Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgiye ile cümle

bilgiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Trakya ırkının kökeni hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz.No hay muchos datos sobre los Tracker de Corea del Sur.
Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz.Ahora puedo hacer cosas con la información que contiene la base de datos.
Ayrıca insan bilgiye sahip olarak ve tanıyarak kendi bilgi deryasını oluşturur.Sólo puede enseñar y formar quien inspira confianza.
Bu bilgiye nasıl ulaşılır?Come giungi a questa conclusione?
Ayrıca Ölüm hakkında çoğu bilgiye sahiptir. ^ Yahoo!, Yahoo!Anche i migliori sbagliano!, Yahoo!
Filozof da bilgiye/bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişidir.È colui che da solo cerca la conoscenza e il sapere.
Bu noktada, istemci kendi kimliğini TGS'ye tanıtma konusunda yeterli bilgiye sahiptir.A questo punto il client possiede i mezzi per autenticarsi presso TGS.
2003 yılına ait olan bilgiye göre bu madalyalardan 120,000'i halen yedekte kaldı.Nel 2003, ancora 120 000 di quelle medaglie erano disponibili.
Kullanıcılar, uygulama sayfasında gösterilen her bilgiye inanmamalıdır.L'utilizzatore può creare carte che verificano l'informazione contenuta in ogni nota.
Bu sayede, hakkında geniş bilgiye sahibiz.Di qui l'esigenza di conoscenze approfondite sull'argomento.
Bu bilgiye sahip birisi olmalıdır."Ma qualcuno me lo deve dimostrare».
İşlemBu ham bilgiye bir anlam kazandırmak.Gestire conoscenza è creare valore.
Bilgiye ihtiyacım var.Мне нужна информация.
Bilgiye kim sahipse o kazanır.Побеждает тот, кто владеет информацией.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Даже если два человека имеют одинаковую информацию, предвзятой может быть её интерпретация.
Veri madenciliği, büyük ölçekli veriler arasından faydalı bilgiye ulaşma, bilgiyi madenleme işidir.Достоверность источника, однако, невелика, полагает известный ученый Р.Г. Скрынников.
2003 yılına ait olan bilgiye göre bu madalyalardan 120,000'i halen yedekte kaldı.В 2003 году около 120 000 этих медалей всё ещё не было вручено.
Profesör Oak Pokémonlar hakkında detaylı bilgiye sahiptir.Профессор Оук даёт им по покемону.
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.Непосредственно сознание обрабатывает информацию со скоростью примерно 60 бит в секунд.
Hayatının Kütahya'daki görevinden önceki dönemi hakkında herhangi bir bilgiye rastlanılamamıştır.Отныне их жизнь никогда не будет такой какой она была до «Битвы в Сиэтле».
Derin bir bilgiye sahiptir.Он обладает ясными знаниями.
Bu bilgiye nasıl ulaşılır?Только вот откуда этот опыт?
İnsanlar elektrik hakkında çok az bilgiye sahipti ve bilimsel olarak bu doğa olaylarını açıklayamıyorlardı.ومع ذلك فلديهم القليل المعلومات حول الكهرباء، ولم يتمكنوا من تفسير تلك الظواهر علميا.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.حتّى إن كان لدى شخصين المعلومات ذاتها، فطريقة تفسيرهما قد تكون متحيِّزة.
Bir bilgiye göre 1154'e kadar güncellemeler devam etti.و كان لا يزال تحديثها بنشاط حتى 1154.
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.بالقدر الذي يمكنه من استقبال الرسالة.
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.فعلي سبيل المثال مجرد فك خطاب يستغرق حوالي 60 بت من المعلومات في الثانية الواحدة. .
Sınırsız denilecek bilgiye sahiptir.مراسلون بلا حدود.
Ancak bu hususta da bir belge ve bilgiye rastlanamamıştır.فما فائدة هذا العلم والجاه، الذي لا يوصل صاحبه إلى الله، ولا يُعَرِّفُهُ مَولاه".
Aksine Dzogchen dolaysız bilgiye ulaştıran bir öğretidir.سكن الشام مرابطا ناشرا للعلم احتسابا.
"Kendimizi bilgiye kapatamayız ve milyonlarca insanın orada zarar gördüğü gerçeğini yoksayamayız."Não podemos fechar-nos à informação e ignorar o fato de que milhões de pessoas estão sofrendo por aí.
