Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgilen ile cümle

bilgilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.1.Evropskýsystém centrálních bank se skládá z Evropské centrální banky a národních centrálních bank.
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.A Miniszterek Tanácsa az Európai Parlamenttel folytatott konzultációt követően jár el.
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Det Økonomiske og Finansielle Udvalg afgiver udtalelse om Kommis- sionens rapport.
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Komitet Ekonomiczno-Społeczny wydaje opinięw odniesieniu do sprawoz- dania Komisji.
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Ministerineuvoston puheenjohtaja antaa Euroopan parlamentille tiedon hyväksytyistä toimenpiteistä.
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Preşedintele Consiliului de Miniştri informează Parlamentul European cu privire lamăsurile adoptate.
Bakanlar Konseyi Başkanı, kabul edilen tedbirler konusunda Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Εκδίδεται µετά α p i ό διαβούλευση µε την Οικονοµική και Κοινωνική Ε p i ι τ ρ ο p i ή .
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Avtal som ingås av unionen skall vara bindande för unionens institutioner och medlemsstaterna.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Consiliul informează Parlamentul European cu privire la aceasta.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Działania Unii i Państw Członkowskichwzajemnie sięuzupełniająi wzmacniają.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Evropski parlament ima letna zasedanja. Sestane se brez posebnega sklica drugi torek vmarcu.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Il en informe le Parlement européen.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Kromětoho zajišťuje vhodné spojení sdalšími mezinárodními organizacemi.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Ministerineuvosto antaa tästä tiedon Euroopanparlamentille.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Oprijatých opatreniach informuje Európsky parlament.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Sådanne aftaler forhandles og indgås i overensstemmelse med artikel III-227.
Bakanlar Konseyi, bu konuyla ilgili olarak Avrupa Parlamentosu’nu bilgilendirir.Специалните представители могат да участват в информирането на Европейския парламент.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Allora mi ha mostrato qualche foto di guance con puntini neri -- non molto utili.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Alors il m'a montré des images de petites joues avec des petits points noirs, ça ne m'en disait pas long.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Also zeigte er mir ein paar Bilder kleiner Wangen mit kleinen schwarzen Punkten -- nicht sehr informativ.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Aşa că mi-a arătat câteva poze cu obrazuri cu puncte mici şi negre -- nu era foarte informativ.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Hän näytti muutaman kuvan pienistä mustista pilkuista pienillä poskilla -- ei kovin valaisevaa.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Hij toonde me wat foto's van wangen met kleine zwarte stippen, die me niet veel zeiden.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.그는 제게 작고 검은 점들이 있는 몇가지 뺨 사진들을 보여주었지만, 별로 도움이 되진 않았습니다.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Lalu dia menunjukkan beberapa gambar dari pipi mungil dengan bintik hitam kecil -- tidak begitu informatif.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Mutatott néhány képet kis orcákról kis fekete pöttyökkel -- nem volt benne sok információ.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Pokazal mi je nekaj fotografij majhnih lic z majhnimi črnimi pikami -- ni bilo zelo informativno.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Så han visade mig några bilder. av kinder med små svarta prickar -- inte så informativt.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Så han viste mig nogle billeder af små kinder med små sorte pletter -- ikke særligt informerende.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Tak mi ukázal nejaké obrázky malých líc s malými čiernymi bodkami -- nie veľmi informatívne.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Tak mi ukázal pár obrázků s tvářemi, které mají malé černé tečky -- nic moc informativního.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Thế là ông ấy cho tôi xem một số bức ảnh chụp bên má với một số chấm đen -- không hữu ích cho lắm.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Więc pokazał mi jakieś zdjęcia policzków z małymi czarnymi kropkami... Niezbyt pouczające.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Y él me mostró algunas fotos de pequeñas mejillas con pequeños puntos negros-- nada muy informativo.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Οπότε μου έδιειξε μερικές φωτογραφίες μικρών μάγουλων με μικρές μαύρες κουκίδες -- όχι πολύ χρήσιμες.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.І він мені показав кілька фотографій маленьких чорних крапочок на маленьких щічках - не дуже інформативно.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Он показал мне несколько фотографий: небольшие щёки с маленькими чёрными точками, — не очень информативно.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.Така той ми показа няколко снимки на малки бузи с малки черни точици -- не много информативно.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.אז הוא הראה לי כמה תמונות של לחיים קטנות עם נקודות שחורות קטנות -- לא מאוד ברור.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.فأراني بعض الصور لخدود صغيرة بنقط سوداء صغيرة -- لم تكن غاية في الإفادة.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.うつった写真を見せてくれました たいして役には立ちませんでした 私は「歳をとって白髪になったら
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.우리는 백악관에 연구결과를 보고했고,
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik. Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Abbiamo ragguagliato la Casa Bianca e i membri del Congresso.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Am informat Casa Albă.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Chúng tôi đã từng giải trình với Nhà Trắng.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Hemos informado a la Casa Blanca.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Informámos a Casa Branca.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Nous avons fait un compte-rendu à la Maison Blanche.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Tájékoztattuk a Fehér Házat.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.We hebben het Witte Huis op de hoogte gebracht,
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Wir haben das Weiße Haus darüber unterrichtet.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Zdaliśmy raport prezydentowi, członkom Kongresu.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Έχουμε ενημερώσει το Λευκό Οίκο.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Мы информировали Белый Дом.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.Ние информирахме Белия дом.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.אנחנו עדכננו את הבית הלבן.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.لقد قمنا باطلاع البيت الابيض.
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik.何人もの議員も説得しました
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.정보를 전달하고 토론 함으로써 때로는 격렬한 논쟁이 오가도 하지만,
Bilgilendirici -- bazen hararetli -- tartışmalar yapıyoruz.כדי לקיים דיון מושכל-- לפעמים מלחמה לחיים ולמוות--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod