Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varȘi, încă odată, doi oameni de știință au început să aibă probleme cu zgomotele.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varUma vez mais, há dois cientistas com um problema com o ruído.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varUnd wiedereinmal haben zwei Wissenschaftler ein Problem mit Geräuschen.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varVà một lần nữa, hai nhà khoa học gặp vấn đề với tiếng ồn.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varY, otra vez, hay dos científicos que tuvieron problemas con el ruido.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varΚαι ξανά, δύο επιστήμονες έχουν ένα πρόβλημα με το θόρυβο.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varИ опять у двоих ученых проблемы с шумами.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varИ отново, двама учени имат проблем с шума.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varІ знову двоє науковців зіткнулись з проблемою шумів.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varושוב, לשני מדענים יש בעיה עם רעש.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları varومرة أخرى, عالمان كانت لديهما مشكلة مع الضوضاء.
Bir kez daha, iki bilimadamının ses ile ilgili bir sorunları var二人の研究者がノイズの問題を抱えていました アーノ・ペンジアスとロバート・ワトソンは
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.Acesta lucra la un proiect incredibil.
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.Der arbeitete an einer ziemlich unglaublichen Sache.
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.Hij was aan het werken aan een ongelooflijk ding.
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.그는 상당히 놀랄만한 것을 연구하고 있었습니다
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.Pracował nad całkiem niesamowitą rzeczą.
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.אשר עבד על משהו מדהים למדי.
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.وقد كان يعمل على أمر في غاية الروعة.
Bu bilimadamı inanılmaz bir şey üzerinde çalışıyordu.非常に目覚しい研究していました 想像してみてください
Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum. Dr.Ik luisterde eerder vanmorgen naar een wetenschapper.
Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.Ich habe heute morgen diesem Wissenschaftler zugehört.
Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.J'ai écouté ce scientifique ce matin
Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.Saya mendengarkan ilmuwan ini tadi pagi,
Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.Я слушал этого учёного сегодня утром.
Demek istediğim insanlar liselere gelip, zengin olmak mı istiyorsun, o zaman bilimadamı ol diyordu.Je veux dire, il y a des façons d'entrer au lycée, en disant, vous voulez avoir raison, devenez scientifique.
Demek istediğim insanlar liselere gelip, zengin olmak mı istiyorsun, o zaman bilimadamı ol diyordu.여러분이 중고등학교 시절 많은 동기가 이렇게 시작했고, 어릴적 꿈인 과학자가 되고 싶은 친구들이 계속 줄어 듭니다. 돈을 벌고 싶으면 비즈니스 쪽으로 연구가 바뀌는 겁니다.
Demek istediğim insanlar liselere gelip, zengin olmak mı istiyorsun, o zaman bilimadamı ol diyordu.Namawiali licealistów: "Chcesz być bogaty, zostań naukowcem". Teraz już tak nie ma.
Demek istediğim insanlar liselere gelip, zengin olmak mı istiyorsun, o zaman bilimadamı ol diyordu.科学者になれって言っていました 今は違う 金持ちになりたければビジネスマンです しかし多くの人が金と権力と旅行目当てに 科学者になりました
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Dr. Mullis mówił o swoich eksperymentach, doszedłem do wnosku, że sam prawie zostałem naukowcem.
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Mullis 박사가 했던 실험에 대한 강연을 듣고보니
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Доктор Муллис говорил о своих экспериментах, и я осознал, что почти стал учёным.
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.דר' מוליס דיבר על הניסויים שלו,
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.كان الدكتور موليس يتحدث عن تجاربه
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.僕は思い出したんだ 一度 科学者になろうとした事がある
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.프랭크 게리: 오늘 아침에 과학자
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.Słuchałem naukowców przemawiających dziś rano,
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.פרנק גהרי: הקשבתי למדען הבוקר.
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.فرانك جيري: استمعت إلى ذاك العالِم هذا الصباح
Frank Gehry: Bu sabah bir bilimadamını dinliyordum.マリス博士が実験について喋るのを聞いて
Harvard Universitesinden bir bilimadamı,데이비드 에드워드와 함께
Harvard Universitesinden bir bilimadamı,מדען באוניברסיטת הרווארד
Harvard Universitesinden bir bilimadamı,العالم من جامعه هارفرد،
Harvard Universitesinden bir bilimadamı,植物を使った 有害物質吸着器を作ったのです
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi.. Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.Doc Edgerton, zelf een wetenschapper, maakte wetenschap tot kunst, de kunst van ultrasnelle fotografie.
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi.. Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.La fel ca Doc Edgerton, el însuși om de știință, știința a devenit artă, o artă fotografică ultra rapidă.
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi.. Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.Tak jak Doc Edgerton, naukowiec-artysta, nauka stała się sztuką, sztuką ultra-szybkiej fotografii.
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi.. Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.Док Эджертон — учёный, но здесь наука превратилась в искусство... сверхскоростной фотографии.
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi..Comme pour Doc Edgerton, lui-même scientifique,
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi..닥 에저톤 교수처럼, 그 분은 과학자셨어요,
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi..עכשיו, כמו דוק אדגרטון, מדען בעצמו,
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi..الآن، مثل العالم (Doc Edgerton)
Kendisi de bir bilimadami olan Doc Edgerton gibi..科学から超高速写真という芸術を生み出したように
Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Mullis membicarakan penelitiannya, dan saya sadar bahwa saya nyaris menjadi seorang ilmuwan.
Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Mullis parlait de ses expériences, et j'ai pris conscience que j'ai failli devenir un scientifique.
Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Mullis vertelde over zijn experimenten en ik realiseerde me dat ik bijna wetenschapper was geworden.
Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Mullis vorbea despre experimentele sale, şi am realizat că şi eu aproape de am devenit om de ştiinţă.
NASA bilimadamı Jim Hansen'i gördüm.그는 80년대에 지구 온난화에 대한 경종을 울렸는데
NASA bilimadamı Jim Hansen'i gördüm.במרץ שעבר, הייתי בועידת TED,
NASA bilimadamı Jim Hansen'i gördüm.يحذر من خطورة الاحتباس الحراري العالمي