Gizli bilgiler de saldırgana iletilebilir (anahtar bilgilerin iletilmesi).Lægerne sikrer også eventuelle beviser på overgrebet (evt. dna).
Bu nedenle, Sergius hakkında bildiğimiz bilgilerin çoğu düşmanlarından geliyor.Av den grunn kommer størstedelen av vår kunnskap om Sergius fra hans fiender.
Geçici kaydedici (temporary register) Bellekten alınan işlem bilgilerinin ilk durak yeri: geçici kaydedicidir.Aktuelle informasjonskilder for å utrede personlighetsforstyrrelser vil være: Anamnestisk intervju.
Giorgione'nin hayatına dair kısıtlı bilgilerin tamamı, Giorgio Vasari'nin Vite adlı eserinden elde edilmiştir.Mye av Rafaels liv blir omtalt i Giorgio Vasaris Vite.
Yazılan bilgilerin tümü İngilizce Vikipedi'deki maddesi'nden alınmıştır (İron Dome)Hele Reichsdeputationshauptschluss kan leses i fulltekst (på tysk) på naboprosjektet wikisource.
Bu bilgilerin toplanma ve yayılması istihbarat analizi veya istihbarat olarak bilinir.Pengumpulan dan penyebaran informasi ini dikenal dengan analisis intelijen atau penilaian intelijen.
Kullanılabilir bilgilerin bir kısmı 1972'ye kadar ABD'nin var olan programları ile ilgiliydi.Di Amerika Serikat, sebagian besar informasi yang tersedia ialah program yang eksis dari 1972.
Verdiği bilgilerin çoğu gördüklerine, bildiklerine ve işittiklerine dayanır.Dhammasavana artinya mempelajari dan sering mendengarkan Dhamma.
Krallık hakkında mevcut olan bilgilerin çoğu Samguk Yusa ve Samguk Sagi'den gelmektedir.Kebanyakan informasi yang diambil tentang kerajaan tersebut berasal dari riwayat Samguk Yusa Samguk Sagi.
Shepherd onlara bilgilerin ellerinde olup olmadığını sorar.Hoopa bertanya apakah mereka terkejut.
Önceki tarayıcılar, bilgilerin görüntülenmesi ve iletilmesi için birçok teknoloji ve sistemde mevcuttu.Sebelum penjelajah web dibuat, sudah ada teknologi dan sistem untuk melihat dan mentransmisikan informasi.
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.Pada awalnya berfungsi sebagai madrasah yang mengajarkan ilmu-ilmu Quran.
Yüz yıldan öncesi bilinmediğinden yakın zamanın bilgilerine dayanarak anlatalım."Tarikh" pembuatan diperkirakan pada 100 tahun terdekat bilamana tarikh pastinya tidak diketahui.
(7 Ocak 2011 bilgilerine göre).(7 Januari 2011).
Ancak alınan bilgilerin güvenilebilirliği konusu hala tartışılagelmektedir.Akan tetapi kesahihan data ini masih diperdebatkan.
Bunun yerine, kullanıcının hesap bilgilerini temsil eden bir sanal hesap numarası üretir.Thay vào đó nó tạo một số tài khoản ảo đại diện cho thông tin tài khoản người dùng.
U ve V sinyalleri renk bilgilerini içerir.Các tín hiệu U và V là tín hiệu "khác biệt màu sắc".
Vedalaşırlarken Esmé, anlatıcıyla haberleşmek istediğini söyler ve ondan iletişim bilgilerini alır.Sau khi nói lời từ biệt, cô gọi anh lại và mong muốn được nghe tiếp câu chuyện.
İlk kullanımı, kutsal bilgilerin yazılı olduğu kâğıtlar şeklindedir.Luật Thiêng liêng là những gì được ghi ở Kinh Thánh.
Ancak söz edilen salon 1927 yılında açıldığından bu bilgilerin doğruluğu hakkında şüpheler vardır.Một nghiên cứu được công bố vào năm 1977, nói về sự nghi ngờ tính xác thực của câu chuyện.
Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır.玃(かく)、猳国(かこく)、馬化(ばか)ともいう。
Apple Haritalar, gerçek zamanlı trafik bilgilerini görmek için de kullanılabilir.アップルのマップは、リアルタイムの交通情報を表示する事も可能である。
Bu bilgilerin çoğu kendinden öncekilerin ve kendisinin bilgi birikimine, deneyimlerine dayanmaktadır.また前五識と意識を合わせて六識または現行(げんぎょう)という。
İmam-ı Matüridi, ondan gelen kelam bilgilerini kitaplaştırmıştır.^ 清刷り (きよずり) とは、活版を上質の紙に刷ったもの。
Compiler tip bilgilerini tutarak JavaScript çıktısını optimize eder.後者は、型情報を抽出することで、JavaScriptの出力を最適化する。
Wall mart da ana ofis POS bilgilerini gün içinde birkaç kez alır.個々のウォルマートの店舗はレジからのPOSデータを日に何回か本社に送る。
Bu bilgilerin aktarımı vasiyeti üzerinedir.われわれの資料はその証拠に満ちている。
Bu da insanın bilgilerinin doğruluğunun sorgulanmasına neden oldu.それゆえ、彼の研究の正確性は疑われている。
Aygıt silindiğinde bilgilerin tamamı (Apple Pay'a eklediği kredi ve banka kartları dahil) aygıttan silinir.あらかじめチャージした金額の範囲内で、クレジットカードやiD(Apple Payを含む)として決済ができる。
PNR numarası yolcuların seyahat bilgilerine ulaşmasında önemlidir.このPNRは、乗客と関連する旅程のためのマスターPNR(Master PNR)と呼ばれる。
İlmihâl kitâplarında önce îtikâd (îmân) bilgilerine yer verilmiştir.かれらの前世の記憶を呼び覚ましてゆくかのように。
Bunun yerine, kullanıcının hesap bilgilerini temsil eden bir sanal hesap numarası üretir.相反,它會生成一個代表用戶帳戶信息的虛擬帳號。
Kullanıcılar Kişiler'de hangi hesapların kişi bilgilerini göstermesi gerektiğini seçebilir.用戶可以選擇哪些帳戶應在人員中顯示聯繫信息。
Bu vazifesini yapıp Medine’ye döndükten sonra da Kur’an ve din bilgilerini öğretmeye devam etti.歸国後,趙完璧作為敘述者,將自己的見聞與體驗作成了傳記《趙完璧伝》。
Eldeki bilgilerin hemen hepsi kendi eserinden bildiklerimizden ibarettir.其悉意正議,詳具其對,著之於篇,朕將親覽焉,靡有所隱。
Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır.内卦(下卦)坤、外卦(上卦)巽。
Farklı kaynakla gösterilmeyen tüm sonuç bilgilerinin alınma yeri için; "The Official Formula 1 website".. 除非另有說明,否則所有的賽事結果來自於The Official Formula 1 website. .
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.縣公主:簡稱縣主,始於東漢,詳見縣主。
İnsan kaynaklı (HUMINT) ham istihbarat bilgilerini toplamaktadır.以舉人納貲為知縣,累官至知府。
Dolandırıcılar hileli işlemler yapmak için kredi kartı bilgilerini kullanırlar.最後,骗徒在未经同意下使用信用卡资料购物。
Birim'e atfedilmesi, kitaptaki bilgilerin güvenilirliğinin sorgulanmasına neden oldu.这些信息的失实也为此书的可信度打上问号。
Tıbbi bilgilerini geliştirmek için Avrupa'ya gitti.返回歐洲之後,他轉向學術發展。
Bilgilerin elde edilmesinde büyük emeği geçen Samet BİRİNCİ ye teşekkür ederiz...逞幹識詳明,歷任三府,所在著績。
Eldeki bilgilerin kesinliği de söz konusu değildir.不知其信息来源是否可靠。
Bu bölgeler, istatistiksel bilgilerin sınıflandırılmasında da kullanılır.这些思想在数据压缩中也有应用。
Bu tabirin ağızdan ağza tabirinden farkı, bilgilerin gizlice (fısıltıyla) aktarılmasıdır.若無靜慮中間,更說何等名無尋唯伺?由此知,有靜慮中間,依之盡漏。
Özel göreceliliğe göre c, evrendeki bütün madde ve bilgilerin hareket edebileceği maksimum hızdır.根據狹義相對論,宇宙中所有物質和訊息的運動和傳播速度都不能超過c。
Bunlar A-GPS sunucuları uydudan yörünge bilgilerini indirmekte ve veritabanında saklayabilir.이러한 A-GPS 서버는 위성의 궤도 정보를 다운로드하여 데이터베이스에 저장한다.
Bunun üzerine ABD'den suçlamalara dair ellerindeki bilgilerin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir.재판의 결과는 신만이 알 수 있다고 주장하였으므로 신명 재판(神明裁判)이라고도 한다.
Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır.출연진들은 가운데로 모여 'ㅊ'자 (혹은 눈 결정 모양)을 형성한다.
Bilgi bileşeni temel olarak kullanıcı girişi bilgilerinin bir veritabanıdır.이때 중요한 것은 정보의 사용대상자의 이해정도이다.
Outlook Express, kişi bilgilerini depolamak için Windows Adres Defteri'ni kullanır ve sıkıca bütünleşir.아웃룩 익스프레스는 윈도우 주소록을 사용하여 연락처 정보를 저장하고 긴밀히 통합한다.
Nakamoto teknik konularda görüşürken kişisel bilgilerini açıklamamıştır.נאקאמוטו לא הסגיר מידע כלשהו על זהותו כשדיבר בפורומים על עניינים טכניים שקשורים לביטקוין.
Elinizdeki uçuş bilgilerini verin."יש לך מטוס לתפוס".
Haziran 2014'te Billboard, turnenin 2 Haziran'a kadar olan konserlerinin hasılat bilgilerini ilk kez paylaştı.בחודש יוני 2014, בילבורד פרסם את הנתונים הראשונים של ההכנסות לסבב, עד תאריך ה-2 ביוני.
Tıbbi bilgilerini geliştirmek için Avrupa'ya gitti.מאוחר יותר, חזר לאירופה לשם לימוד רפואה.
Bu durum bilgilerin herkes tarafından anında eklenebilmesine olanak verir.בצורה זו מבטיחים שכל המידע מגיע לבסוף ליעדו.
Sokrates’e ilişkin bilgilerin büyük çoğunluğu Platon’un yazılarından elde edilmektedir.Повечето от това, което знаем за Сократ идва от творбите на Платон.
Ayrıca kocasına "yasaklanmış" metafizik bilgilerini de sunar.Тя започва да разкрива на съпруга си знанията си по метафизика и по „забранената” мъдрост.
Yeni bilgilerin keşfinden sonra, dedektiflerin yeni bir arama izni çıkarmaları çok uzun sürmedi.Време да се търси ново куче почти няма.