.本当にそう言ったのかは 疑問ですが
Bilindik olan.A comum.
Bilindik olan.Comună. Cea comună.
Bilindik olan.De vaak voorkomende.
Bilindik olan.För att det finns mer medicin för vanliga sjukdomar än för ovanliga.
Bilindik olan.Közönségest. A közönségest.
Bilindik olan.La común, por supuesto.
Bilindik olan mı yoksa nadir görünen mi?A doença comum ou a doença rara? A comum.
Bilindik olan mı yoksa nadir görünen mi?A közönséges betegséget vagy a ritka betegséget?
Bilindik olan mı yoksa nadir görünen mi?Boala comună sau boala rară?
Bilindik olan mı yoksa nadir görünen mi?Den almindelige sygdom eller den sjældne?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod