Bilginin kaynağı nedir?Was ist Ihre Informationsquelle?
Bilginin temeli bu bakımdan kendi bilincimizi yani Tanrı'yı bilmektir.Das Wesen, das auf diese Weise um sich selbst weiß, nennen wir Gott.
Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz.Es sollte alle verfügbaren Informationsquellen erschließen.
Dzielska bu bilginin doğruluğuna şüpheyle yaklaşmaktadır.Ernst Deegen bestreitet den Wahrheitsgehalt dieses Berichts.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.Thomas Kuhn war persönlich von der Unübersehbarkeit eines Fortschritts in der Wissenschaft überzeugt.
Ancak birçok kaynak bu bilginin tersini gösterir.Allerdings erscheinen viele solcher Daten widersprüchlich zum Rest der Sequenz.
Kendini bilmek, bilginin en yüksek aşamasına ulaşmaktır.Bewusstsein tritt erst in der obersten Stufe der Erfahrung auf.
Bilginin değeri nedir?Wie viel Wissen brauchen wir?
İkinci Analitikler bilginin temel öğelerine değinerek bu yanlara da girer.Die letztgenannte Aktion fällt aufgrund des experimentellen Charakters auch unter ...
Bu konu yalnızca bilginin sınırları içerisine girmez.Das Genießen innerhalb der Grenzen der bloßen Vernunft.
Kelime hazinen yoksa, gramer bilginin hiçbir önemi yok.Si tu n'as pas le vocabulaire, la grammaire ne sert à rien.
Ancak, bu seçeneklerin hiçbiri bilginin c'den daha hızlı aktarılmasını sağlamaz.Mais comme on vient de le voir, l'information ne pourra être transmise plus vite que c pour autant.
Bu konu yalnızca bilginin sınırları içerisine girmez.Ses avis ne se limitent pas au domaine scientifique.
Bu kamuya açık olan egzoterik bilginin tersidir.Ce serait le cas de l'univers ouvert.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.Thomas Kaíris profita de ce système éducatif.
Bilişim hukuku, sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır.Le droit comparé est la science qui compare les systèmes juridiques du monde.
Diğer bir farklılık ise bilginin doğası gereği soyutlanabilir olmayışıdır.Les sujets peuvent être perturbés par la nature de l'expérience.
Epistemoloji: bilginin niteliklerini anlamada yardımcı olur.L'épistémologie se focaliserait sur les modes de connaissance du droit.
Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur.La teoría científica es la forma más rigurosa, confiable y completa de conocimiento posible.
Odin'in oğullarından Balder burada akıl, sevgi ve bilginin tanrısı olarak karşımıza çıkar.Balder, hijo de Odín, dios de la belleza y la inteligencia.
Antero Vipunen, merhum dev, derin bilginin ve büyünün koyucusu.Antero Vipunen, gigante fallecido, protector del conocimiento profundo y la magia.
Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı hakkında olan konuyu işlemiştir.La mayoría de su investigación trata de razonamiento sobre conocimiento e incertidumbre.
Bilgi teorisi, bilginin nicelleştirilmesi ile ilgilidir.La teoría de la información está relacionada a la cuantificación de la información.
Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz.Ahora puedo hacer cosas con la información que contiene la base de datos.
İşlem: Toplanan bilginin istihbarat üretmeye uygun bir şekle çevrilmesi.Almacenamiento: guardar de forma estructurada la información recopilada.
Duyusal hafıza ile elde edilen bilginin bir kısmı kısa süreli hafızaya iletilir.Parte de la información de la memoria sensorial se transfiere de hecho a la llamada memoria a corto plazo.
Nifferi hakkındaki kısa bilginin kaynağı onun yorumcularından Afifüddin Tilimsani (öl.Egli è anche il narratore della serie TV di Investigation Discovery Ucciderei per te (I'd Kill For You).
Bilgi teorisi, bilginin nicelleştirilmesi ile ilgilidir.La teoria dell'informazione è relativa alla quantificazione dell'informazione.
Bu bilginin dışında Morgan ile ilgili 1665 yılına kadar herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Non esistono notizie di Morgan prima del 1655.
Elektronik imza, bilginin doğruluğunu onaylar.Un'autenticazione, a garanzia della genuinità dei dati stessi.
Her şeyin dayanak noktası duyumsal kesinliktir, bilginin değeri duyumsal kesinliğe dayanmasıyla anlam bulur.Tutto si basa sul modo di conoscere, tutto si basa sulla meta-conoscenza.
Başka bir deyişle, DNA'dan RNA'ya genetik bilginin aktarımıdır.Concettualmente, si tratta del trasferimento dell'informazione genetica dal DNA all'RNA.
Maddecilik bilginin yapısı ve oluşumu hakkında bir postulattır.("Il fondazionismo è una concezione della struttura della giustificazione o conoscenza.
Bilginin yöntemi nedir?Che cos'è dunque il processo conoscitivo?
Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı hakkında olan konuyu işlemiştir.Egli equipara la conoscenza all'ignoranza, l'inutile al dannoso.
Neyin öğrenileceğine karar vermek ve yeni bilginin anlamı, değişen gerçekliğin bakış açısına göre değişebilir.Выбор чему учиться и смысл поступающей информации воспринимается через призму изменяющейся реальности.
Bilginin değeri nedir?Какова будет цена этого знания?
Her şeyin dayanak noktası duyumsal kesinliktir, bilginin değeri duyumsal kesinliğe dayanmasıyla anlam bulur.Это даёт серьёзное основание сомневаться в утверждении, что знание требует уверенности.
Bu durumda, alakalı bilginin seçimi bütün uyarıcıların işlemlenmesinden sonra yapılır.Он совершил изумительные деяния и стал наставником тех людей, которые охотно воспринимали истину.
Gerçek bilginin temelinin ancak idealar dünyâsında bulunabileceği temeline dayanır.Все-таки прошлое — это тот фундамент, на котором может вырасти здоровое настоящее.
Sokrates, buna da bir çözüm getirir ve o ikisinden bu bilginin özünü göstermelerini ister.Сократ спрашивает у них, что является целью, которую они хотят достичь этим обучением.
Bağlantıcılık kuramı, bilginin bireyin kendisinde değil dış dünyada olduğunu ileri sürer.Атрибут Loc означает, что сообщение было создано в системе, а не пришло извне.
Doğruluk, doğrulanabilir bilginin kuramsal ifadesidir.Наука — неоспоримый факт, нужный человеку.
Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur.النظريات العلمية هي الشكل الأكثر موثوقية، ودقة، وشمولاً للمعرفة العلمية.
Toplumda bilimsel bilginin rolü arttıkça, ulus-devletlerin işleyişini birçok yönüyle birleştirildi.كما أن دور المعرفة العلمية نمت في المجتمع، وأصبح مدمج مع العديد من جوانب أداء الدول القومية.
Optik iletişim ya da optik telekomünikasyon, bilginin iletilmesi için ışığın kullanıldığı iletişim türüdür.نظام الاتصالات البصرية هو أي شكل من أشكال الاتصال عن بعد يستخدم الضوء كوسيلة النقل.
Aslında bu bilgi doğru ve geçerli ise bilginin hangi yönlendiriciden geldiği zaten belirlenemez.إن مثل هذه الاستجابة هي بيان حقيقي ، بغض النظر عما إذا كان الكيان يمتلك بالفعل المعلومات المطلوبة.
İslam'da Bilginin Temelleri.مفهوم المعرفة في الإسلام.
Fakat Bakanlık, Twitter hesabından böyle bir bilginin yayınlanmadığını söyledi."تم إلغاء حسابي الشخصي من قبل ادارة تويتر دون معرفة السبب حتى الان.
Diğer bir farklılık ise bilginin doğası gereği soyutlanabilir olmayışıdır.من وجهة نظر البوذيّة، لا يمكن فصل علم الاقتصاد عن المعارف الأخرى.
Böylece inanç ile bilginin sınırları kesin olarak birbirinden ayrıştırılmış olunmaktadır.الاعتقاد في البعث والآخرة، وهو ما يفتح الباب لبحث لانهائي في معرفة وخلق الزمن والذات.
Güzel soru bilginin yarısıdır.حسن السؤال نصف العلم.
Ben bilginin yurduyum, Ali de kapısı.أنا مدينة العلم وعلي بابها.
Konu hakkındaki bilginin orijinal kaynağı olarak kullanılır.Serve como fonte original da informação sobre o tópico.
Bilim devrimi, bilimi, bilginin gelişimi için bir kaynak olarak kurdu.A Revolução Científica estabeleceu a ciência como a origem de todo o crescimento do conhecimento.
Genlerdeki genetik bilginin aktarılması baz eşleşmesi ile gerçekleşir.A transmissão da informação dos genes é conseguida pela complementaridade do emparelhamento das bases.
Toplumsal inşacılık: Bilginin sosyolojik teorisidir.A construção social da realidade: tratado de sociologia do conhecimento.
Tasavvuf bu iki görüş arasında bilginin başka bir kaynağı olduğu iddiasındadır.Campbell sugere que a verdade está em algum lugar entre as duas possibilidades.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.Peter Wegner tem, adicionalmente, feito um grande trabalho nesta área da ciência da computação.
Burada bilginin doğruluğunun bir özne-nesne ilişkisi sorunu değil varlığın özüyle ilgili oldugu varsayılır.No entanto, este é um caso de ciência que tem nada a ver com falseabilidade em si.