Ana içeriğe geç
Sözlük

bilimin ile cümle

bilimin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.C'est l'un des challenges techniques les plus intéressants sur lequel se penchent les sciences informatiques.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.Das ist eine der interessantesten technischen Herausforderungen, die zur Zeit die Informatik beschäftigt.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.Het is een van de meest boeiende technische uitdagingen die de computerwetenschap heden bezighouden.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.Jest to jedno z najbardziej interesujących wyzwań, stawianych ostatnio informatyce.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.인간의 눈은 현재 컴퓨터과학 분야에서 최근에 활발하게 다뤄지고 있는 흥미로운 기술적 이슈 중 하납니다.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.וזה אחד מהאתגרים הטכניים המעניינים ביותר שמאוד פעיל עכשיו במדעי המחשב.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.وانها واحدة من أهم التحديات التقنية يكون ذلك أمر بالغ النشاط حاليا في علوم الكمبيوتر.
Aynı zamanda bu şu anda bilgisayar biliminde de en ilginç teknik zorluklardan biri.活発に研究されている問題の1 つでもあります 離れた場所からカメラで
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Agora a sério, na ciência procuramos um equilíbrio entre dados e teoria.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Ale teď vážně. Ve vědě vždy hledáme rovnováhu mezi daty z pozorování a teorií.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Ale teraz vážne. Vo vede sa snažíme o rovnováhu medzi údajmi a teóriou.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Alle gekheid op een stokje, in de wetenschap zijn we op zoek naar een evenwicht tussen gegevens en theorie.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.A teraz poważniej: w całej nauce szukamy równowagi pomiędzy informacją, a teorią.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Če se zresnimo, v celotni znanosti iščemo ravnovesje med podatki in teorijo.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.De komolyra fordítva a szót, a tudományban az egyensúlyt keressük az adatok és az elmélet között.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.En un plano más serio, en todas las ciencias buscamos balance entre datos y teoría.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.좀 더 진지하게 말하자면, 모든 과학 분야에서 우리는 자료와 이론의 균형을 추구하고 있습니다.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Lidt mere alvorligt, så leder vi al videnskab efter en balance mellem data og teori.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Om man skall bli lite mer seriös, i all vetenskap letar vi efter en balans mellan data och teori.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Per essere più seri, in tutte le scienze noi cerchiamo un accordo tra i dati e la teoria.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Pe un ton mai serios, peste tot în ştiinţă căutăm un echilibru între date experimentale şi teorie.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Pour parler plus sérieusement, en science on cherche toujours l'équilibre entre données et théorie.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Theo ghi nhận chính thức hơn, trong khoa học ta tìm kiếm sự cân bằng giữa dữ liệu và lý thuyết.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Vakavammin sanottuna, kaikessa tieteessä etsimme tiedon ja teorian välistä tasapainoa.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Πιο σοβαρά, στην επιστήμη αναζητάμε ισορροπία μεταξύ δεδομένων και θεωρίας.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Ну а если серьёзно, то в науке мы ищем баланс между данными и теорией.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.Сериозно погледнато, навсякъде в науката търсим съответствие между данните и теорията.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.והערה רצינית יותר, במדע אנו שואפים לאיזון בין נתונים לתיאוריה.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.بلهجة أكثر جدية، في جميع العلوم نحن نبحث عن التوازن بين البيانات و النظرية.
Ayrıca daha ciddi bir not düşmek gerekirse, bilimin tamamında veriler ve teori arasında bir denge ararız.私たちはデータと理論のバランスを探しています ガリレオの場合でいけば
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.A tény, hogy sikertelenség ért, még nem kellene, hogy megállítson téged a tudomány előrevitelében.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Continuaram a inventar. O facto é que temos falhanço, e isso não nos deve impedir de levar a ciência adiante.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Dat iets soms mislukt, moet je niet tegenhouden om verder te gaan met de wetenschap.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Det faktum at man fejler, det bør ikke afholde en fra at drive videnskaben fremad.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Det faktum att man misslyckades ska inte stoppa en från att driva forskningen framåt.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Die Tatsache, dass man scheitert, sollte uns nicht davon abhalten, die Wissenschaft voran zu bringen.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.El hecho de que fallen no debe detenernos en propiciar el avance de la ciencia.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Faptul că ai un eşec nu trebuie să te împiedice să faci în continuare ştiinţă.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.실패했다는 사실이 우리가 과학을 더 진보시키는 것을 가로막아서는 안 됩니다.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Le fait d'avoir échoué, ça ne devrait pas vous arrêter de pousser la science plus loin.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.L'esistenza del fallimento non dovrebbe frenarci dal mandare avanti la scienza.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Poniesienie porażki nie powinno cię powstrzymywać od dalszego przyczyniania się do rozwoju nauki.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Skutočnosť, že zaznamenáte neúspech, by vás nemala odradiť od posúvania hraníc vedy.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Sự thật rằng bạn đã thất bại không làm bạn chùn bước trước khát khao phát triển khoa học.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Το ότι έχεις αποτύχει, δεν θα έπρεπε να σε αποτρέπει από το να προωθείς την επιστήμη.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Провали не повинні зупинити вас від просування науки вперед.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Тот факт, что у вас бывают неудачи, не должен останавливать вас от продвижения науки вперёд.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Фактът, че си претърпял неуспех, не трявба да те спира от напредъка на науката.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.העובדה שנכשלת לא צריכה לעצור אותך מלקדם את המדע צעד קדימה.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.حقيقة كونك أخفقت سابقا، لا يجب أن توقفك أو توقف العلم على التقدّم.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.每個人都有失敗 但失敗唔應該阻止你向前嘅
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.科学が前進するのを やめてしまってはいけないんです 我々 教育者の仕事には
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve -- Burada bitiriyorum.És még azt is gondolom, hogy a tudomány soha nem áll le, és -- ezzel most be is fejezem.
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve -- Burada bitiriyorum. (Kahkaha)Я убежден, что наука будет всегда, и ... на этой строке я заканчиваю ... (Смех)
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve -- Burada bitiriyorum.Saya percaya ilmu pengetahuan tidak akan pergi dan -- saya akan mengakhiri pada kalimat ini.
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve -- Burada bitiriyorum.Y también pienso que la ciencia nunca dejará de existir -- terminaré con esto.
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve --En ik denk ook dat wetenschap nooit zal weggaan en --
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve --Et je pense aussi que la science ne disparaitra jamais et --
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve --Eu também acho que a ciência nunca vai desaparecer.
Ben bilimin hiç ortadan kalkmayacağını düşünüyorum ve --Inoltre penso che la scienza non sparirà mai e --
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod