"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Ne vemo niti enega odstotka ene milijoninke o čemerkoli."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Nevíme ani procento milióntiny o ničem." o ničem."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Nie wiemy nawet jednego procenta z jednej milionowej na temat czegokolwiek."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."No conocemos ni una millonésima parte del 1%... de nada".
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Non conosciamo neanche l'un per cento di un milionesimo di nulla."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Nós não sabemos um por cento de um milionésimo "de nada."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Nous ne savons pas un pourcent d'un millionième de quoi que ce soit".
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Nu știm nici un procent dintr-o milionime din orice lucru.
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."We weten niet één procent van een miljoenste over alles."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Wir wissen nicht ein Prozent von einem Millionstel über was auch immer."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Δε γνωρίσουμε ούτε το ένα τοις εκατό του ενός εκατομμυριοστού σχετικά με οτιδήποτε."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Мы не знаем и миллионной доли процента того, что можно о чем-либо знать".
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."Не знаем и един процент от една милионна част за каквото и да било."
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."אנחנו לא יודעים אחוז אחד ממיליון על כלום"
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş."اننا لا نعرف واحد في المئة من واحد في المليون عن أي شيء ".
"Hiç bir şeyin milyonda birinin, yüzde biri kadar bile bilgiye sahip değiliz" demiş.物事の1万分の1だけなのだ」 さて 結論ですが
Hukukun iţlediđi ve bilgiye eriţimin insan hakký olduđu bir dünya.2月頃に、ボルチモアからJSTORに アクセスしていた14歳の少年がいました、
Hukukun iţlediđi ve bilgiye eriţimin insan hakký olduđu bir dünya.Místem, kde funguje spravedlnost a přístup ke znalostem bude lidské právo.
Hukukun iţlediđi ve bilgiye eriţimin insan hakký olduđu bir dünya..ويكون النفاذ للمعرفة حقا إنسانيا
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Bạn có thể tìm thấy những đền thờ.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.De bidplaatsen staan erop.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Du kan hitta information om platser för tillbedjan.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Encontrar información sobre los lugares de culto.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Informaţii despre locurile de cult.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.예배 장소도 물론이고
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Pode descobrir sobre lugares de adoração.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Potete trovare i luoghi di culto.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz. Sağlık merkezleri hakkında bilgilere erişebilirsiniz.Megtalálhatod a vallásgyakorlásra alkalmas helyszíneket, az egészségügyi központokat.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz. Sağlık merkezleri hakkında bilgilere erişebilirsiniz.Sie können sich über religiöse Stätten informieren, oder über medizinische Versorgungszentren.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Vous pouvez vous renseigner sur les lieux de culte.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Μπορείς να βρεις χώρους λατρείας.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Можете да намерите информация за места за поклонение.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Можна дізнатися про різні храми.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Найти храмы.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.אפשר למצוא מידע על מקומות תפילה.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.يمكن أن تعرف بخصوص أماكن العبادة.
İbadet edecek yerler hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.膨大な情報が閲覧できます
İkincisi, bloglar gerçekten kollektif bilgiye두번째 질문은, 블로그는 정말로 진짜 집단지성 같은 종류의 것에 도달하게 하는 멋진 가능성을 가지고 있는 것일까요?
İkincisi, bloglar gerçekten kollektif bilgiyeהשניה היא: האם לבלוגים יש באמת את האפשרות להנגיש סוג של אינטליגנציה קולקטיבית
İkincisi, bloglar gerçekten kollektif bilgiyeو الثاني هو، هل للمدونات الإمكانية من الوصول إلى نوع من الفهم المشترك
İkincisi, bloglar gerçekten kollektif bilgiyeブログが本当に到達する可能性はあるのか
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.In dit tijdperk hebben landen met toegang tot velerlei communicatiekanalen en informatie een zeker voordeel.
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.다시 한번 말하지만 이 시대엔, 여러 소통 수단과 각종 채널의 정보 근접력을 가진 나라들이 조금 더 유리합니다.
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.la multiple canale de comunicare şi informare au un avantaj deosebit.
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.W tej epoce, państwa z dostępem do różnorodnych kanałów komunikacyjncyh i informacji mają szczególną przewagę.
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.בעידן זה, שוב, למדינות בעלות גישה לתקשורת ומידע רב-ערוציים יש יתרון מיוחד.
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.والآن، كما قلت في هذا الزمن، الدول التي لها قابلية للوصول لمختلف قنوات الاتصال والمعلومات لديها ميزة لصالحها.
İletişim ve bilgiye birden fazla kanalla erişimi olan ülkelerin belli bir avantajı var.多様なコミュニケーション手段 情報手段を持つ国は特に有利です 時にはどう見られるかに対して 影響力もあるでしょう
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.Dalla prima informazione, J.T. ha spedito 25 sms in più della sorella maggiore
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.Esta primeira declaração, J.T. enviou 25 textos mais do que o irmã mais velha.
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.첫째로 J.T.가 보낸 메시지 수는 그의 누나보다 25개 더 많아요
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.J.T. har sendt 25 sms'er mere end sin søster.
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.В першому реченні: J.T. надіслав на 25 смс більше, ніж його старша сестра.
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.Първото изречение, Джей Ти е изпратил с 25 съобщения повече от голямата си сестра.
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.في اول جملة، قام J.T. بارسال ما مقداره 25 رسالة زائدة عن اخته الكبرى
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.姉より25多いです。 JTテキストの数を取ると
İnanıyorum ki veriye ve bilgiye ihtiyacınız var.저는 실험하는 사람입니다. 여러분이 자료와 정보가 필요하다는 걸 알아요.
İnanıyorum ki veriye ve bilgiye ihtiyacınız var.בגלל שאתה עובד במשהו, אתה חושב שזה עובד,
İnanıyorum ki veriye ve bilgiye ihtiyacınız var.أنا شخص براغماتيّ. أعتقد أنّنا بحاجة لبيانات، و معلومات،
İnanıyorum ki veriye ve bilgiye ihtiyacınız var.なぜなら 何かに取り組んでいる時 上手くいってるはずが