Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgisayarlara ile cümle

bilgisayarlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Bilgisayarlara ilgi duyuyorum.I am interested in computers.
O, bilgisayarlara aşinadır.He is familiar with computers.
Bilgisayarlara gerçekten aşina değilim.I'm not really familiar with computers.
Bilgisayar korsanları bilgisayarlara izinsiz girerler.Hackers break into computers without permission.
Ania bilgisayarlara meraklıdır.Ania is interested in computers.
Onların işi, şirketteki bilgisayarlara yeni yazılımları yüklemektir.Their job is to install new sotfwares on the company's computers.
Kimin bilgisayarlara ihtiyacı var?Who needs computers?
Bilgisayarlara format atan birini tanıyor musunuz?Do you know someone who formats computers?
Şahin'in bilgisayarlara ilgisi 13 yaşındayken başladı.Şahin's interest in computers started when he was 13 years old.
Bilgisayarlara ise daha yaygın olarak 2,6 milyon kişi tarafından indirilmiştir.Downloads to personal computers were much more common, with 2.6 million downloads.
Bonjour, Microsoft Windows çalıştıran bilgisayarlara da kurulabilir.Bonjour can also be installed onto computers running Microsoft Windows.
Çok iyi, biz insanlar: bilgisayarlara yetişiyoruz.Very good, us humans! We're catching up with the computers.
Ve bazen bilgisayarlara bile güvenmemiz gerekir.And sometimes we even have to trust computers.
Mühendislikten çok farklı süreçleri gerçekleştirmede bilgisayarlara güvenmeye başlıyoruz.So we're beginning to depend on computers to do a process that's very different than engineering.
Bilgisayarlara gelince, bilgisayarları severim.The thing about computers is, I love computers.
Ve Moore Yasası, bilgisayarlara eksponansiyel büyümeği getiren ilk paradigma değildir.And Moore's Law was not the first paradigm to bring exponential growth to computing.
Ve bu sadece bilgisayarlara mahsus değil.And it doesn't just apply to computation.
Bence bu, kişisel bilgisayarlara yol açan bir etkileşim oldu.I think it was that interaction that led to personal computing.
Yapay Zeka bilgisayarlara bu tür işleri yaptırtmak için bir girişimdir, diyebiliriz.So Artificial intelligence is the attempt to get computers do those kinds of things.
Bilgisayarlara geldik.Personal computers arrive.
Kısacası liradaki sıfırlar bilgisayarlara, hesap makinelerine, faturalara ve çeklere sığmaz oldu.Simply put, the zeroes in the lira do not fit in computers, calculators, bills and checks.
Calasan iki yaşında okuma yazmayı öğrenmiş ve bilgisayarlara ilgisini keşfetmişti.At the age of two, he learned to read and write and discovered an interest in computers.
Robotun yapması gereken tek şey, kendisini kontrol edecek bilgisayarlara bağlanmak.The robot needs only to be connected to computers that will control it.
Daciç, polisin operasyonda telefon, bilgisayar ve dizüstü bilgisayarlara el koyduğunu söyledi.Dacic said the police confiscated telephones, computers and laptops.
Bu, bilgisayarlara uzaktan erişime izin vermek için de kullanışlıdır.This is also useful for allowing remote access to computers.
Bilgisayarlara Japonca girmenin iki ana yöntemi vardır.There are two main methods of inputting Japanese on computers.
Bütün bilgisayarlara eşzamanlı olarak paket gönderme işlemine yayınlamak (broadcasting) adı verilir.Chacun des émetteurs envoie ses paquets de données dès qu'il le souhaite.
Daha sonra anakartlara ve masaüstü bilgisayarlara uyarlı hale getirilmiştir.Dispositifs d'alarme et de communication avec les passagers.
Bilgisayarlara ilgi duyuyorum.Me interesan los computadores.
Kişisel bilgisayarlara hiç uygulanmamasına rağmen, bu arayüzü ağ iletişim cihazlarında bulunmaktadır.Aunque no se implementa en computadores personales, esta interfaz se encuentra en algunos equipos de red.
Bu Macintosh bilgisayarlara daha uyumlu olmalarını sağlamıştı.Se requiere de una Macintosh para poder ejecutar estos programas.
Ana bilgisayarlara göre daha küçüktür.Eran un poco más pequeñas que la Color Computer original.
Bu modeller, yapısal olarak bilgisayarlara en yakın olanlarıdır.Presenta posibilidades muy cercanas a las que nos pueden otorgar los ordenadores.
Genç Armin’in müziğe ve bilgisayarlara ilgisi vardı.Además de la música, Armin se interesó en la tecnología y la computación.
Onların işi, şirketteki bilgisayarlara yeni yazılımları yüklemektir.Il loro lavoro è installare nuovi software sui computer dell'azienda.
