bilgisayarın ile cümle
bilgisayarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Siz oynayamazsınız. Sonraki sıra bilgisayarın.You can not perform any move. Computer takes next turn now.
& Bilgisayarın SeviyesiComputer Skill
Bilgisayarın sırasıComputer turn.
Bilgisayarın hamlesi için bekleniyor...Waiting for remote player...
Bilgisayarın hoparlörlerini kullanUse the PC speaker
Bilgisayarın kendi hoparlörlerinin KDE' nin bildirim sistemi yerine kullanılıp kullanılmayacağı.Whether the ordinary PC speaker should be used instead of KDE's own notifications system.
% 1 bilgisayarına olan bağlantı koptu.Connection to host %1 is broken.
% 1 sunucusu bu bilgisayarın bağlantısını reddetti.The server %1 refused to allow this computer to make a connection.
Bilgisayarınızdaki,% 1 protokolüne erişim sağlayan program beklenmedik bir şekilde sonlandırılmış.The program on your computer which provides access to the %1 protocol has unexpectedly terminated.
% 1 bilgisayarına bağlanıldıConnected to host %1
Eğer bilgisayarınızın sürekli bir internet adresi varsa, IP adresinizi buraya yazmalısınız.If your computer has a permanent internet address, you must supply your IP address here.
& Uzaktaki bilgisayarın klavye ve fareyi yönetmesine izin verAllow remote user to & control keyboard and mouse
Bu kanal el bilgisayarınızdaki takvim ile bilgisayarınızdakini eşzamanlar. CommentThis conduit syncs the handheld calendar database with an Akonadi calendar Collection.
Metin dosyalarını el bilgisayarınıza ekler, DOC biçimi okuyucuları için uygundur. NameAdds text files to your handheld, suitable for DOC readers.
El bilgisayarınızdan KMail aracılığı ile e- posta gönderir. CommentThis conduit writes information about your handheld and the sync to a file.
Bu bileşen, el bilgisayarınızın bilgilerini bir dosyaya yazar. NameSystem Information
Bu bileşen, el bilgisayarınızın saatini PC saatine bakarak ayarlar. NameTime Synchronization
Bu kanal el bilgisayarınızdaki adres defteri ile bilgisayarınızdaki veritabanını eşzamanlar. CommentThis conduit syncs the handheld keyring database with a database stored on the pc.
Bu kanal el bilgisayarınızdaki anahtar çifti veritabanı ile bilgisayarınızdakini eşzamanlar. CommentKPilot Conduit
% 1 bilgisayarına sürücü iletmeye hazırlık yapılıyorPreparing to upload driver to host %1
% 1 bilgisayarına sürücü kurulumuna hazırlık yapılıyorPreparing to install driver on host %1
Bilgisayar kayıtları el bilgisayarına eşzamanlanıyor.Syncing PC records to handheld.
Devam etmeden önce bilgisayarınızı prize takmanız önerilir.It is recommended to plug in your computer before proceeding.
Güncelleme uygulanırken bilgisayarınızı prize takılı tutmanız önerilir.It is recommended that you keep your computer plugged in while the upgrade is being performed.
Eğer bir bilgisayarınız varsa arkadaşınız da var. [Getty Images]If you have a computer, you have a friend. [Getty Images]
Film daha sonra birkaç ev bilgisayarında yayımlanan bir video oyununa dönüştürüldü.The film was later made into a video game released on several home computers.
Böylece saldırgan, trafiği kendi bilgisayarına (ya da başka bir bilgisayara) yönlendirebilir.This results in traffic being diverted to the attacker's computer (or any other computer).
ABC, bilgisayarın dosya sistemine ve işletim sistemine doğrudan erişemez.ABC could not directly access the underlying file system and operating system.
Wasserman ve Stryker, iki Commodore PET bilgisayarının bir kabloyla nasıl ağa bağlanacağını anlattı.Wasserman and Stryker described how to network two Commodore PET computers with a cable.
Bu görüntüler, kullanıcının kendi bilgisayarındaki işletim sistemine yüklenir.These images are installed on a user-provided host operating system.
Diğeri, tamamen ana bilgisayarın içinde çalışan sanal bir yerel ağa (LAN) bağlıdır.The other is connected to a virtual LAN that runs entirely inside the host.
Kişisel bir bilgisayarın işlemcisindeki fanlı bir soğutucu.A fan-cooled heat sink on the processor of a personal computer.
Kısa bir süre sonra Le Roux, babasının arabasını yıkaması karşılığında ilk bilgisayarını aldı.Shortly after, Le Roux was given his first computer in exchange for washing his father's car.
Gon oraya gider, hepsini öldürür ve Yun-guk'un dizüstü bilgisayarını alır.Gon kills them all and retrieves Yun-guk's laptop.
Hatırladığı her şeyi anı olarak yazar ve dizüstü bilgisayarına kaydeder.He types out everything he can remember into a memoir and saves it in his laptop.
Enjeksiyon bazen ana bilgisayarın tamamen devralınmasına sebep olabilir.Injection can sometimes lead to complete host takeover.
Saldırı, maliye bakanlığının 170.000 bilgisayarının yaklaşık 150'sine bulaştı.The attack infected approximately 150 of the finance ministry's 170,000 computers.
Serbest çevirmenlerin masaüstü bilgisayarına indirip yüklediği programlardır.They are programs that a freelance translator downloads and installs on his/her desktop computer.
Tom'un bilgisayarını kontrol ettim.Ich habe Toms Computer geprüft.
Tom, bilgisayarını kapattı.Tom schaltete seinen Rechner aus.
Tom'un bilgisayarını denedim.Ich habe Toms Computer geprüft.
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.Auf dem Computer meiner Tante habe ich jede Menge Viren gefunden.
1936 Konrad Zuse Z-1 bilgisayarını üretti.1941 stellt Konrad Zuse seinen Z3-Rechner vor.
Searle’e göre, bu “Turing-Test” bir bilgisayarın düşünebildiğini göstermeye yeterli değildir.Laut Searle reicht dieser Turing-Test nicht aus, um einem Computer Gedanken zusprechen zu können.
Bilgisayarın ana ayarı gibi düşünelim.Zur Grundlagengeschichte des Computers.
İlk portatif DOS bilgisayarını 1985'te Siemens Nixdorf üretmiştir.Dieses wiederum war 1990 entstanden, als Siemens Nixdorf Computer übernommen hatte.
Bilgisayarın oradan geçince içki koyduğu bardak çatlar ve içinden içki bilgisayarın içine dökülür.Aus dem Garten sei sie verschwunden während er drinnen Getränke mixte.
İnternetin insan hayatına girip yaygınlaşmasıyla bilgisayarın önemi daha da artmıştır.Hierbei ist auch die Erforschung und Entwicklung der Mensch-Computer-Interaktion zunehmend relevant geworden.
23 Temmuz - Commodore, Amiga bilgisayarını piyasaya sürdü.23. Juli – Der amerikanische Computerhersteller Commodore stellt den ersten Computer der Amiga-Serie vor.
Bilgisayarına kötü muamele edersen, o iyi çalışmaz.Si tu maltraites ton ordinateur, il ne fonctionnera pas bien.
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.J'ai trouvé plein de virus dans l'ordinateur de ma tante.
Bilgisayarını kullanmak istemiyorum!Je ne veux pas utiliser ton ordinateur !
Bir bilgisayarın bunu bulması sadece saniyeler alır.Grâce à lui, un ordinateur moderne ne prend que quelques secondes pour trouver toutes les solutions.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.En revanche, le carnet compromettant a disparu de son sac.
Windows NT'de Çekirdek modu, bilgisayarın donanım ve sistem kaynaklarına tam erişime sahiptir.Le mode noyau de Windows 2000 dispose d'un accès total au matériel et aux ressources systèmes de l'ordinateur.
Her bilgisayarın belleği 256 KB EEPROM, 256 MB DRAM ve 2 GB flash memory'den oluşur.Chaque ordinateur comporte 256 Ko d’EEPROM, 256 Mo de mémoire DRAM et 2 Go de mémoire flash.
Bu bölüm kullanıcıya kendi bilgisayarını yeniden orijinal fabrika durumuna başlatmasına izin verir.L'utilisateur n'a d'autre choix que de redémarrer son ordinateur.
Tam disk şifreleme teknolojisinin bilgisayarın askıya alınması durumunda da zafiyetleri bulunmaktadır.Les points de contention au niveau du disque physique sont ainsi éliminés.
Bilgisayarını getirdiğin için teşekkür ederim.Gracias por traer tu ordenador.
Yeni bilgisayarını beğendin mi?¿Te gusta tu nuevo ordenador?