Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım".Du går till de olika vetenskapliga disciplinerna för dem samman och säger "Dessa är de problem vi vill lösa."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım".Je roept wetenschappelijke departementen samen en zegt "Dit zijn de problemen die we op willen oplossen."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım"."Te težave bi bilo potrebno rešiti."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım".Vybídnete různé části vědy dáte je dohromady a řeknete "Toto jsou problémy, které bychom rádi vyřešili."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki:Събирате на едно място представители на различните научни сфери и казвате:
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Adoro l'idea che le diverse branche della scienza siano chiamate campi di studio.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Bardzo podoba mi się, że różne gałęzie nauki zwane są obszarami studiów.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Ich liebe den Gedanken, dass verschiedene Bereiche der Wissenschaft als "Forschungsfelder" bezeichnet werden.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Ik vind het prachtig dat de takken van de wetenschap vakgebieden worden genoemd.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Îmi place faptul că diferite ramuri ale ştiinţei sunt numite câmpuri de studiu.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.J'aime l'idée que les différentes branches de la sciences soient appelées des domaines de recherche.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.저는 각각의 과학 분야를 연구 영역이라고 부르는걸 좋아합니다.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Me gusta mucho la idea de que diferentes ramas de la ciencia se llamen campos de estudio.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Páči sa mi myšlienka nazývať rozličné odvetvia vedy ako "polia".
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Tetszik az ötlet, hogy a tudomány különböző részeit "tudományterületeknek" hívják.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Tôi thích khi gọi các ngành khác nhau của khoa học là các địa hạt nghiên cứu.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Všeč mi je to, da se različne veje znanosti imenujejo študijska področja.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Μου αρέσει η ιδέα ότι διαφορετικοί επιστημονικοί κλάδοι ονομάζονται πεδία μελέτης.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.לפני שגיליתי את פלאי המדע, הייתי איכר פשוט בארץ של איכרים עניים.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Мне очень нравится, что разные направления в науке называют полями деятельности.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.אני אוהב את הרעיון שענפים שונים במדע נקראים שדות מחקר.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.تعجبني فكرة اطلاق مصطلح المجالات الدراسية على مختلف الفروع العلمية.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.多くの人は科学を閉じた ブラックボックスみたいに考えていますが
Bilimin garipliği."A estranheza da Ciência."
Bilimin garipliği."Ciudățenia științei."
Bilimin garipliği."Das Fremdartige an der Wissenschaft."
Bilimin garipliği."Dziwactwa nauki"
Bilimin garipliği."Het vreemde van wetenschap."
Bilimin garipliği."Keanehan ilmu pengetahuan."
Bilimin garipliği."La extrañeza de la ciencia."
Bilimin garipliği."La stranezza della scienza."
Bilimin garipliği."Prapodivnost vědy."
Bilimin garipliği."Vetenskapens egendomlighet."
Bilimin garipliği."Videnskabens besynderlighed"
Bilimin garipliği."Zvláštnosť vedy."
Bilimin garipliği."Η παραδοξότητα της επιστήμης."
Bilimin garipliği."Причудливость науки."
Bilimin güvenlik kilidi teoloji, felsefe ve aslında tam olarak bilim olmayan matematiktir.과학은 그 전까지만 해도 신학과 철학, 수학과 같이 하나로 묶여 있었는데,
Bilimin güvenlik kilidi teoloji, felsefe ve aslında tam olarak bilim olmayan matematiktir.Știința a tot fost încâlcită cu teologie și filozofie, și -- și -- și matematică, care de fapt nu e știință.
Bilimin güvenlik kilidi teoloji, felsefe ve aslında tam olarak bilim olmayan matematiktir.До этого наука была накрепко связана с теологией и философией и математикой, которая не является наукой.
Bilimin güvenlik kilidi teoloji, felsefe ve aslında tam olarak bilim olmayan matematiktir.המדע כולו השתלב עם הדת, והפילוסופיה, ו-, ו-, והמתמטיקה,
Bilimin güvenlik kilidi teoloji, felsefe ve aslında tam olarak bilim olmayan matematiktir.كان العلم كله متداخلا مع اللاهوت والفلسفة، و-- و-- الرياضيات،
Bilimin güvenlik kilidi teoloji, felsefe ve aslında tam olarak bilim olmayan matematiktir.神学、哲学 数学 -実際 科学とは別物です-と 深く関連付けられていました
Bilimin güzel bir parçası bu.C'est une magnifique partie des sciences
Bilimin güzel bir parçası bu.È una magnifica parte della scienza
Bilimin güzel bir parçası bu.Это красивая частичка науки.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Antes de descobrir as maravilhas da ciência, eu era um simples agricultor, num país de agricultores pobres.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Antes de descubrir las maravillas de la ciencia, yo era un simple granjero en un país de granjeros pobres.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Før jeg opdagede den vidunderlige videnskab, var jeg bare en simpel bonde i et land af fattige bønder.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Înainte de a descoperi minunile ştiinţei, am fost doar un simplu fermier într-o ţară de fermieri săraci.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Innan jag upptäckte vetenskapens underverk, var jag bara en enkel bonde i ett land av fattiga bönder.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.제가 과학에 눈을 뜨기 전, 저는 다른 농부들처럼 옥수수를 키우는
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Mielőtt a tudomány csodáit felfedeztem, egyszerű földműves voltam a szegény földművesek országában.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Predtým, ako som objavil zázraky vedy, som bol len jednoduchým farmárom v krajine chudobných farmárov.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Voor ik de wonderen der wetenschap ontdekte was ik gewoon een eenvoudige boer in een land van arme boeren.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Zanim odkryłem cuda nauki byłem prostym rolnikiem w kraju biednych rolników.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Πριν ανακαλύψω τα θαύματα της επιστήμης, ήμουν ένας απλός γεωργός σε μια χώρα φτωχών γεωργών.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.До того как я открыл чудеса науки, я был простым фермером в стране бедных фемеров.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.До того, як я відкрив чудеса науки, я був простим фермером в країні бідних фермерів.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Преди да открия чудесата на науката, бях обикновен фермер в страна на бедни фермери.