Psikoloji aşkı bilişsel ve sosyal fenomen olarak gösteriyor.Psühholoogilised käsitlused vaatlevad armastust ka kui sotsiaalset ja kultuurilist nähtust.
Bir duyu etkilense de, diğer bölümlerdeki bilişsel yetenekler korunabilir.Kuigi üks moodul võib olla kahjustunud, säilivad kognitiivsed võimes teistes valdkondades.
Bilişsel Davranışçı Terapinin kurucusu olarak kabul edilmektedir.Ta on üks kognitiiv-käitumuslike teraapiate loojatest.
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,70 Jahre später gab es Forschungen, bei der
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,그래서 70년간 진행되어온 한 연구에서 인지심리학자들은 실제로 조사를 해오고 있습니다. 어느 정도까지
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,70 năm nay, đã có một số nghiên cứu mà các nhà tâm lý học nhận thức đã thực sự hiểu được
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,70 عاما على ذلك ، هناك بعض البحوث فيها علم النفس المعرفي فعلا نجح خارجا إلى مدى الدي ، كما تعلمون ،
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,70年に渡る研究があり ある程度のことが分かっています 右のような形には L、M、B が強く関連しています
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,Así que en 70 años, ha habido alguna investigación en la que
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,Er is, 70 jaar later, onderzoek gedaan waarin cognitieve psychologen de mate hebben uitgedacht waarin
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,Вече 70 години протича изследване, в което познавателни психолози предполагат степента, до която
70 yıldır bilişsel psikologların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmalar var, bilirsiniz,אז, במשך 70 שנה נעשה מחקר מסוים בו פסיכולוגים קוגניטיבים (הכרתיים) למעשה הסיקו את המידה, זאת אומרת,
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Anh ấy tên là Mike, và anh ấy bị suy giảm hoàn toàn chức năng nhận thức, nhìn, đi lại và cảm nhận.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Il suo nome è Mike ed è disabile nell'area cognitiva, visiva, nel camminare, nel sentire.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.그의 이름은 마이크고 인지능력, 시력, 보행능력, 감각능력이 일괄적으로 손상되었습니다.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Ma na imię Mike i jest upośledzony w poznawaniu, wzroku, chodzenia i odczuwaniu.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Numele lui este Mike, si are abilitati diminuate uniform, de perceptie, vedere, mers, senzatii.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Son nom est Mike, et il est uniformément handicapé de la cognition, de la vision, de la marche, des sens.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Su nombre es Mike, y tiene un impedimento uniforme en conocimiento, vision, caminar, sensasiones.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Zijn naam is Mike, en hij heeft problemen met begrijpen, zien, wandelen, voelen.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.Казва се Майк и при него са еднакво нарушени познавателните способности, зрението, вървежът, сетивата.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.הנה חולה טרשת נפוצה. שמו מייק, והוא
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.اسمه مايك ، وهو يعاني من التدهور المتماثل في الإدراك ، والرؤية ، والمشي ، والاحساس .
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.一様に悪化しました これらは多発性硬化症の患者間でも 個人差があります
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.하지만 우리는 다른 동물의 인식, 감정, 의식에서 이러한 연속성을 인정하는데 말도 많이 아꼈고 또 아주 더뎠습니다.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.Но мы гораздо медленнее и не так охотно признаём когнитивную непрерывность, эмоции и сознание других животных.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.אבל היינו הרבה יותר מאופקים, יותר איטיים בזיהויה של המשכיות זו בחשיבה, ברגש, במודעות בחיות אחרות.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.意識といったものの連続性の認識は かなり遅れています 人間以外の動物も意識を持ち
Aslında ben bir dil bilimci değilim, bilişsel bilimciyim.Je ne suis vraiment pas linguiste, mais un scientifique du cognitif.
Aslında ben bir dil bilimci değilim, bilişsel bilimciyim.Всъщност не съм лингвист, а когнитивен учен.
Aslında bilişsel bilimde 20 yıldır şiddetle süregelen ilginç bir tartışma var.사실 이건 20년이 넘도록 인지과학계를 휩쓸었던 아주 흥미로운 논란거리였습니다.
Aslında bilişsel bilimde 20 yıldır şiddetle süregelen ilginç bir tartışma var.Er was een heel interessant debat in de cognitieve wetenschap dat meer dan 20 jaar duurde --
Aslında bilişsel bilimde 20 yıldır şiddetle süregelen ilginç bir tartışma var.Zadnjih dvajset let v kognitivni znanosti poteka zelo zanimiva razprava,
Aslında bilişsel bilimde 20 yıldır şiddetle süregelen ilginç bir tartışma var.למעשה קיים ויכוח מאד מעניין שנמשך מזה יותר מ-20 שנה במדעי ההכרה --
Aslında bilişsel bilimde 20 yıldır şiddetle süregelen ilginç bir tartışma var.في الحقيقة هناك جدل مثير للإهتمام متأجج منذ 20 سنة في العلوم المعرفية
Aslında bilişsel bilimde 20 yıldır şiddetle süregelen ilginç bir tartışma var.盛んに議論されている非常に面白い議論があります いろいろな実験がロジャー・シェパードによって始められ
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.De facto, há poucos indícios de que haja qualquer capacidade cognitiva num bebé tão pequeno.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.De fapt, sunt puține dovezi că un nou-născut ar avea abilități cognitive.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.De hecho hay poca evidencia de que hay alguna habilidad cognitiva en un niño muy joven.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.En fait il y a peu de preuves qu'il y ait des capacités cognitives chez le très jeune enfant.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.Es gibt eigentlich fast keine Beweise dafür, dass sehr kleine Kinder überhaupt kognitive Fähigkeiten haben.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.In feite is er weinig bewijs dat er sprake is van cognitief vermogen in een zeer jong kind.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.In realtà ci sono poche prove che ci sia qualche abilità cognitiva in un bambino molto piccolo.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.Jest bardzo mało dowodów istnienia zdolności poznawczych u noworodków.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.사실 아주 어린 아기들에게 어떤 인지적인 능력 능력이 있다는 증거는 거의 없습니다.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.Thực ra là có rất ít bằng chứng cho thấy một đứa bé sơ sinh có khả năng nhận thức.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.Кстати, есть очень мало показателей мыслительных способностей новорожденных младенцев.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.Насправді, немає доказів наявності будь-яких пізнавальних можливостей у новонароджених.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.למעשה, יש מעט הוכחות לכך שיש איזו שהיא יכולת קוגניטיבית אצל תינוק בן יומו.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.في الواقع هناك القليل من الأدلة أن هناك أي قدرة معرفية عند الرضيع الصغير جدا.
Aslında, çok küçük bir bebekte, herhangi bir bilişsel becerinin varlığına dair çok az kanıt vardır.示す証拠はほとんどありません 幼児はあまり反応を示しません
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Ada sisi intelektual, sisi emosional, dan sisi spiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.C'è la parte intellettuale, quella emotiva, quella spirituale.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Da ist die intellektuelle Seite, die emotionale Seite und die spirituelle Seite.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Den intellektuella sidan, den känslomässiga sidan, den andliga sidan.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Er is een intellectuele kant, een emotionele kant, een spirituele kant.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Există o parte intelectuală, una emoţională și una spirituală.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Existuje intelektuálna stránka, je emocionálna stránka, a spirituálna stránka.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Há o lado intelectual, o lado emocional, o lado espiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Hay un lado intelectual, hay un lado emocional, hay un lado espiritual.