Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgi ile cümle

bilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eklenen o bilgi için teşekkürler.Thanks for that added information.
Tom benim aldığım aynı bilgisayarı benden çok daha ucuza alabilirdi.Tom was able to buy the same computer I bought much cheaper than I was.
Polis bilgilendirildi.The police have been informed.
O çok önemli bir bilgidir.It's very important information.
Tom durum hakkında Mary'ye bilgi verdi.Tom briefed Mary on the situation.
Tom açıkça kimlik bilgilerine sahip.Tom clearly has the credentials.
Dizüstü bilgisayarlar bile geri dönüştürülebilir.Even notebooks can be recycled.
Çok iyi bilgilendirilmiyorsun.You're not very well informed.
Bu ayrıcalıklı bilgi.That's privileged information.
Tom'un bilgisayarı arabasındaydı.Tom's computer was in his car.
Henüz bilgilendirilmedik.We haven't been informed yet.
Artık daha fazla bilgiye sahibiz.We have more information now.
Daha fazla bilgi için Tom'u arayın.Call Tom for more information.
O yaygın bir bilgi değil.That's not common knowledge.
Lütfen bize biraz bilgi verin.Please give us some insight.
Bunun hakkında bilgim yok.I don't know about this one.
Onun hakkında henüz bilgim yok.I don't know about that yet.
Tom fonlar hakkında bilgi sahibi miydi?Did Tom know about the funds?
Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.For more information, contact us.
Daha fazla bilgi için, bizimle temasa geçin.For more information, get in touch with us.
Tom pazartesi günü bilgilendirildi.Tom was notified Monday.
Tom hakkında daha fazla bilgi edinin.Find out more about Tom.
Tom bilgili bir adam.Tom is a learned man.
Bu bir bilgisayar.This is a computer.
Kaç tane bilgisayarın olduğunu söyledin?How many computers did you say you had?
Tom'a bilgisayarını kullanabilip kullanamayacağımı sordum.I asked Tom if I could use his computer.
Sanırım aşağı yukarı istediğim bilgisayarı alacak kadar param var.I think I have just about enough money to buy the computer that I want.
Sanırım neredeyse istediğim bilgisayarı alacak kadar param var.I think I have almost enough money to buy the computer I want.
Tom onun bilgisayarını kullanmama izin verdi.Tom let me use his computer.
Ben bilgisiz değilim.I'm not clueless.
Bilgi ve cesur her zaman bir araya gelmez.Knowledge and brave don't always come together.
Fadıl olay hakkında bilgisiz kaldı.Fadil remained clueless about the affair.
ABD anayasası hakkında ne kadar bilgi sahibisin?How much do you know about the US Constitution?
O olay hakkında bir bilgim yok.I have no recollection of that event.
O bilgiyi nasıl aldın?How did you get that information?
Bu bilgi ne kadar güvenilir?How reliable is this information?
O konuda zaten bilgi sahibiyim.I already know about that.
O bilgiyi nasıl elde ettin?How did you acquire that information?
Avustralya hakkında ne kadar bilgi sahibisin?How much do you know about Australia?
Otopsiden ölüm nedeni hakkında az bilgi geldi.The autopsy yielded little information about the cause of death.
Fadıl, Leyla'nın gizli buluşma hayatı hakkında bilgi edindi.Fadil found out about Layla's secret dating life.
Fadıl o zaman İslam hakkında fazla bilgiye sahip değildi.Fadil didn't have much knowledge about Islam back then.
Fadıl mütevazı ve çok bilgilidir.Fadil is humble and very knowledgeable.
Fadıl'ın, Leyla'nın bir erkek arkadaşı olduğu hakkında hiçbir bilgisi yoktu.Fadil had no idea that Layla had a boyfriend.
Bir bilgisayar programcısı olmak istiyorum.I want to be a computer programmer.
Tom fen bilgisi ders kitabını evde bıraktı.Tom left his science textbook at home.
Bilgisayarımın fişini çektim.I unplugged my computer.
Tom bilgili göründüğümü söyledi.Tom said I looked sophisticated.
Ben yeni bir bilgisayar istiyorum.I want a new computer.
Sami o konuda daha fazla bilgi edinmek için İnternet'i taradı.Sami scoured the Internet to find more information about that.
Sami o konuda daha fazla bilgi bulmak için İnternet'i taradı.Sami scoured the Internet to find more information about that.
Bu bilgisayar çok yavaş.This computer is so slow.
Bu bilgisayar gerçekten hızlı.This computer is really fast.
Bu bilgisayarla ilgili hiç problemim olmadı.I've had no problems with this computer.
Dizüstü bilgisayarınızı bir süre ödünç alabilir miyim?Can I borrow your laptop for a second?
Bilgisayarınız ne kadar hızlı?How fast is your computer?
Bu konu hakkında çok bilgili görünüyorsunuz.You seem to be very knowledgeable about this subject.
Bu konuda çok bilgili görünüyorsun.You seem to be very knowledgeable about this.
Yeni bir bilgisayar aldım.I bought a new computer.
Bilgiyi zenginliğe tercih ederim.I prefer knowledge to wealth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilgi ile cümle - Sayfa 27 - bilgi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App