Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.قبل أن أكتشف عجائب العلم، لقد كنت فلاحاً بسيطاً في بلد لفلاحين فقراء.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.貧しい農民の国にいる- ごく普通の農民でした みんなと同じく トウモロコシを作っていました
- biliminin bugünkü düzeyine erişemeyeceğini söylüyor.quando lui stava facendo i suoi studi, probabilmente l'informatica non sarebbe al punto dove si trova oggi.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Berätta varför din forskning spelar roll för oss.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Digam-nos porque é que a vossa ciência é relevante para nós.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Dígannos por qué la ciencia es relevante para nosotros.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Diteci perché per noi la scienza è importante.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Dites-nous pourquoi vos sciences nous concernent.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Fortæl os hvorfor jeres videnskab er relevant for os.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Jelaskan mengapa ilmu sains Anda itu relevan untuk kami.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Kertokaa, miksi tieteenne on meille merkityksellistä.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.여러분들이 하는 과학이 우리에게 어떤 관련이 있는지 말해 주세요.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Povedzte nám, prečo je práve vaša veda pre nás taká dôležitá.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Sagt uns, warum gerade euer wissenschaftliches Gebiet so relevant für uns ist.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Spuneţi-ne de ce ştiinţa voastră e relevantă pentru noi.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Tại sao khoa học liên quan đến chúng tôi.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Wytłumaczcie nam, dlaczego wasza dziedzina jest istotna.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Zeg ons waarom jullie wetenschap ons aanbelangt.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Разкажете ни защо науката ви се отнася за нас.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Расскажите, почему ваша наука важна для обычных людей.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.Скажіть нам, чому ваша наука важлива для нас.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.אימרו לנו מדוע המדע שלכם נוגע לנו.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.أخبرنا لماذا علومك مهمة بالنسبة بنا.
Biliminizin bizi neden ilgilendirdiğini bize anlatın.単に「骨梁を研究しています」 ではなく こう言うのです
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.C'è qualcosa di molto attraente nell'esattezza della scienza che mi piace molto.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Có chút gì đấy rất lôi cuốn trong sự chính xác của khoa học khiến tôi thực sự thích thú.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Er is iets heel aantrekkelijks aan de nauwkeurigheid van wetenschap die ik erg waardeer.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Es liegt etwas sehr anziehendes in der Exaktheit der Wissenschaft und das macht mir wiklich Spass.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Este ceva foarte atrăgător în exactitatea științei, care îmi face mare plăcere.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Há algo muito atractivo na exactidão da ciência de que gosto mesmo muito.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Hay algo muy gratificante en la exactitud de la ciencia que me gusta mucho.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Il y a quelque chose de très attirant dans l'exactitude de la science que j'apprécie vraiment.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.여기서 발견할 수 있는 과학의 정밀성은 정말 매력적이고, 저도 굉장히 즐거웠습니다.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.To jest coś bardzo interesujące - dokładność nauki, naprawdę to lubię.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Van valami nagyon vonzó a tudomány precizitásában, amit nagyon élvezek.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Υπάρχει κάτι το πολύ δελεαστικό στην εξαιρετική ακρίβεια της επιστήμης που πραγματικά απολαμβάνω.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Есть нечто очень привлекательное в точной науке, что мне действительно нравится.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.Има нещо много интригуващо относно научната точност, което ми доставя удоволствие.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.יש משהו מאוד מושך בדייקנות של המדע שאני מאוד נהנה ממנו.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.هناك شيء جذابة جدا حول دقة العلوم أن أستمتع حقا.
Bilimin kesinliğinde bana çok hitap eden ve hoşuma giden bir şey var.非常に魅力的なところがあって 本当に楽しめます 科学的観察や装置を通じて
Bilimin sanatı yakalamak zorunluluğu olduğunu söylerler, belki de şimdi o noktaya gitmeye başlıyoruz.이제 우리가 거기에 이르는 길을 시작하고 있다고 할 실제의, 의미있는 연구들을 보게 될 것이라고 생각합니다.
Bilimin sanatı yakalamak zorunluluğu olduğunu söylerler, belki de şimdi o noktaya gitmeye başlıyoruz.Vraví sa, že veda musí umenie dobehnúť asi sa nám to začína dariť.
Bilimin sanatı yakalamak zorunluluğu olduğunu söylerler, belki de şimdi o noktaya gitmeye başlıyoruz.שיאמרו כי על המדע להשיג את האמנות, ואולי כיום אנו מתחילים להגיע לשם.
Bilimin sanatı yakalamak zorunluluğu olduğunu söylerler, belki de şimdi o noktaya gitmeye başlıyoruz.وسوف يستطيع العلم أن يلاحق الفن يوما ما .. ونحن الان في طريقنا الى ذلك ..
Bilimin sanatı yakalamak zorunluluğu olduğunu söylerler, belki de şimdi o noktaya gitmeye başlıyoruz.私たちはおそらく 今 出発したばかりです ご拝聴頂きありがとうございました
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat. Kismet:Isto é um relógio que a minha namorada me deu.
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.과학자: 내 여자친구가 준 시계야.
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.Savant : c'est une montre que ma copine m'a offerte.
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.Scienziato: questo orologio me l'ha regalato la mia ragazza.
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.מדען: זה שעון שהחברה שלי נתנה לי
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.العالم : هذه ساعة اهدتني اياها صديقتي
Biliminsanı: Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.キスメット:(言葉)
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.과학자: 그래, 봐봐, 파란 불빛도 나온다.
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.Savant : oui, regarde, il y a aussi une petite lumière bleue à l'intérieur.
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.Scienziato: sì, guarda, ha anche una lucina blu.
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.Sim, olha, também tem uma luzinha azul lá dentro.
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.מדען: כן, תסתכל יש בו גם אור כחול קטן.
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.العالم: نعم, انظر ولديها ضوء ازرق صغير ايضا
Biliminsanı: Evet, bak, içinde birde mavi bir ışık var.今週は 気が変になりそうだったよ