bilgin ile cümle
bilgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.ואף שמהתהם שאלנא להם להודעותך די נכתב שם גבריא די בראשיהם׃
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.وسألناهم ايضا عن اسمائهم لنعلمك وكتبنا اسماء الرجال رؤوسهم.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.又 問 他 們 的 名 字 、 要 記 錄 他 們 首 領 的 名 字 、 奏 告 於 王
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.又 問 他 們 的 名字 、 要記錄 他 們首領 的 名字 、 奏告 於 王
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Aprendem o nível seguinte do conhecimento.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Înveţi următorul nivel de cunoaştere.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Je leert het volgende kennisniveau.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.그리고 다음 단계의 지식을 습득하게 되는 것이죠.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Man lærer det næste vidensniveau.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Man lernt die nächste Stufe des Wissens.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Megtanuljuk a tudás következő szintjét.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.On apprend le niveau supérieur de savoir.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Raggiungi il livello successivo di conoscenza.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Uno aprende el siguiente nivel de conocimiento.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Wchodzi się na kolejny poziom wiedzy.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Μαθαίνεις το επόμενο επίπεδο γνώσης.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Вы изучали новый уровень знания.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.Научаваш следващото ниво на познание.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.לומדים את הרמה הבאה של הידע.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.تتعلم المستوى التالي من المعرفة.
Bilginin bir üst seviyesini öğrenirsiniz.そして最後にアフリカどこにいっても
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Ich möchte nicht in einer Welt leben, in der Wissen überflüssig ist.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Ik weet niet of ik wil leven in een wereld waar kennis heeft afgedaan.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Jeg ved ikke om jeg vil leve i en verden hvor viden er overflødig.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Je ne sais pas si je veux vivre dans un monde où la connaissance est désuète.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.지식이 쓸모 없게 된 세상을 살고 싶은지 잘 모르겠어요.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Não sei se quero viver num mundo em que o conhecimento é obsoleto.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Nevím, jestli stojím o život ve světě, kde jsou znalosti přežitkem.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Nie chciałbym żyć w świecie, gdzie wiedza jest niemodna.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Non sono sicuro di voler vivere in un mondo dove il sapere è obsoleto.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.No sé si quiero vivir en un mundo donde el conocimiento sea obsoleto.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Nu știu dacă vreau să trăiesc într-o lume în care a cunoaște e învechit.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Tôi không biết liệu tôi có muốn sống trong một thế giới mà nơi đó kiến thức là lạc hậu không.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Δεν ξέρω αν θέλω να ζήσω σε έναν κόσμο όπου η γνώση θα έχει ξεπεραστεί.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Не нам какво е, ако живеехме в свят, в който знанието е оскъдно.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.Я не знаю, хочу ли я жить в мире, где знание устарело.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.אני לא יודע אם אני רוצה לחיות בעולם שבו ידע הוא דבר שעבר זמנו.
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.أنا لا أعرف إذا كنت أريد أن أعيش في عالم حيث المعرفة مهجورة .
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.文化的な教養が専門的知識として
Bilginin direkt aktarılması ile başlamayan.지식전달을 위한 수업이 아니라
Bilginin direkt aktarılması ile başlamayan.ולא מידע שצריך להעביר,
Bilginin direkt aktarılması ile başlamayan.وليس من فرض المعلومات فرضا
Bilginin direkt aktarılması ile başlamayan.授業ではなくゲームから始まったりもします
Bilginin içerisinde anlam yoktur. Asıl olan bizim bu bilgiyi nasıl kullandığımızdır.Information har ingen inbyggd mening, det är vad vi gör med informationen som betyder något.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Az információnak önmagában nincs jelentése.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Der er ikke noget indbygget betydning i information.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Er zit geen inherente betekenis in informatie.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Es gibt keine innewohnende Bedeutung in "Information".
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Il n'y a pas de sens inhérent à l'information.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Informace nenesou svůj vlastní význam.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Informácia nenesie žiaden podstatný význam.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Informacja nie posiada gotowego znaczenia.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Informația nu conține nicio semnificație inerentă.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.정보 자체에 내재된 의미는 없지요.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Ko hề có ý nghĩa nào gắn với thông tin.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Não há significado inerente na informação.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.No hay significado inherente en la información.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Non c'è alcun significato intrinseco nelle informazioni.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Tidak ada arti baku dalam informasi.
Bilginin içerisinde anlam yoktur.Οι πληροφορίες δεν εμπεριέχουν κάποιο έμφυτο νόημα.