Ana içeriğe geç
Sözlük

bilimci ile cümle

bilimci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hukuk bilimcilerine sorarsaniz bu aynı zamanda hukuki fikirlerin de yapıtaşı.אלה גם, אם אתה מדבר עם משפטנים, היסודות של הרעיונות החדשים בחשיבה המשפטית.
Hukuk bilimcilerine sorarsaniz bu aynı zamanda hukuki fikirlerin de yapıtaşı.هذه أيضاً، في حال تكلمت مع العلماء القانونيين، أساسيات الأفكار الجديدة في التفكير القانوني.
Hukuk bilimcilerine sorarsaniz bu aynı zamanda hukuki fikirlerin de yapıtaşı.法律の考え方の新しい基礎になっています 彼らは同じことを考えていたのです 法律の考え方の新しい基礎になっています 彼らは同じことを考えていたのです
İkinci olaysa, Hubble adındaki bir gök bilimci tarafından yapılan bir gözlemin sonucu.Al doilea eveniment este o descoperire rezultată dintr-o observație a unui astronom pe nume Hubble.
İkinci olaysa, Hubble adındaki bir gök bilimci tarafından yapılan bir gözlemin sonucu.또한 두번째 사건은 은하계의 움직임을 포착했었던
İkinci olaysa, Hubble adındaki bir gök bilimci tarafından yapılan bir gözlemin sonucu.А вторым событием стало открытие, сделанное в результате наблюдений астрономом по имени Хаббл.
İkinci olaysa, Hubble adındaki bir gök bilimci tarafından yapılan bir gözlemin sonucu.הארוע השני הוא מה שהתגלה כתוצאה מצפייה של אסטרונום בשם האבל.
İkinci olaysa, Hubble adındaki bir gök bilimci tarafından yapılan bir gözlemin sonucu.والحدث الثاني هو اكتشافٌ ناتجٌ عن ملاحظةٍ قام بها عالم فلكٍ يسمىّ هابل،
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.인류학자들은 170여 곳의 사회에서 로맨틱한 사랑에 대한 사례를 발견했습니다.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Anthropologen haben Hinweise auf romantische Liebe in 170 Völkern gefunden.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropolodzy odnaleźli dowody na miłość romantyczną w 170 społeczeństwach.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologer har funnit bevis för romantisk kärlek i 170 samhällen.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologii au găsit dovada existenţei dragostei romantice în 170 de societăţi.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologi so našli dokaze o romantični ljubezni v 170 kulturah.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologisten hebben bewijs gevonden van romantische liefde in 170 samenlevingen.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologové nalezli důkaz romantické lásky ve 170 společenstvích.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Az antropológusok 170 társadalomban megtalálták a romantikus szerelem bizonyítékát.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Các nhà nhân chủng học đã tìm thấy bằng chứng của tình yêu ở 170 xã hội.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Gli antropologi hanno trovato testimonianze di amore romantico in 170 società.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Les anthropologues ont trouvé la preuve que l'amour romantique existait, dans 170 sociétés humaines.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Los antropólogos han encontrado evidencia de amor romántico en 170 sociedades.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Os antropólogos descobriram provas do amor romântico em 170 sociedades.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Para antropolog telah menemukan bukti adanya cinta romantis di 170 masyarakat.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Οι ανθρωπολόγοι έχουν βρει αποδείξεις ρομαντικής αγάπης, σε 170 κοινωνίες.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Антропологи віднайшли свідчення романтичного кохання у 170 суспільствах.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Антрополозите са намерили доказателства за съществуването на романтичната любов в 170 общества.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Памятники романтической любви обнаружены антропологами в 170 различных сообществах.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.האנתרופולוגים מצאו עדויות לאהבה רומנטית ב-170 תרבויות.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.علماء الانثروبولوجيا وجدوا أدلة على الحب الرومانسي في 170 مجتمع.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.どの社会にも 例外なく存在します
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.A differenza di Internet l'ITU non è stata costruita su una discussione libera tra scienziati e ingegneri.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Anders dan het internet was de ITU niet ontstaan uit open overleg tussen wetenschappers en ingenieurs.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Az internettel ellentétben az ITU nem tudósok és mérnökök nyított párbeszédére épült.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Diferentemente da Internet, a ITU não foi feita com base em discussões abertas de cientistas nem engenheiros.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Diferit de Internet, ITU nu a fost conceput ca un loc de discuții libere între oameni de știință și ingineri.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.인터넷과는 달리, ITU는 과학자나 공학자들의 열린 논의로 만들어진 것이 아닙니다.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Na rozdíl od Internetu nebylo ITU založeno na diskuzi mezi vědci a inženýry.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Tidak seperti Internet ITU itu tidak membangun pada diskusi terbuka antara ilmuwan dan insinyur.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Till skillnad från Internet så byggdes inte ITU på öppen diskussion bland vetenskapsmän och ingenjörer.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Za razliko od interneta, ITU ne temelji na odprti razpravi med znanstveniki in inženiriji,
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.Αντίθετα με το Internet, το ITU δεν δημιουργήθηκε με ανοιχτές συζητήσεις επιστημόνων και μηχανικών.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.В отличии от Интернета ITU не строился при открытом обсуждении в среде ученых и инженеров.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.בניגוד לאינטרנט הארגון לא נבנה בדיונים פתוחים בין מדענים ומהנדסים
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.و بالتالي ليس حاله كحال الإنترنت، حيث لم يكن وليد نقاشات مفتوحة بين علماء و مهندسين.
İnternet'in aksine ITU bilimciler ve mühendislerin açık tartışmalarıyla kurulmadı.代わりにのみ政府は投票の ITU であります。
İşte bu gezegende, ki ben bir deniz bilimciyim, okyanuslara böyle bakıyoruz.C'est comme ça que nous voyons les océans et notre planète, nous océanographes.
İşte bu gezegende, ki ben bir deniz bilimciyim, okyanuslara böyle bakıyoruz.Έτσι κοιτάμε τον ωκεανό -είμαι ωκεανογράφος- σε αυτόν τον πλανήτη.
İşte bu gezegende, ki ben bir deniz bilimciyim, okyanuslara böyle bakıyoruz.Вот так мы видим океан. Я сам океанограф.
İşte bu gezegende, ki ben bir deniz bilimciyim, okyanuslara böyle bakıyoruz.כך אנו מסתכלים על האוקיינוס - אני חוקר אוקיינוסים - על העולם הזה.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Abych vše uvedl na pravou míru, nejsem genetikem a ani ho ze sebe nebudu dělat.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Ich bin kein Genetiker, also tu ich auch nicht so, als würde ich es verstehen.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Ik ben geen geneticus, dus ik ga niet doen alsof ik genetica begrijp.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Io non sono un genetista, e non voglio fingere di capire la genetica.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Je ne suis pas généticien, je ne vais donc pas faire semblant de comprendre la génétique.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.저는 유전학자는 아니라서 유전학을 아는척 하지 않겠습니다.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Não sou geneticista, portanto não vou fingir que percebo de genética.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Nie jestem genetykiem i nie zamierzam udawać eksperta.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Nie som genetik a ani nebudem tvrdiť, že genetike rozumiem.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.No soy genetista así que no pretendo entender la genética.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Nu sunt genetician, aşa că nu o să mă fac că înţeleg genetica.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod