Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.A tak jsem si uvědomil, že co potřebujeme udělat, je vytvoření masy informovaných občanů.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Dobbiamo quindi affrontare il compito di costituire una cittadinanza informata.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Donc je me suis rendu compte qu'il nous fallait nous lancer dans l'entreprise d'informer les citoyens.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Então eu apercebi-me de que tínhamos de passar por construir construir uma cidadania informada.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Ik besefte dus dat we dus werk moesten maken van de opbouw van een geïnformeerde burgermaatschappij.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.그래서 제가 깨달은 것은 우리가 해야 할 일은 바로 국민들을 깨닫게 하는 일이라는 것입니다.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Und so erkannte ich, dass wir zunächst erst einmal für eine informierte Bürgerschaft sorgen müssen.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Y entonces me di cuenta que teníamos que afrontar la cuestión de formar una ciudadanía informada.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Συνειδητοποίησα ότι πρέπει να ασχοληθούμε με τη δημιουργία ενός ενημερωμένου συνόλου πολιτών.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.И така осъзнах, че трябва да преминем през бизнеса за изграждане на информирани граждани.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.И я понял, что нам нужно заняться созданием проинформированного общества.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.ולכן הבנתי שעלינו להשקיע ביצירתו של ציבור אזרחי מיודע.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.لذا فقد أدركت أن علينا المرور عبر أعمال بناء مواطنة مستنيرة.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.築くことから始めなければいけない というわけで 私は経済学者における専門的な原則をすべて破って
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Avec un écran il pourrait informer les personnes ou les faire visiter de manière amusante et divertissante.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Com um ecrã pode informar pessoas ou guiá-las de uma forma divertida.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Con una pantalla podría informar o mostrar a las personas de una forma divertida y entretenida.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Cu un monitor, poate informa oamenii sau le poate arată împrejurimile într-un mod distractiv.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Dotandolo di un schermo, potrebbe informare le persone o condurle in giro in modo divertente.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Egy képernyővel tájékoztathatja az embereket vagy elvezetheti őket, mókás és szórakoztató módon.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Ekran może służyć informacją, albo oprowadzać gości w zabawny sposób.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.스크린을 이용해서 사람들에게 정보를 제공하거나 사람들의 주위를 돌아다니면서 즐겁게 만들어줄 수 있겠지요.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Met een scherm zou hij mensen kunnen informeren of de weg wijzen op een grappige manier.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Mit einem Monitor könnte er die Leute informieren, oder sie auf unterhaltsame und spaßige Art herumführen.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Og med en skærm informere folk eller vise dem rundt i en sjov og underholdende måde
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.S obrazovkou môže informovať ľudí alebo ich zábavnym spôsobom sprevádzať.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.S obrazovkou může informovat lidi na místě zábavnou formou.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Với một màn hình, nó có thể giới thiệu thông tin hoặc hướng dẫn mọi người đi đây đó một cách vui vẻ và thú vị.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.Με μια οθόνη θα μπορούσε να ενημερώνει τους ανθρώπους ή να τους ξεναγεί με διασκεδαστικό τρόπο.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.З дисплеєм він міг би інформаувати чи демонструвати в смішний та розважальний спосіб.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.С екран той може да информира хората или да им показва неща около тях по един приятен и забавен начин.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.С помощью экрана он может информировать людей, или сопровождать их, в приятной и развлекательной манере.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.עם צג הוא יכול להודיע לאנשים או להראות להם את המקום בדרך כיפית ומבדרת.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.من خلال شاشة، يمكنه أن يعلم الناس أو يأخذهم في جولة بطريقة ممتعة ومرحة.
Bir ekran ile insanları bilgilendirebilir ya da onlara eğlenceli bir şekilde etrafı gösterebilir.案内といったサービスを 楽しく提供できるでしょう 病院では医療器具を
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.すばらしく豊富な知識がありながら
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Cho chúng ta biết về ung thư vú, ung thư ruột kết ở phụ nữ.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Ci ha dato informazioni sul cancro al seno e al colon.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Det har lärt oss om bröstcancer och tjocktarmscancer hos kvinnor.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Informou-nos sobre o cancro da mama ou do cólon nas mulheres.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Innen jött az infó a mellrákról, vastagbélrákról.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.여성의 유방암과 대장암에 대한 정보를 주고 있습니다.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.les cancers du sein ou du colon chez la femme.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Ne-a informat de cancerul mamar, cancerul de colon la femei.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Nos informó acerca del cáncer de mama y de colon en las mujeres.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Sie informierte uns über Brustkrebs, Darmkrebs bei Frauen.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.We kregen informatie over borst- en darmkanker bij vrouwen.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Μας ενημέρωσε για τον καρκίνο του μαστού, τον καρκίνο του παχέος εντέρου στις γυναίκες.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.Тя ни информира за рак на гърдата, чревния рак при жените.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.על סרטן השד וסרטן המעי הגס בנשים.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.لقد نبهتنا إلى سرطان الثدي والكولون عند النساء
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Ci informa, ci dice qualcosa, ci offre risposte prima ancora che pensiamo alla domanda.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Den informerer og fortæller os, og giver os svarerne, før vi overhovedet har tænkt tanken.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Ia memberitahu kita, menyuplai jawaban bahkan sebelum kita memikirkannya.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Informál minket, mesél nekünk, válaszokat ad, mielőtt még rágondoltunk volna.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Informa-nos, diz-nos, fornece-nos respostas antes sequer de pensarmos nelas.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Informuje nás, mluví s námi, dává nám odpovědi předtím, než jsme vůbec na něco pomysleli.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.Informuje nas, przemawia do nas, dostarcza nam odpowiedzi, nim jeszcze zadamy pytanie.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.In vorm vertelt het ons, levert het ons de antwoorden voordat we erover hebben nagedacht.
Bizi bilgilendirir, bize söyler, daha düşünmeye fırsat bulamadığımız cevapları verir.그것은 우리가 미처 생각해 보기도 전에 우리에게 답을 알려줍니다.