bilinçli ile cümle
bilinçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Свідомість жадає успіху і престижу.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Съзнателният ум жадува за успех и престиж.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.המוח המודע רעב להצלחה ויוקרה.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.العقل الواعي متجوع للنجاح والحظوة.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.無意識レベルで求めるのは
Bir erkek ya da kız, sabırlı ve bilinçli ise zina yapmayacaktır.Pokud chlapec nebo dívka mají trpělivost a svědomí, nebudou smilnit.
Bir erkek ya da kız, sabırlı ve bilinçli ise zina yapmayacaktır.Si un chico o chica tiene la paciencia y la consciencia, no lo va a hacer .
Bir erkek ya da kız, sabırlı ve bilinçli ise zina yapmayacaktır.Si un gars ou une fille a patience et conscience, ils ne s'engageront pas dans ces choses.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Alleen relatief aan bewuste actoren is een stuk papier geld of een hoop gebouwen een universiteit.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Je relativní vůči vědomým agentům, že kus papíru jsou peníze, že skupina budov je univerzita.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Jest względne dla świadomych czynników, że papier to pięniądz albo że grupa budynków tworzy uniwersytet.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.종이 조각을 돈으로 보고 건물을 대학으로 인식하는 것은 의식이 있는 존재에게만 가능합니다.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Pre predstaviteľov vedomia je len relatívne, že kúsok papiera sú peniaze a že kopa budov je univerzita.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Vain tietoiset toimijat pitävät paperinpalaa rahana tai rakennusryhmää yliopistona.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Việc một mẩu giấy là tiền, hay một loạt các tòa nhà là trường đại học là tương đối với từng chủ thể có ý thức.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Лише наша свідомість може визначити, що цей шматок паперу - гроші, або ці кілька споруд - університет.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.Ясно е само за тези със съзнание, че парче хартия са пари или че група от сгради е университет.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.זה רק יחסי לסוכנים המודעים שחתיכה זו של נייר היא כסף או שכמה בניינים הם אוניברסיטה.
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.قطعة الورق فقط بالنسبة للكائن الواعي تعتبر مال أو مجموعة من المباني تعتبر جامعة
Bir kağıt parçasının para olması veya bir kaç binanın üniversite olması, sadece bilinçli etkenlere bağlı.紙切れが お金になったり 建物群が大学になるのです ここで情報処理について 考えてみてください
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Die eine offensichtliche Sache, über die man sprechen kann - kann eine Maschine einen Geist, eine Seele haben?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Di una cosa, di un'unica cosa si può parlare -- può una macchina diventare una mente?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Een ding ligt voor de hand - kan een machine een 'geest' worden?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Egy nyilvánvaló dologról mindenképp, -- elmévé válhat-e egy gép?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?En uppenbar sak att prata om -- kan en maskin få ett medvetande?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Es obvio de lo que había que hablar:
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Há uma coisa de que é óbvio falar: pode uma máquina tornar-se numa mente?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?단 한가지, 이것만큼은 틀림없이 얘기할 겁니다 -- 기계도 마음을 가질수 있을까요?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Oczywistym wyborem jest pytanie: czy maszyna może stać się umysłem?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Satu hal, satu hal yang sudah jelas akan dikatakan -- dapatkan mesin menjadi sebuah pikiran?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Un chose, évidente, à laquelle on pense : une machine peut-elle avoir une conscience ?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Un lucru, acest lucru evident despre care să vorbeşti-- poate o maşină să devină o minte?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Για ένα πράγμα, για το προφανές θέμα συζήτησης -- Μπορεί μια μηχανή να γίνει ένας νους;
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Одна тема, очевидная тема для разговора — может ли машина обладать разумом?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?Одне питання, про яке тут можна говорити - це чи може машина отримати розум?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?דבר אחד, הדבר האחד הזה שברור שידברו עליו -- האם מכונה יכולה להיות בעלת תבונה?
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?بداية .. الاكثر شيوعا ان نتحدث عن امكانية الآلة على التفكير
Bir tek şey, konuşacak konu çok barizdi -- bir makine bilinçli bir zihin olabilir mi?機械は心をもつのか? 人間のように考え
Bize bakıyor, ve bakışı bilinçli bir yetişkin gibi.Він, здається, дивиться прямо на нас, і це пильний погляд дорослої людини. Ангели виглядають напрочуд живими.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Ce n'est pas inconscient comme les fractales d'une termitière.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Det er et bevidst mønster. Det er ikke ubevidst som fraktalen i et termitbo.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Es ist nicht unbewusst wie das Fraktal eines Termitenhaufens.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Het is een bewust patroon. Het is niet onbewust, als een termietenheuvelfractal.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Il loro é un pattern consapevole. Non è inconsapevole come, ad esempio, la forma dei termitai.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.이것은 흰개미 굴과 같은 무의식적인 패턴과는 달리 의식적으로 만들어진 프랙탈패턴입니다.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Não é inconsciente como um fractal de um monte de térmitas.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Nem öntudatlan, mint egy termeszhalom fraktálja.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.No es inconsciente como el montículo fractal de las termitas.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Nu este inconştient ca fractalul movilei de termite.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Είναι ένα συνειδητό πρότυπο, Δεν είναι ασυνείδητο όπως το φράκταλ ενός αναχώματος τερμιτών.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Той не е несъзнателен като фрактала при термитниците.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.Это не бессознательный, как фрактально строятся термитники.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.זהו דפוס מודע. הוא אינו לא-מודע כמו פרקטל של תל טרמיטים.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.انه نمط واع. وليس من اللاوعي مثل كسورية تل النمل الأبيض.
Bu bilinçli bir desen, karınca yuvaları gibi bilinçsiz bir fraktal değil.これはザンビア南部にある村です
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Akaratlagos. Szándékolt.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.C'est voulu. C'est intentionnel.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.Det er bevidst. Det er forsætligt.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.É deliberado. É intencional.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.E dorit. E intenţionat.