Ana içeriğe geç
Sözlük

bilindik ile cümle

bilindik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle Arap İsraillilerin haklarıyla ilgili desteği oldukça bilindiktir.Support for the law among Israeli Arabs is much less.
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.The most infamous trials were conducted by the Court of Oyer and Terminer in 1692 in Salem Town.
Xetra üzerindeki fiyatlar en bilindik Alman hisse endeksinin DAX hesaplamasına dair temeldir.The prices on Xetra serve as the basis for calculating the DAX, the best-known German share index.
Ve bu bilindikten sonra, artık o diğeri gelebilir.Needing. When that is known, then another can come.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.The peacock's magnificent tail is the most famous example of this.
Ve pek çok bilindik konuda elbette kesindirler.And in a lot of familiar cases, they of course are.
Bir seçim yapmanız gerekirse, hangisini istersiniz? Bilindik olan mı yoksa nadir görünen mi?If you had to choose, which would you rather have: the common disease or the rare disease?
Bilindik olan. Sanırım, çok haklısınız.Common, the common -- I think that's absolutely right, and why?
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.And most of those losses are because of things we know.
Karanlýkta tavana bakaduruyorsun Kalbinde o eski bilindik boţ hisStaring at the ceiling in the dark Same old empty feeling in your heart
İlk bilindik şifre, bir yer değiştirme şifresi Sezar tarafından MÖ 58 civarında kullanıldı. .The first well-known cipher - a substitution cipher - was used by Julius Caesar around 58 BC.
Bunun sizin için bilindik olduğunu düşünüyorum.I think you're familiar with it.
Bilindik taktiklerle başladı.(cries)
Özel eğitim fazla bilindik değildi.Gifted education hadn't really taken hold too much.
Bilindik bir tanrıdan alıntı yapmak istiyorum.I would like to quote one of my own household gods.
Çok güzel tasarlanmış bir bina daha duvardaki bilindik bir elektrik düğmesinin sesiyle mahvoldu.Another beautifully designed new building ruined by the sound of a common wall light switch.
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.And then we can use that to do some pretty common problems, which I'll do in the next video.
Bunun en bilindik örneği HIV virüsü .And actually one of the most common examples is HlV virus. Let me write that down.
Festival Myanmar'daki en bilindik ve önemli kültürel kutlamalardan biridir.The festival is one of the most famous and significant cultural celebrations in Myanmar.
Pek çok turist, Atina’nın bilindik yerlerine gitmeyi tercih ediyor.Many tourists stick to the beaten path in Athens.
Astronomi üzerine bilindik eserleri:[1]His known works on astronomy include:[1]
Bilindik ürünlerNotable products
Area 120'den çıkan bilindik ürün deneyleri, aşağıdakileri içerir:Notable product experiments which have emerged from Area 120 include:
Yeleli kurt bilindik asıl kurt ile akraba değildir.Der Mähnenwolf ist mit dem eigentlichen Wolf nur entfernt verwandt.
Xetra üzerindeki fiyatlar en bilindik Alman hisse endeksinin DAX hesaplamasına dair temeldir.Die Preise auf Xetra sind Basis zur Berechnung des bekanntesten deutschen Aktienindex DAX.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Die hier verehrten Gottheiten sind nicht bekannt.
En bilindik filmleri, kızı Zeynep Değirmencioğlu’nun başrolünde oynadığı filmlerdir.Zu den bekanntesten Filmen, an denen sie mitwirkte, zählen Zoolander und Voll auf die Nüsse.
Love, 11 Mayıs 2006'da ABD'nin en bilindik gösteri programlarından Howard Stern Show'a katıldı.Am 11. Mai 1991 hatte sie einen Gastauftritt in der Howard Stern Show.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Ainsi, les dieux de la mort ne peuvent s'entretuer.
En bilindik filmleri Shall We Dance? and Hannah Montana: The Movie'dir.Cependant, Let's Do This et Let's Get Crazy apparaissent déjà dans le film : Hannah Montana, le film.
SL, tüm Stockholm'de bilindik bir bilet sistemine sahiptir.Litfaßsäule avec un distributeur automatique de billets à Stuttgart.
Teyzeleri ise onu bilindik bir genç kıza dönüştürme çabasındadır.Son frère la persuade d'essayer des activités plus convenables à une jeune fille de bonne famille.
Bu versiyonların en bilindik olanı Taylandlı Ramakian’dır.La version la plus connue est celle traduite par Stendhal.
En bilindik filmleri Shall We Dance? and Hannah Montana: The Movie'dir.Ha diretto fra gli altri film come Shall We Dance? e Hannah Montana: The Movie.
En bilindik kralları Ardaric'tir.È il più celebrato dei re sasanidi.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Боги со святынями не умирают, когда их убивают.
Erkek muhabbet kuşları, konuşma özellikleriyle en bilindik papağan türlerinden biridir.Из амазонов это самый способный к разговорной речи попугай.
En bilindik teori burada başlıyor.Здесь-то и начинается самое загадочное.
En bilindik filmleri Shall We Dance? and Hannah Montana: The Movie'dir.Hannah Montana: The Movie — саундтрек к фильму «Ханна Монтана: Кино».
En bilindik kralları Ardaric'tir.O mais conhecido desses relógios é Orloj.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Nem todos os deuses samotrácios são conhecidos.
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.De bekendste rechtszaken vonden in 1692 plaats aan het Hof van Oyer en Terminer in Salem.
Pisco Sour, pisco temeline dayanan bilindik bir kokteyldir.Pisco dient als basis voor de populaire cocktail Pisco Sour.
Biyolojik virüsler ile bilgisayar virüslerinin birçok yönden benzeştikleri bilindiktir.Spywareprogramma's lijken in zekere zin op computervirussen.
SL, tüm Stockholm'de bilindik bir bilet sistemine sahiptir.SL wprowadził wspólny bilet na wszystkie środki komunikacji poruszające się w regionie sztokholmskim.
En bilindik kralları Ardaric'tir.Deras mest kända kung var Ardarik.
Bu versiyonların en bilindik olanı Taylandlı Ramakian’dır.Det mest kända exemplet på denna användning kommer från Kayan-folket i Thailand.
En bilindik teori dünyaya bir kuyruklu yıldız ya da göktaşı düştüğüdür.Man tror nu dock allmänt att objektet var en mindre asteroid eller en komet.
En bilindik özelliği kolayca etrafındaki sorunların üstesinden gelebilmesidir.Deras största fördel är att de lätt kan gömma sig.
En bilindik sözü "hop"tur.Улюблене слово «Лайно».
Özellikle Arap İsraillilerin haklarıyla ilgili desteği oldukça bilindiktir.Zejména byl zdrcen velkou podporou státu Izrael ze strany amerických Arabů.
Apple iPad en bilindik booklet türü tabletlerden biridir.iPad mini je první menší tablet od firmy Apple.
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.Cele mai cunoscute procese au fost conduse de Curtea lui Oyer și Terminer în anul 1692 în orașul Salem.
En bilindik kralları Ardaric'tir.Legismertebbek közülük az ugariti királyok.
En bilindik teori burada başlıyor.Itt kezdődik a tulajdonképpeni történet.
En bilindik rolü Pretty Little Liars dizisindeki Emily Fields adlı rolüdür.Leghíresebb szerepe Emily Fields a Hazug csajok társaságában.
Teyzeleri ise onu bilindik bir genç kıza dönüştürme çabasındadır.Υποδυόταν το παιδί της μαμάς ο οποίος γνώρισε μια κοπέλα που του άλλαξε τη ζωή.
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.Den mest kendte retssag blev udført i domstolen «Court of Oyer and Terminer» i 1692 i Salem.
En bilindik filmleri Shall We Dance? and Hannah Montana: The Movie'dir.I 2009 medvirkede Cyrus i spillefilmen Hannah Montana: The Movie.
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.Den mest kjente rettssaken ble ført for domstolen i 1692 i landsbyen Salem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod