Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgilerin ile cümle

bilgilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sistemlerden bazıları sensörler aracılığıyla tur bilgilerini kaydedebilmektedir.Il sistema raccoglie l'informazione grazie ai vari sensori.
Verdiği bilgilerin çoğu gördüklerine, bildiklerine ve işittiklerine dayanır.Они расспрашивают всех прохожих о том, что они видели и слышали.
Bu Tür testler olabilir ile desteklenmiş bilgilerinden Kasiski sınav.Это можно делать с использованием теста Касиски так же, как в описанном случае.
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.И они были в числе первых существ, возникших в мире, и отличались своей мудростью.
Profile : Kişisel bilgileriniz.PF: Персональные замечания.
Bazı hassas bilgilerin gizlendiği duruşma tutanakları Savunma Bakanlığı resmî sitesinden yayınlandı.2) В статье использованы материалы из опубликованных Министерством Обороны сведений:
Vedalaşırlarken Esmé, anlatıcıyla haberleşmek istediğini söyler ve ondan iletişim bilgilerini alır.«Мы простились, обещав продолжить знакомство, поддерживая переписку.
Güzel aktris İngilizce ve Fransızca dil bilgilerinede sahip.Актёр в совершенстве владел английским и испанским языками.
Kadın artık yatağa düşmüştür ancak bilgilerini eşine öğretmeyi sürdürür.Она опять идёт в школу и опять вынуждена скрывать свою магию.
SuitB, hem gizli hem de gizli olmayan ulusal güvenlik sistemlerini ve bilgilerini korumayı amaçlamıştır.Intelink охватывает защищённые совершенно секретные, секретные и несекретные компьютерные сети.
Bu da insanın bilgilerinin doğruluğunun sorgulanmasına neden oldu.Одной из них была проблема достоверности фактов.
Bu bilgilerin algılanması çocukların dil edinimi ile açıklanabilir.Рекомендуется обучать таких детей языку жестов.
İlk kullanımı, kutsal bilgilerin yazılı olduğu kâğıtlar şeklindedir.Он должен поступать в строгом соответствии с принципами священных писаний.
Eldeki bilgilerin hemen hepsi kendi eserinden bildiklerimizden ibarettir.وعلمه تعالى مغاير لعلم المخلوقين، فعلمه تعالى ذاتي قديم كامل منزه عن النقص، أما علمنا فعرض محدث قاصر.
Apple Kimliği sipariş için nakliye bilgilerin yanı sıra ödeme sağlayacaktır.سيوفر Apple ID معلومات الشحن بالإضافة إلى الدفع للطلب.
İnsan kaynaklı (HUMINT) ham istihbarat bilgilerini toplamaktadır.«بشرى الموحدين في معرفة أمور الدين».
1979 yılında görev aldığı askeri birliğin güvenlik cihazları ve askeri bilgilerinden sorumlu oldu.في عام 1979 أصبح مسؤولا عن جهاز الأمن والمعلومات في القوات.
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.فأقبل أهل العلم والمعرفة اقبالا شديدا علی مدرسة امام الصادق.
Dizi süresince Faraday, zaman yolculuğu hakkındaki bilgilerini paylaşarak dizide önemli bir rol oynamıştır.طوال فترة تواجده في الأحداث، يلعب فاراداي دوراً هاماً إذ يشارك معرفته في مجال "السفر عبر الزمن".
HERE Transit, 50 ülkede 700'den fazla şehir için toplu taşıma bilgilerini destekler.يقوم المركز بالمساعدة على تحسين نوعية الحياة للناس في أكثر من 70 بلدا.
RSSSF arşivi tarihsel ve güncel futbol bilgilerini içerir.أرشيف المنظمة يحتوي على المعلومات الحالية و التاريخية لكرة القدم في جميع أنحاء العالم.
Alternatif olarak, prosopagnozisi olan bireyler işitsel bilgileri görsel bilgilerin yerine kullanabilirler.بدلاُ من ذلك يمكن للفرد مع عمه تعرف الوجوه استخدام المعلومات السمعية من أجل استبدال المعلومات البصرية.
Teknoloji bilgilerini ilişkilendirmek gereken uygulamalar için ağ trafiği küresel bir anlayış sağlar.ليس من الغريب أن تلجأ الأعمال التجارية لتكنولوجيا المعلومات لمعالجة هذه الظاهرة.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.تُفيد بعض المقاربات البديلة بأنَّ المعلومات المفاجِئة تتمَيّز عن غيرها وبذلك يَسهُل تذكُّرها.
Profile : Kişisel bilgileriniz.الملف الشخصي "Profile".
Genelde bu iptal bilgilerinin izlenmesinde kullanılır.ويبدو غالباً أنهم أجبروا على قراءة بيانات معدة من قبل خاطفيهم.
Fuchs’un hidrojen bombası hakkındaki aktardığı bilgilerin kullanışlı olup olmadığı hala tartışma konusudur.Debate-se se a informação entregue por Fuchs relacionada com a bomba de hidrogénio teria sido realmente útil.
Bütün kullanıcılar katalog bilgilerini görebilir (basım tarihleri, baskı çeşitleri, resimler vb.).Todos os utilizadores podem ver as informações de catálogo (datas de emissão, tiragem de fotos, etc.)
Bilgi bileşeni temel olarak kullanıcı girişi bilgilerinin bir veritabanıdır.O componente de informação é basicamente um banco de dados de informações de entrada de usuário.
SuitB, hem gizli hem de gizli olmayan ulusal güvenlik sistemlerini ve bilgilerini korumayı amaçlamıştır.O suite é pretende proteger sistemas classificados e não-classificados e informação da segurança nacional.
Bazı hassas bilgilerin gizlendiği duruşma tutanakları Savunma Bakanlığı resmî sitesinden yayınlandı.Devido à algumas questões, todas as identidades secretas foram retiradas do banco de dados da polícia.
Farklı kaynakla gösterilmeyen tüm sonuç bilgilerinin alınma yeri için; "The Official Formula 1 website".Eu e o carro não merecíamos mais de dois" Resultado oficial da corrida no «site oficial da Fórmula 1».
Yine de tarihsel bilgilerin popülerliği devam etmektedir.O debate sobre dados abertos ainda continua evoluindo.
Dünyanın diğer ucundaki bir kişinin bilgilerinden faydalanılabilir.Existe uma capacidade de se imaginar no lugar do outro.
Veriler FAO sitesindeki 2008 yılı bilgilerinden alınmıştır.Dados do recenseamento geral da população de 2008 no site do ONS.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.Algumas abordagens alternativas dizem que informações surpreendentes se sobressaem e se revelam memoráveis.
Sokrates’e ilişkin bilgilerin büyük çoğunluğu Platon’un yazılarından elde edilmektedir.A maior parte das informações sobre Hípias são provenientes dos Diálogos de Platão.
Böylece şehitlerin bilgilerini bir araya getirdi ve mezarlıklardaki pek çok eseri ortaya çıkardı.Nós queremos libertá-la dos inúmeros museus que a cobrem toda de inúmeros cemitérios.
İletişim bilgilerinde doğrudan kopya.Contato Imediato com Mídia.
Kriton ikisinin bilgilerini merak eder.Resposta de Locke para ambos as questões é afirmativa.
Elinizdeki uçuş bilgilerini verin."Geef me wat resultaten van de vlucht!"
Dolandırıcılar hileli işlemler yapmak için kredi kartı bilgilerini kullanırlar.Handelsinformatiebureaus maken gebruik van credit scoring om een kredietprofiel op te stellen.
Paris'te 6 ay Pierre Janet ile bilgilerini derinleştirdi.In 1903 studeerde hij een half jaar in Parijs bij Pierre Janet.
Bunun üzerine ABD'den suçlamalara dair ellerindeki bilgilerin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir.De opgedane kennis namen zij mee terug naar de Creuse, waar zij die kennis verspreidden.
Genelde bu iptal bilgilerinin izlenmesinde kullanılır.Meestal wordt hiertoe een gebruikerstest afgenomen.
Bu durum bilgilerin herkes tarafından anında eklenebilmesine olanak verir.Alles wat men leert, kan direct in de praktijk worden gebracht.
Bu vazifesini yapıp Medine’ye döndükten sonra da Kur’an ve din bilgilerini öğretmeye devam etti.En dat hij tot hen kwam bij gesloten deuren en hen troostte en hen leerde.
Birim'e atfedilmesi, kitaptaki bilgilerin güvenilirliğinin sorgulanmasına neden oldu.Op basis van de beelden, trokken ze de authenticiteit van de inscriptie ernstig in twijfel.
Yine de tarihsel bilgilerin popülerliği devam etmektedir.Desondanks blijft het verhaal populair.
Giorgione'nin hayatına dair kısıtlı bilgilerin tamamı, Giorgio Vasari'nin Vite adlı eserinden elde edilmiştir.Zijn leven werd beschreven in de Vite van Giorgio Vasari.
General Guderian bu istihbarat bilgilerini Hitler'e sundu.Deze vertegenwoordiger gaf de rapporten aan majoor Cameron.
Tıbbi bilgilerini geliştirmek için Avrupa'ya gitti.Hij verhuisde naar Portugal om er medicijnen te studeren.
Yazılı kalıntısı bulunmayan kültürler hakkındaki bilgilerin çoğu bu kaynaklardan oluşmaktadır.Veel hits van artiesten die zelf niet schrijven zijn afkomstig van deze producers.
Dini bilgilerini ve dil bilgisini geliştirdi.Podziwiano jego mądrość i znajomość języków.
Ayrıca, Bing, resim ve video içeriği için sorgu dizesindeki kaynak URL bilgilerini de döndürecektir.Dodatkowo, Bing zwróci adres źródła, z którego pochodzą obrazy i filmy.
Uzun süreli bellek, bilgilerin devamlı kaldığı bellektir.Być przedmiotem, to tutaj być zawsze danym w doświadczeniu.
Sonuncusu ise coğrafî araştırmalar sonucu elde edilen bilgilerin söylenişidir.Przykładowe pytania: Jaką wiedzę teoretyczną uzyskali pracownicy?
Bilgilerin bir kısmı da Hitit kayıtlarından ve arkeolojik bulgulardan elde edilmiştir.Pewne informacje można czerpać z dzieł sztuki i znalezisk archeologicznych.
Ancak alınan bilgilerin güvenilebilirliği konusu hala tartışılagelmektedir.Wiarygodność tego przekazu bywa kwestionowana.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.Z drugiej strony istnieją teorie, że zaskakujące informacje wyróżniają się i przez to łatwiej je zapamiętać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod