bilimsel ile cümle
bilimsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Basit bir temele dayalı çok sağlam bir şekilde kurulmuş "teorilere" genelde bilimsel "kanun" denir.Μεγαλύτερος ή πιο εξελιγμένος εξοπλισμός λέγεται γενικά επιστημονικός εξοπλισμός.
Daha çok bilimsel nitelikli yazılar yayınlandı.Πρόκειται για πιο εξειδικευμένες εκδόσεις ομολόγων.
Günümüzde ise ada bilimsel araştırmalar için kullanılmaktadır.Σήμερα εξακολουθεί να χρησιμοποιείται για εμπορικές εκθέσεις.
Chemnitz Teknik Üniversitesi 10.000 civarında öğrenciye sahiptir ve bilimsel yaşamın merkezidir.Το Τεχνολογικό Πανεπιστήμιο του Κέμνιτς διαθέτει, περίπου, 10.000 φοιτητές.
260 kadar bilimsel yayın hazırladı.Έγραψε περίπου 750 επιστημονικές δημοσιεύσεις.
Aeolis Mons bilimsel araştırmaların ilk hedefiydi.Είναι το πρώτο παρατηρητήριο με το SETI ως σημαντικό επιστημονικό στόχο.
Bilimsel içeriği nedeniyle anlaşılması ve uygulanması ileri derecede uzmanlık gerektirmektedir.Απαιτούν προσοχή και ειδίκευση γιατί εμπεριέχουν ρίσκο.
Entelektüel mülkiyet hakları bilimsel araştırma ve urun geliştirmeyi %30 azaltıyor.Τα έξοδα για επιστημονική και τεχνολογική έρευνα εκπίπτουν από τα ακαθάριστα έσοδα σε ποσοστό 30%.
Bilimsel araştırma yapılmıyor.Διεξάγονται επιστημονικές δράσεις.
Melton Genetics Policy Institute'te Bilimsel Danışma Kurulunda yer almaktadır.Υπηρετεί στο Science Advisory Board του Genetics Policy Institute.
Bu sonuçlar hala bilimsel olarak tartışılmaktadır.Τα ευρήματα αυτά είναι ακόμα συζητήσιμα.
Âsâr-ı ilmiye: Bilimsel eserler.Πηγές πληροφόρησης : κοινωνικές επιστήμες.
Vikunyanın sıklıkla Lama vicugna bilimsel adı da kullanılır.Συχνά και οι κατοπινές εκδοχές του τσιπ ονομάζονται VIC.
Bilimsel ve endüstriyel araştırma meclisine danışman oldu.Είναι συνιστών εργαστήριο του Ινδικού Συμβουλίου Επιστημονικής και Βιομηχανικής Έρευνας.
146 adet bilimsel eser verdi.Δημοσίευσε 149 επιστημονικές εργασίες.
Çalışmalarında her zaman bilimsel yöntemi savunmuştur.Έχει τιμηθεί πλείστες φορές για το επιστημονικό του έργο.
Yirminci yüzyılda yıldızların bilimsel incelemesi alanında hızlı gelişmeler yaşandı.I det 20'ende århundrede skete der en hurtig udvikling i det videnskabelige studie af stjerner.
Çalışmalarında her zaman bilimsel yöntemi savunmuştur.I sine værker var han ofte fortaler for den videnskabelige metode.
Aynı yıl Lima'da öğretmen olmuştur ve bilimsel çeviriler yapmıştır.Samme år startede hun som lærer i Lima samtidig med, at hun foretog nogle videnskabelige oversættelser.
Fizikçi 150'den fazla bilimsel makale yayımladı.Han fik udgivet mere en 150 videnskabelige artikler.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Alle de landende Apollo-missioner installerede videnskabelige instrumenter på måneoverfladen.
Adrian Helmsley, Başkan'ın bilimsel danışmanı.Chiwetel Ejiofor som Adrian Helmsley, Præsidentens videnskabsrådgiver.
Ayrıca bilimsel çalışmalarına devam etmek için destek de yaptı.Han fortsatte dog stadig sit videnskabelige arbejde.
"Teori" kelimesinin bilimsel tanımı günlük dildeki anlamından farklıdır.En teori i videnskabelig forstand adskiller sig væsentligt fra brugen af "teori" i almindelig sprogbrug.
Bilimsel olduğu iddiaları tartışmalıdır.Hvordan retfærdiggøres videnskabelige påstande?
Bu sonuçlar hala bilimsel olarak tartışılmaktadır.Denne konklusion er dog stærk omdiskuteret i videnskabelige kredse.
Bilimsel gelişmeler 17. yüzyılın sonunda 18. yüzyılın başında büyük bir hız kazandı.Resten af landet oplevede en spirende fremgang i begyndelsen af 1700-tallet.
Burada Bilimsel konular da ihtisas yapmıştı.Det gjaldt også videnskabelige artikler.
Bilimsel gösterim, çok büyük ve çok küçük sayıları göstermek için kullanılan bir standarttır.Videnskabelig notation er en måde at udtrykke enten meget store eller meget små tal på.
1961 yılından beri bilimsel kazılar yapılmaktadır.Kritiker ved Information siden 1966.
Bilimsel dergilerdeki makalelerinin yanı sıra birçok kitap yazmıştır.Udover nedenstående skrifter publicerede han også mange artikler i videnskabelige tidsskrifter.
Sefer için seçilen bilimsel kadro ise 6 kişiden oluşmaktaydı.Ekspeditionens videnskabelige besætning bestod af seks personer, medregnet Bruce.
Çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel yayınlar yapmış ve konferanslar vermiştir.Flere nationale og internationale pladeselskaber blev også interesserede i at skrive kontrakt med ham.
260 kadar bilimsel yayın hazırladı.Tv-stationen har omkring 260 journalister.
Bilimsel yazı, jargon'dan kaçınmalıdır.Undgå anvendelsen af tekniske termer og jargon.
Bilimsel kanun konsepti, bilimsel teori konseptiyle yakından ilişkilidir.Videnskabsfilosofien er tæt forbundet med erkendelsesteorien.
Birçok bilimsel derneklerde üyeliği bulunmaktadır.Punkter findes inden for en lang række videnskaber.
2008 yılında, bu avlanma durumu IWC ve IWC'nin Bilimsel Komitesi tarafından eleştirilmiştir.Disse argumenter er dog også blevet kritiseret af medlemmer af IWC’s videnskabelige komite.
O halde, bir teorinin bilimsel olabilmesi için yanlışlanabilir olması gereklidir.Det kræves med andre ord, at videnskabelige teorier skal være falsificerbare.
Âsâr-ı ilmiye: Bilimsel eserler.Stamm blev mag.scient.
Cenazesi bilimsel araştırmalar için bağışlanmıştır.Filmen er lavet til videnskabelige studieformål.
İlk bilimsel makalesini 1930'da yayınladı.Han lavede nogen af de første politiske reklamefilm i 1930'erne.
Kütüphanede birçok önemli bilimsel kitapların orjinalleri bulunmaktaydı.I antikken fandtes der et stort antal biblioteker.
Bu bariz gerçeklik, artık bilimsel gerçekliğe dönüşmüştür.Den løse idé var blevet til virkelighed.
Esas kullanım askeri ve bilimsel alanlardadır.Faldskærme benyttes militært, videnskabeligt og civilt.
Bu bilimsel namustur.Det er videnskabeligt bevist.
Aynı yıl Lima'da öğretmen olmuştur ve bilimsel çeviriler yapmıştır.Samme år ble hun lærer i Lima og gjorde vitenskapelige oversettelser.
Hayatı boyunca 75 civarında bilimsel makale yayınlamıştır.Han publiserte rundt 75 vitenskapelige artikler i løpet av sin levetid.
Dini ve bilimsel doktrinler arasında, metafiziksel kozmolojinin felsefi perspektifi yer almaktadır.Mellom de religiøse dogmene og vitenskapen står filosofiens metafysiske kosmologi.
Ayrıca, Scripps Araştırma Enstitüsü'nde Bilimsel İdari Kurul (Board of Scientific Governors) üyesidir.Han var også medlem av det vitenskapelige styret ved Scripps Research Institute.
Rüyaların bilimsel incelenmesi oneiroloji adını alır.Det vitenskapelige studiet av drømmer er kjent som oneiromanti.
Mihail Artamonov’un bilimsel hayatı Leningrad Üniversitesi'nde odaklanmıştır.Artamonovs vitenskapelige karriere var på Universitetet i Leningrad.
Çok miktarda bilimsel, felsefi ve dini çalışmalar.Et stort antall vitenskapelige, filosofiske og religiøse avhandlinger.
Modern bilimsel dönemin başlarında Güneş enerjisinin kaynağı hâlâ bir bilmeceydi.I de tidlige årene av den moderne vitenskapelige æraen var kilden til solens energi et betydelig puslespill.
Sadece bilimsel deneylerde kullanılmaktadır.Den brukes også i vitenskapelig forskning.
1993 yılında gerçekleştirilen bir bilimsel keşif gezisinde, bölgede 114 tür kuş varlığı belgelenmiştir.Ved utgangen av 2007 var det registrert 119 fuglearter i parken.
Hiçbir bilimsel teori sabit olarak doğru değildir, her biri deneylere kontrol edilmesi gereken bir modeldir.Ikke alt lar seg fastsette nøyaktig analytisk, og en må gjøre modellforsøk.
Bilimsel bakış açısıyla alacakaranlık Güneş'in (merkezinin) ufka göre yaptığı açıyla tanımlanır.Fra et vitenskapelig perspektiv er tussmørke definert etter solsentrets posisjon i forhold til horisonten.
Bu makalede verilen tarihler bilimsel kanıta dayalı tahminlerdir.Datoene i artikkelen er estimater basert på vitenskapelige funn.
Bilimsel temelli çalışmalar 1960'lı yıllarda başlanmıştır.Ingeniørstudier ble startet opp på 1930-tallet.