Tam multi-touch trackpad desteği 2008 yılı Ekim ayında tanıtılmış olan önceki dizüstü bilgisayarlara eklendi.Pieno supporto multi-touch anche per i portatili introdotti prima di ottobre 2008.
Bütün bilgisayarlara eşzamanlı olarak paket gönderme işlemine yayınlamak (broadcasting) adı verilir.Perché non possiamo accedere a tutti i sistemi di messaggistica istantanea contemporaneamente?
Kimin bilgisayarlara ihtiyacı var?Кому нужны компьютеры?
Bilgisayarlara ise daha yaygın olarak 2,6 milyon kişi tarafından indirilmiştir.Загрузка же с персональных компьютеров производилась гораздо чаще: 2,6 миллионов загрузок.
Şahin'in bilgisayarlara ilgisi 13 yaşındayken başladı.В начале трилогии Уиллу около 19 лет.
Telefon ayrıca dizüstü veya masaüstü bilgisayarlara bağlanmak için internet bağlantısı da sunmaktadır.Телефон также предлагал подключение к интернету с помощью ноутбука или настольного компьютера.
DNA hesaplaması silikonlu bilgisayarlara kıyasla çok daha az enerji tüketir.توفر حوسبة الدنا استهلاك طاقة أقل من حواسيب السيليكون التقليدية.
Bu modeller, yapısal olarak bilgisayarlara en yakın olanlarıdır.По функціональності наближаються до найпростіших комп'ютерів.
Bilgisayarlara ise daha yaygın olarak 2,6 milyon kişi tarafından indirilmiştir.Щорічно обслуговує понад 2,6 тис. користувачів.
Sabit disklerin bilgisayarlara iletişimi için çeşitli ara birimler vardır.Pro připojení pevných disků k počítači jsou používána různá rozhraní.
Bu modeller, yapısal olarak bilgisayarlara en yakın olanlarıdır.Tento typ útoku je nejvíce efektivní tam, kde si počítače navzájem příliš důvěřují.
Bu Macintosh bilgisayarlara daha uyumlu olmalarını sağlamıştı.Macintoshit olivat tavallisesti olleet verraten kalliita tietokoneita.
Modern dizüstü bilgisayarlara daha yakından benziyorlar ve genellikle kayraklardan daha ağır ve daha büyük.Θα μοιάζουν περισσότερο με σύγχρονα laptops, και είναι συνήθως βαρύτερα και μεγαλύτερα από ό, τι οι πλάκες.
Modern dizüstü bilgisayarlara daha yakından benziyorlar ve genellikle kayraklardan daha ağır ve daha büyük.Fibertapet er mer moderne tapettype, og er generelt tykkere enn papirtapet.
Şahin'in bilgisayarlara ilgisi 13 yaşındayken başladı.Perkenalannya dengan komputer terjadi ketika ia berusia 13 tahun.
Word ve Excel Mac OS üzerinde de çalışabildiklerinden bu virüsler Macintosh bilgisayarlara da yayılmaktaydı.워드와 액셀이 OS X에서도 사용할 수 있었으므로 이 대부분이 매킨토시 컴퓨터에도 퍼질 수 있었다.
Birkaç sene içinde telefon hattı vasıtasıyla yabancı bilgisayarlara bağlanıyordu.במהלך השנים חוברו מחשבים אישיים ביניהם ברשתות תקשורת.
Şahin'in bilgisayarlara ilgisi 13 yaşındayken başladı.Увлечението му към компютрите започва, когато е на шестгодишна възраст.
Cezası 21 Ocak 2000'de, bilgisayarlara yaklaşma yasağı 21 Ocak 2003'te bitmiştir.2000. godine pušten je na slobodu uz uvjetnu kaznu zabrane spajanja na internet do 21. siječnja 2003. godine.
Ama bu bilgisayarlaraki eksponansiyel gelişimin sonu olmadı.4番目のパラダイムとなるトランジスタとなり
Ama bu bilgisayarlaraki eksponansiyel gelişimin sonu olmadı.Aber es war nicht das Ende des exponentiellen Wachstums der Computertechnologie.
Ama bu bilgisayarlaraki eksponansiyel gelişimin sonu olmadı.Ale to neznamenalo konec exponenciálního růstu výpočetní techniky.
Ama bu bilgisayarlaraki eksponansiyel gelişimin sonu olmadı.Ale to nie był koniec wykładniczego wzrostu mocy obliczeniowych.
Ama bu bilgisayarlaraki eksponansiyel gelişimin sonu olmadı.Dar nu a fost sfârşitul creşterii exponenţiale din domeniul calculatoarelor.
Ama bu bilgisayarlaraki eksponansiyel gelişimin sonu olmadı.하지만, 이로써 컴퓨터의 기하급수적인 발전이 끝났다는 뜻은 아닙니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod