Diğer ılık denizlerden de bu yunus türünün bulunduğuna dair bilgiler gelmektedir.È curioso notare come in questo luogo siano stati ritrovati solo esemplari giovani di questo squalo.
Gessner'in eserinde hayvanların isimleri gibi bazı bilgiler farklı dillerde de listelenmiştir.L'opera di Gesner include fatti in diverse lingue, come i nomi degli animali.
Sonuncusu ise coğrafî araştırmalar sonucu elde edilen bilgilerin söylenişidir.Domande sui dati ottenuti dopo ipotetiche osservazioni.
Madagaskar Madagaskar'daki şehirler listesi Madagaskar bilgileriLista di città del Madagascar Madagascar
Sinema bilgileriInformazioni sul film
Sanjay da Sunita'ya kendisi hakkındaki bilgileri anlatır.E la città andalusa gli mostrerà la verità su se stesso.
"Sezon Bilgileri"."Calcolo della Pasqua".
Gizli bilgiler de saldırgana iletilebilir (anahtar bilgilerin iletilmesi).Le risorse possono anche essere informazioni (dati).
Buraya kadar vermiş olduğumuz bilgilerden sonrası büyük babalarımızın rivayetleri üzerine anlatılacaktır.Tra questi libri ricordiamo quanto segue: Le Rire des Pères.
Bu bilgilerden daha sonraki MIR ve Uluslararası Uzay İstasyonu projelerinde yararlanıldı.Ciò si è ripercosso positivamente nella successiva costruzione della Stazione Spaziale Internazionale.
Bu madde 1987 yılında yayınlanan Sid Meier's Pirates! oyunuyla ilgili bilgileri içermektedir.Il videogioco è basato sull'originale Sid Meier's Pirates! del 1987.
Bu tahmin ediciler hesaplaması masraflı bilgiler saklayan ön belleklerdir.Questi predittori sono cache nel senso che immagazzinano informazioni che sono costose da calcolare.
XVII. yüzyıl gezgini Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde Kazlıçeşme'deki yerleşim ile ilgili bilgiler vermiştir.Nella diciottesima stagione si può intuire che il matrimonio con il reverendo è in crisi.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.L'FBI offrì una ricompensa di 5 milioni di dollari per informazioni utili alla sua cattura.
Nüfus kayıtlarında 1800'lü yıllara ait bilgiler yer alır.Questa è una lista di stati ordinati per popolazione nel 1800.
Açık ve seçik bilgiler alanıdır.Occorre perciò creare categorie precise e chiare.
Güney Sudan seçimleri hakkında bilgilerElezioni presidenziali in Ossezia del Sud.
Ancak yine de bu bilgilerde az çok neden-sonuç ilişkileri bulunur.Ciò, tuttavia, provocò non pochi problemi di comunicazione.
Elinizdeki uçuş bilgilerini verin."I racconti sul disco volante».
Bu makaledeki biyografik bilgiler Akün'ün yazısından aktarılmıştır.Molti aneddoti su questa attività compaiono nel libro autobiografico ...
Ayrıca sanatçı inceleniyorsa o sanatçıyı diğer sanatçılardan ayıran özel bilgilere ulaşılmış olur.Anche lui sembra vivo... lasciando così spazio a diverse interpretazioni da parte dello spettatore.
Resimleri ve diğer bilgiler için için bkz.Una biografia per immagini e documenti.
Bilgiler Miley Cyrus'ın web sitesinden alınmıştır.Il video ruota attorno alla sola Miley Cyrus.
Burkina Faso tarihi hakkında bilgiler</ref>Testi italiani.</ref>
Ölümüyle onurlandırılan hatırasından sonra, hakkındaki bilgiler tartışılabilir ve ispatlanmamıştır.Certamente la sua memoria fu abbellita dopo la morte e quindi le informazioni sono dubbie e discutibili.
Ailesi ve gençliği hakkında çok az ve zaman zaman birbiriyle çelişen bilgiler vardır.Della sua infanzia si possiedono poche e contraddittorie notizie.
Daha sonra ABD'ye Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde siyasal bilgiler okumak üzere taşındı.Si trasferì in seguito negli Stati Uniti per studiare all'University of Southern California.
10. asırda yazılmış bazı İslam kaynaklarında Hotan'la ilgili ayrıntılı bilgiler mevcuttur.Esistono numerose fonti di informazione per lo studio di Hotan.
Tren hareketleri, devamlı olarak bu hat kökenli bilgileri kullanarak radyo bloğu merkezi tarafından izlenir.Il movimento dei treni è così monitorato in continuità per mezzo dei radio block centre.
Ondan alınan bilgiler vardı.Altre cose egli voleva conoscere.
Otobiyografide kariyeri ve biseksüelliği hakkında bilgileri paylaştı.In un'intervista Moorehead confermò di aver avuto relazioni lesbiche o bisessuali.
Merkezi saat dilimi üzerinde senkronize olan bir gün/gece göstergesi de bilgileri tamamlar.Un indicatore giorno/notte sincronizzato sul fuso centrale completa l'informazione.
İnançlar sistemi dinin, en durağan, en sabit, en mutlak bilgilerini oluşturur.Deve stabilire una comunicazione nel modo più chiaro, potente e preciso possibile.
Statik konusu üzerine açıklama ve ayrıntılı bilgilerStatistiche di presenze e gol dettagliate.
Hayvanların anatomileri, davranışları, üremeleri ve coğrafi dağılımları üzerine bilgiler verir.Contiene articoli riguardanti studi scientifici di anatomia, comportamento e distribuzione degli uccelli.
Gündelik bilgi, yaşantılardan elde edilen pratik bilgilerdir.L'esperienza concreta si rifà alla conoscenza derivante dall'esperienza pratica.
KUNKE bu bilgileri, eserinin açıklamalar bölümünde başka kaynaklarla karşılaştırır. (...)È riconosciuto altresì il diritto di ricevere risposta in lingua slovena (...).
Belgeler ve bilgiler TFF Etik Kurulu'na gönderildi, TFF Etik Kurulu mütalaasını sundu.Cartine e ulteriori consigli sono offerti dal centro croato anti-mine.
Bu sistemlerden bazıları sensörler aracılığıyla tur bilgilerini kaydedebilmektedir.Il sistema raccoglie l'informazione grazie ai vari sensori.
Binanın giriş kapısının üzerinde, yapının 1932 yılında yapılan restorasyonuna ilişkin bilgiler yer almaktadır.L'aspetto attuale della porta deriva da una ristrutturazione del 1932.
Bu sebepden ötürü sosyoloji tarihe ya da tarihî bilgilere başvurmak zorundadır.Il ricorrente deve dunque narrare i fatti e le circostanze storico ambientali.
Trafik işaretleri: Trafikte yönlendirmeler ve bilgiler için kullanılır.Registri di indirizzo: gli indirizzi e sono usati per accedere alla memoria.
Plutarch kaynaklı bilgilere göre, Sezar'ın zaman zaman epilepsi nöbetleri geçirdiği düşünülmüştür.Plutarco riferisce che Cassio era seguace di Epicuro.
Bu, tekrar kullanılacak bilgileri saklama gereksinimini ortaya çıkarır.L'intenzione è proprio di dare risalto all'informazione che si sembra voler tralasciare.
Kesin olmayan bilgilerle, sayılarının çok az olduğu tahmin edilir.Se fossero o meno fondate, sono pochissime le fonti che ne dubitano.
Videolar ve fotoğraf galerileri ile de site ziyaretçilerine bilgiler aktarılmaktadır.Nella stazione sono installati i pannelli d'informazione audio e video per i viaggiatori.
Tümdengelim öncül bilgilerden yeni sonuçlar çıkarmaktır.Il nuovo status quo apre le porte a nuove scoperte.
Bu konuda kesin bilgilere ulaşılamasa da mahallenin kuruluşu 1800'lü yıllara tarihlenebilir.Mancando di dati precisi, si può collocare la sua nascita agli inizi del Seicento.
Ayrıntılı bilgiler ise netlik kazanmamıştır.La proprietaria non gli dà alcuna informazione utile.
Bundan sonra hayatı hakkında değişik tarihçiler farklı bilgiler verirler.Gli storici successivi raccontavano storie diverse.
Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Vol.Rivista di letteratura, Vol.
Ayrıca yazıtta, Ur Çor'un kendisi hakkında da bilgiler vardır.In quel frangente apprende anche delle informazioni su di NEO.
Eski çağlarda inisiyeler ezoterik bilgileri inisiyasyon topluluğu dışında kalanlardan tümüyle gizlemezlerdi.Ogni generazione impara da ciò che mancava in quella precedente.
O, Ben hakkında bazı bilgileri ele geçirdi.Он завладел некоторой информацией о Бене.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Они уменьшали влияние такой информации, интерпретируя её как ненадёжную.
Nokia, işlem tutarını açıklamadı; ancak en son bilgilere göre, bu rakam 200 milyon avro oldu.Сумму сделки Nokia не озвучила, но, по последним сведениям, она составила 200 миллионов евро.
Verdiği bilgilerin çoğu gördüklerine, bildiklerine ve işittiklerine dayanır.Они расспрашивают всех прохожих о том, что они видели и слышали.
Bu Tür testler olabilir ile desteklenmiş bilgilerinden Kasiski sınav.Это можно делать с использованием теста Касиски так же, как в описанном случае.
Birbirine denk dizgeler değişken değerleri hakkında birbirine tıpatıp aynı bilgileri vermektedirler.Они учатся понимать друг друга, то ссорясь, то испытывая нежность друг к другу.
MSDN2 ise Kasım 2004'te kaynaklı Visual Studio 2005 API bilgileriyle site kodu güncellendi.В ноябре 2004 года был открыт сайт MSDN2, в качестве источника информации по Visual Studio 2005.