Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Po marihuanie i żywicy konopnej najczęściej sprzedawanym narkotykiem na świecie jest kokaina.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Število zasegov kokaina v Evropi zadnjih 20 let narašča, še zlasti od leta 2003.
Avrupa’da, kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yılda ve bilhassa 2003’ten itibaren sürekli artmıştır.Χρήση κοκαΐνη στον γενικό piληθυσό
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Din nou, oameni de peste tot din tara facand... ceasul este in special de necrezut.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Igen, mennesker fra hele landet skabte ting -- uret er særligt bemærkelsesværdigt.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.또 전국 각지의 사람들이 참가해주셨죠 특히 저 손목시계 죽여주네요
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Lo ripeto, la gente in tutto il paese che tiene alta -- la guardia è particolarmente incredibile.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Ludzie z całego kraju się zgłaszali. Ten zegarek jest imponujący. (Śmiech)
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Mais uma vez, pessoas do país inteiro. O relógio é particularmente incrível.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Mensen uit het hele land die -- het horloge is werkelijk ongelofelijk.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Một lần nữa, nhiều người trên toàn nước -- chiếc đồng hồ đeo tay đặc biệt ấn tượng.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Nuevamente, gente de todo el país haciendo - el reloj es especialmente increible.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Ponavljam, ljudje iz celotne države, ki delajo... ura je še posebej neverjetna.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Une fois de plus, du monde entier. La montre est particulièrement impressionnante.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Wieder machten Leute aus dem ganzen Land mit -- die Uhr ist besonders klasse.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Отново участват хора от цялата страна- особено часовника е невероятен.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.Снова принимают участие люди со всей страны - особенно радует уделяемое внимание.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.שוב, אנשים מכל העולם עושים - השעון הוא יוצא מן הכלל.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.مرة اخرى، اناس من كل انحاء البلاد يفعلون - المشاهدة بحد ذاتها هائلة.
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.Ja tak, choć mam dzieci, dokładniej mówiąc chłopców i czasami robią oni takie miny.
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.Si bien que ayant des enfants et des garçons particulièrement, parfois, ils font des têtes comme celle-ci
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.Я теж, хоча маю дітей, і зокрема хлопців, інколи вони роблять гримаси на зразок цієї.
Bazen çocukların, bilhassa erkek çocuklarının böyle yüz ifadeleri takındıkları görürüz.احضار أطفال،وخاصة الفتيان و في بعض الأحيان يعملون مثل هذه الوجوه
Bilhassa, arz şokunda ne olacağını düşünelim.Blíže se podíváme, jak vzniká stagflace zapříčiněná nabídkovým šokem.
Bilhassa, arz şokunda ne olacağını düşünelim.W szczególności zastanówmy się, jak mogło do tego dojść wskutek szoku podażowego.
Bilhassa, arz şokunda ne olacağını düşünelim.Зокрема, давайте подумаємо, як це б сталося через шок пропозиції.
Bilhassa, arz şokunda ne olacağını düşünelim.في أغلب الأحيان تبدأ الحالة عند حدوث خلل في "العرض"
Bilhassa, arz şokunda ne olacağını düşünelim.スタグフレーションが起こる他の経路もあります。
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.저도 농담안하고 19살이 될때까지 진짜 시금치와 브로콜리를 먹어본적이 없었습니다.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.19歳まで本物のほうれん草とブロッコリーを食べた事ない 「要らない物だな!お肉はいっぱいあったし
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Eu, de exemplu, si nu glumesc, nu am mancat spanac sau broccoli real pana la 19 ani.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Ik bijvoorbeeld, geen grap heb geen echte spinazie of broccoli gegeten tot mijn 19de
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Já například -- a teď si nedělám legraci -- jsem něměl opravdový špenát nebo brokolici až do 19 let.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Ja, na przykład, i nie jest to żart, nie jadłem prawdziwego szpinaku ani brokułów aż skończyłem 19 lat.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Ja som -- nežartujem -- nejedol ozajstný špenát či brokolicu, kým som mal 19 rokov.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Jómagam, -- nem viccelek -- nem ettem valódi spenótot vagy brokkolit 19 éves koromig.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Olen tosissani. En syönyt pinaattia tai parsakaalia kuin vasta 19-vuotiaana.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Per quanto mi riguarda, non ho mangiato spinaci né broccoli fino all'età di 19 anni.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Yo, al menos -- y no estoy bromeando -- no comí espinacas o brócoli de verdad hasta que tenía 19 años.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Εγώ, για παράδειγμα - και δεν αστειεύομαι - δεν έτρωγα αληθινό σπανάκι ή μπρόκολο μέχρι που ήμουν 19.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Аз, например... и не се майтапя... не бях ял истински спанак или броколи докато не станах на 19.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Я, например, и это не шутка, не ел настоящий шпинат или брокколи до 19 лет.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.אני, למשל -- ואני לא צוחק -- לא אכלתי תרד או ברוקולי אמיתיים עד גיל 19.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.أنا مثلاً -- وأنا لا أمزح-- لم أتناول سبانخ أو البروكلي طبيعي حتى بلغت 19 عاماً.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.以我為例,唔係講笑 到十九歲至食到真嘅菠菜同西蘭花
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Byl jsem jednoduše překvapený z toho, co jsem našel.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Ennen kaikkea, yllätyin löydöistäni.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Fast immer war ich einfach überrascht von all dem, was ich dort vorfand.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Kebanyakan membuat saya terkejut dengan apa yang saya temukan.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.저는 돌아다니면서 정말로 희안한 남자 공간을 많이 봤지요.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Leginkább csak meglepett, amit találtam.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Maar vooral, verbaasde ik me gewoon over wat ik vond.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Mai mult decât toate, am fost surprins de ce-am găsit.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Mais do que tudo, surpreendia-me com o que encontrava.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Ma soprattutto, ero sorpreso di quello che stavo trovando.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Más que nada, estaba sorprendido con lo que estaba encontrando.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Mest av allt, var jag förvånad över vad jag faktiskt hittade.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Przeważnie byłem zaskoczony.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Surtout, j'étais étonné par ce que je découvrais.
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Trên hết, tôi ngạc nhiên với những gì tôi tìm ra.