Bu bilgiye nasıl ulaşılır?Mas como essas informações são adquiridas?
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Mesmo que dois indivíduos tenham a mesma informação, a maneira como eles a interpretam pode ser tendenciosa.
Fransız güvenlik yetkilisinin onayladığı bilgiye göre kardeşler dışarıya ateş ederek çıktılar ve vuruldular.Um oficial de segurança francês confirmou que os dois irmãos se expuseram ao tiroteio e acabaram mortos.
Ayrıca Ölüm hakkında çoğu bilgiye sahiptir. ^ Yahoo!, Yahoo!Ele recebe a maioria de suas informações da STATS, Inc. O Yahoo!
Mayıs 1988'ten sonra tamamen kayboldu ve hakkında bir daha doğruluğu kanıtlanmış bir bilgiye ulaşılamadı.Desapareceu em 1934, e, desde então, não houve informação sobre seu paradeiro .
Bilginin artışı, bilgiye ulaşımın zorlaşması, bilgi bilimini daha da önemli bir bilim dalı haline getirmiştir.Aprofundando o processo de aquisição de conhecimento, pudemos compreender seu significado mais íntimo.
Bu sayede, hakkında geniş bilgiye sahibiz.Ela parece ter um vasto conhecimento do futuro.
West, aktör hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak amacıyla Burton'ın doğduğu evi bile ziyaret etti.West bezocht zelfs de geboorteplaats van Burton om zo meer van de acteur te weten te komen.
Derin bir bilgiye sahiptir.Hij heeft belangrijke informatie.
Bu bilgiye nasıl ulaşılır?Hoe wordt kennis verkregen?
Kutup ayılarının dokunma duyusu hakkında oldukça az bilgiye sahibiz.Heel weinig is geweten over de ontstaansgeschiedenis van de tapijten.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Nawet jeśli dwie osoby otrzymają tę samą informację, mogą ją interpretować w różny sposób.
Bu bilgiye nasıl ulaşılır?Czy chcą takiej wiedzy?
Resmi bilgiye göre 51 kişi ölmüş ve 9 kişi kör olmuştur.Według oficjalnych danych 165 osób zostało rannych, a dziewięć zatrzymano.
İlk iki durum bilgiye, son iki durum ise sanıya ulaştırabilir.Powyższe dwie sytuacje mogą być zapisane jako jedna .
Kimon, bu bilgiye dayanarak harekete geçirilmişti.Dzięki Kimbie odzyskała pamięć.
On dört yaşında vaaz verecek kadar dini bilgiye ulaştı.W wieku 14 lat przyjął chrzest na wyznanie wiary.
Derin bir bilgiye sahiptir.Posiada ogromną wiedzę.
Hadislerde erkeğin bekâretine dair bir bilgiye rastlanmaz.W samej Księdze jednak nic nie wspomniano na temat pochodzenia mężczyzn.
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.Wiedziała, że informacje jaki im się wtłacza szybko ulatują.
Futbola çok meraklıdır ve bu konuda yarışma programların katılacak kadar bilgiye sahiptir.Piłka nożna jest mi zbyt droga, bym mógł spokojnie na to patrzeć.
Bu yüzdendir ki kaynaklarda bundan sonra Tangutlar hakkında bir bilgiye rastlanılmamaktadır.Faktem jest, że nie ma żadnych źródeł mówiących, co się stało z płótnami w tym okresie.
Bundan dolayı bu kuasar hakkında pek fazla bilgiye ulaşılamıyor.Nie można dziś zbyt wiele powiedzieć o tej komecie.
Sürücüyle ilgili başka hiçbir bilgiye sahip olunmadığını varsayıyoruz.Brak jest informacji o jego następcy.
Kimon, bu bilgiye dayanarak harekete geçirilmişti.Kimon blev påtagligt påverkad av denna tolkning.
Bu bilgiye nasıl ulaşılır?Hur har uppgifterna samlats in?
İşlemBu ham bilgiye bir anlam kazandırmak.Dess funktion är att informera.
Oyma esnasında oluşan alet izlerinden yapım teknikleri hakkında henüz yeterli bir bilgiye sahip değiliz.Förr fanns inte den kunskap om materialteknik som ligger till grund för hur dagens utrustning är utformad.
Sürücüyle ilgili başka hiçbir bilgiye sahip olunmadığını varsayıyoruz.Припустимо, що більше нічого Вам про водія не відомо.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod