Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgi ile cümle

bilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bilgisayarımı güvende tutmak için gerekeni yapıyorum.I make sure to keep my computer secure.
Kelime bilgisini doğal bir şekilde öğrenin.Learn vocabulary in a natural way.
Benim için önemli bilgilere sahipti.She had important information for me.
Sanat hakkında fazla bilgim yok ama neyi beğendiğimi biliyorum.I don't know much about art, but I know what I like.
Tom'un Boston'da ne kadar kaldığı hakkında herhangi bir bilgin var mı?Do you have any idea how long Tom stayed in Boston?
Bu adam hakkında ne kadar bilgim var?How much do I know about this guy?
Layla doğruca bilgisayarına gitti.Layla went straight to her computer.
Bu bilgisayar kaç yaşında?How old is this computer?
Tom bana bilgisayarını ödünç verdi.Tom lent me his computer.
Bunun hakkında daha fazla bilgi edinmek istemez misin?Wouldn't you like to know more about that?
Birinin bilgisinin sınırlarını tanımak önemlidir.It is important to recognize the limits of one's knowledge.
Bir kişi akılsız ama bilgili olabilir.A person can be unintelligent, yet knowledgeable.
Cahil insanlar genellikle herkesten daha bilgili olduklarını düşünürler.Ignorant people often imagine they are more knowledgeable than everyone else.
Cahilim ama en azından bilgimin sınırlarını tanıyorum.I'm ignorant, but at least I recognize the limits of my knowledge.
Siz cahilsiniz, kendinizi çok bilgili olarak hayal edin.You are ignorant, yet imagine yourself to be very knowledgeable.
Kendinizi gerçekte olduğunuzdan çok daha bilgili olarak hayal edin.You imagine yourself to be far more knowledgeable than you really are.
Zeka ve bilgi iki çok farklı şeydir.Intelligence and knowledge are two very different things.
Zeka ve bilgi iki ayrı şeydir.Intelligence and knowledge are two independent things.
Biri cahil ama bilgili olabilir.One can be ignorant, but knowledgeable.
Dizüstü bilgisayar çalışmayı durdurdu.The laptop stopped working.
Dizüstü bilgisayar çalışmayı durduruyor.The laptop's stopped working.
Sen bir fen bilgisi öğretmeni değil misin?Aren't you a science teacher?
Bilgisayarı yok et.Destroy the computer.
Tom Mary'ye fen bilgisi ödevinde ona yardım edip etmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she could help him with his science homework.
Bilgi şifreli verilebilir.The information may be given in cipher.
Her biri kendi sanatında bilgilidir.Each one is knowledgeable in his own art.
Sami polis tarafından bilgilendirildi.Sami was briefed by police.
Sami, Ferit'in geçmişi hakkında Leyla'yı bilgilendirdi.Sami informed Layla of Farid's past.
Eski bilgisayarını kime verdin?Who did you give your old computer to?
Tom, yerel bir lisede bir fen bilgisi öğretmeni.Tom is a science teacher at a local high school.
Sami bir bilgisayar ekranının arkasındaydı.Sami was behind a computer screen.
Sami, Leyla'ya bilgisayarda bir mektup yazıyordu.Sami was typing a letter for Layla.
Sami, Leyla'nın bilgisayarına casus yazılım yükledi.Sami installed spyware on Layla's computer.
Sami'nin Leyla hakkında daha fazla özgeçmiş bilgisine ihtiyacı vardı.Sami needed some more background information about Layla.
Sami sohbet etmek için doğrudan bilgisayarına gitti.Sami went straight to his computer to chat.
Tarih hakkında fazla bilgim yok.I don't know much about history.
Matematikle ilgili pek bilgim yok.I don't know much about math.
Linguistik hakkında çok bilgim yok.I don't know much about linguistics.
Felsefe hakkında çok bilgim yok.I don't know much about philosophy.
Mühendislikle ilgili çok bilgim yok.I don't know much about engineering.
Dizüstü bilgisayarımı tamir edebilir misin?Can you fix my laptop?
Tom Mary'ye yeni bir bilgisayar satın almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to buy a new computer.
Tom, Mary'ye John'ın eski bilgisayarını almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy John's old computer.
Bilgili bir kişiyi dinlemek harika.It's marvellous to listen to a learned person.
60'lı yaşlar hakkında bilgi edinmek isterseniz The Beatles'ın müziğini çalın.If you want to know about the Sixties, play the music of The Beatles.
Onun bilgisi ve tecrübesi var.He has knowledge and experience.
Orada çok sayıda dergi hakkında bilgi bulabilirsiniz.There you can find information about a lot of magazines.
Arayan kimse, beni hemen bilgilendirsin!Whoever calls, let me know immediately!
Sezar onların gelişleri hakkında bilgilendirildi.Caesar was informed about their arrival.
Süreci bilgisayara aktarır aktarmaz, her şey daha kolay olacak.Once they computerize the process, it will all be easier.
Bilgisayarı açtım.I switched on my computer.
Bilgisayarımı kapattım.I switched off my computer.
İstediği bilgiyi Tom'a vermedim.I didn't give Tom the information he requested.
Sen fen bilgisi öğretmenisin, değil mi?You're a science teacher, aren't you?
Yelkencilik konusunda pek bilgim yok.I don't know much about sailing.
Tom'un müzik konusunda bilgisi çok kısıtlıdır.Tom knows very little about music.
Tom bilgisayarı düzeltmeye çalıştı.Tom has tried to fix the computer.
Tom'un bu konuda hiç bilgisi yoktu.Tom didn't know anything about it.
Tom bilgisayarı tamir etmeye çalıştı.Tom tried to fix the computer.
Her gün bir bilgisayar kullanıyorum.I use a computer every day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilgi ile cümle - Sayfa 29 - bilgi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App