Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgisi ile cümle

bilgisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
John'un yaptığı gibi bu cihazı ayarlamak için hiç kimsenin yeterli bilgisi yok.Nobody has enough knowledge to adjust this equipment like John did.
Tek gerçek bilim, gerçeklerin bilgisidir.The only real science is the knowledge of facts.
En kısa sürede iyi bir iş İngilizcesi bilgisi edinmek zorundasın.You have to acquire as soon as possible a good knowledge of business English.
En kısa sürede iyi bir iş İngilizcesi bilgisi edinmeniz gerekir.You must acquire as soon as possible a good knowledge of business English.
Almanca dil bilgisi ile zor bir zaman yaşıyorum.I'm having a hard time with German grammar.
Ona bir dil bilgisi kitabı verdim.I gave him a grammar book.
Din, insan zayıflığının veya insan bilgisinin sınırlılığının sonucudur.Religion is the outcome of human weakness or the limitation of human knowledge.
Onların bilgisi var.They have information.
Onun kamu bilgisi olduğunu bilmiyordum.I didn't know that was public knowledge.
Sanırım Fransızca dil bilgisi zor.I think French grammar is difficult.
Fen bilgisi öğretmeniydim.I was a science teacher.
Bu cümle dil bilgisi açısından doğru gibi gözüküyor.This sentence seems to be correct, grammatically.
O bir fen bilgisi öğretmenidir.He's a science teacher.
Bu, dil bilgisi bakımından doğru ama anadilli biri bunu asla böyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say it like that.
İnsanın bilgisi sınırlıdır.Man's knowledge is finite.
Ben hiç Fransızca dil bilgisi okumadım.I've never studied French grammar.
Onun İngilizce bilgisi harikadır.Her knowledge of English is great.
Tom fen bilgisi öğretmenine aşık oldu.Tom had a crush on his science teacher.
Bendeki dil bilgisi zayıftır.My grammar is poor.
Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.As Tom told me, Esperanto has two enemies, ignorance and prejudice.
Boston'da sekizinci sınıf fen bilgisi öğretmeniyim.I'm an eighth-grade science teacher in Boston.
Fen bilgisi öğretmeni Tom'a bir A verdi.The science teacher gave Tom an A.
Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.Knowledge of foreign languages stimulates brain activity.
Hiçbir şey Allah'ın bilgisi olmadan gerçekleşmez.Nothing happens without God's knowledge.
Bu kompozisyonda dil bilgisi hataları var.There are grammar mistakes in this composition.
Klima hakkında bilgisi olan birini tanıyor musunuz?Do you know someone who knows about air conditioning?
Tom bir fen bilgisi öğretmeniydi.Tom was a science teacher.
Ben temel İngilizce bilgisine sahibim.I have a basic knowledge of English.
Tom bir fen bilgisi öğretmeni ve ben de.Tom is a science teacher and so am I.
Tom'un köpekler hakkında çok bilgisi var.Tom knows a lot about dogs.
Tom bilgisini nasıl alır?How does Tom get his information?
Bir dahaki sefere yanımda bir dil bilgisi kitabı getireceğim.I'll bring along a grammar book next time.
Tom bir fen bilgisi öğretmeni.Tom is a science teacher.
Benim bir dil bilgisi kitabım var.I have a grammar book.
Fransızlar da sık sık dil bilgisi hataları yaparlar.French people frequently make grammatical mistakes, too.
Fen bilgisi öğretmeni misiniz?Are you the science teacher?
Tom, Boston hakkında fazla bilgisi olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't know much about Boston.
Dil bilgisi çok zordur.Grammar is very difficult.
Tom gerçekten bilgisiz.Tom really is clueless.
Bu cümlenin dil bilgisi açısından doğru olduğunu düşünmüyorum.I don't think this sentence is grammatically correct.
Bu kamu bilgisi.It's public knowledge.
Komşularım bana birinin evime girmeye çalıştığı bilgisini verdiler.The neighbors informed me that somebody had tried to break into my house.
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelime bilgisini ezberlemektir.The hardest part of learning a language is knowing the vocabulary by heart.
Bay Jackson bizim fen bilgisi öğretmeni .Mr. Jackson is our science teacher.
Şu fen bilgisi öğretmeni her yıl araba sürer.That science teacher drives every year.
Bilgisiz bir millet güçsüz bir millettir.A people without knowledge is a people without strength.
Çince dil bilgisi Tagalogunkinden daha az karmaşıktır.Chinese grammar is less complicated than Tagalog's.
Ben bilgisizdim.I was clueless.
Tom bilgisi yok gibi görünüyor.Tom seems out of touch.
Esperanto dil bilgisi çok basittir.Esperanto grammar is very simple.
Esperanto'nun dil bilgisi çok basittir.Esperanto's grammer is very simple.
Böyle bir dil bilgisi Nazi olmayın.Don't be such a grammar Nazi.
Salt Lake City'den Phoenix'e olan uçuşlar hakkında uçuş bilgisi alabilir miyim?Could I have flight information on flights from Salt Lake City to Phoenix please?
Ben dil bilgisi üzerinde çalışıyorum.I'm working on the grammar.
İtalyanca ve İsveççe temel okuma bilgisine sahibim.I have basic reading knowledge of Italian and Swedish.
Birçok öğrenci matematik ve fen bilgisiyle mücadele ederler.Many students struggle with math and science.
Ben bilgisiz değilim.I'm not clueless.
Fadıl olay hakkında bilgisiz kaldı.Fadil remained clueless about the affair.
Fadıl'ın, Leyla'nın bir erkek arkadaşı olduğu hakkında hiçbir bilgisi yoktu.Fadil had no idea that Layla had a boyfriend.
Tom fen bilgisi ders kitabını evde bıraktı.Tom left his science textbook at home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod