Neden ilk sen girmiyorsun. Ve bir bileti gişeye bırakırsın.Γιατί δεν μπαίνεις μέσα πρώτη. και να αφήσεις ένα εισιτήριο στην είσοδο;
Neden ilk sen girmiyorsun. Ve bir bileti gişeye bırakırsın.Во-первых, почему бы тебе не пойти вперед и оставить один билет на стенде.
Neden ilk sen girmiyorsun. Ve bir bileti gişeye bırakırsın.Защо не влезеш и остави единия билет на рецепцията.
Öğleden sonra 3'e kadar 973 bilet satılmış.Donc on répond que 973 tickets on été vendus jusqu'à 15h.
Öğleden sonra 3'e kadar 973 bilet satılmış.Por eso decimos que 973 entradas vendidas antes de las tres en punto.
Öğleden sonra 3'e kadar 973 bilet satılmış.Казваме, че 973 билети са продеадени до 15:00 часа
Okey, kapıcıya biletleri bırakınBueno, deja las entradas en la recepción.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.자리수가 아니라 예상 관중수에 생각중인 입장료를 곱합니다.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Multiplica el número potencial de asistentes, no de asientos, por el precio previsto de la entrada.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Multipliez le nombre potentiel de participants, et pas de sièges, avec le prix de l'entrée envisagé.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Multiplique o número previsto de espetadores — e não o dos lugares — pelo preço estimado das entradas.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Multiplizieren Sie die erwartete Zuschauerzahl mit dem Ticketpreis, nicht mit der Anzahl der Sitze.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Pomnóżcie liczbę potencjalnych uczestników, a nie miejsc, przez cenę biletów.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Υπολογίστε με τον πιθανό αριθμό ατόμων, όχι θέσεων, επί του εισιτηρίου που φανταζόσαστε.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.Умножьте примерную цену билета на количество потенциальных участников (не количество мест!).
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.תכפילו את מספר המשתתפים הצפוי, לא מושבים, עם מחיר הכרטיס הצפוי.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.أضرب العدد المحتمل للحضور، ليس المقاعد، في سعر التذكرة المتصور.
Öngörülen bilet fiyatlarını potansiyel katılımcı ile çarpın, koltuk sayısı ile değil.幅広い層の参加者を引きつけるには チケット代はそれなりに低くなければなりません
Onların ne beklediğini bilirsinzi sattıkları bilet sayısına bağlı üç dört tane ikincilik kazanan var거기서 아시다시피 사람들은 복권 숫자에 많은 기대를 했지요. 세네명의 2위 당첨자가 나올 거라고요.
Onların ne beklediğini bilirsinzi sattıkları bilet sayısına bağlı üç dört tane ikincilik kazanan varשם הם ציפו, אתם יודעים, בהתחשב בנתוני מכירות הכרטיסים שהיו להם, שיהיו להם שלושה או ארבעה זוכים בפרס השני --
Onların ne beklediğini bilirsinzi sattıkları bilet sayısına bağlı üç dört tane ikincilik kazanan varチケットの売り上げから考えれば 三人か四人の2等の当選者は パワーボールの5、6個の数字を当てた人なわけです
O özellikle Caruso duymak istedim. Cebimde kutusu için bilet vardı.그녀는 특히 Caruso을 듣고 싶었어요. 내 주머니에있는 상자에 대한 티켓을했다.
O özellikle Caruso duymak istedim. Cebimde kutusu için bilet vardı.خصوصا أنها أرادت أن نسمع كاروسو. وكان لي تذكرة لمربع في جيبي.
O özellikle Caruso duymak istedim. Cebimde kutusu için bilet vardı.は、すべての食事を通してIは何かがあったことラミーのアイデアの種を持っていた、知っていますか
Örneğin 2 lira toplayamaz, çünkü ya 0 bilet satar ve hiç para kazanmaz .0 枚のチケット販売では、何も収集しません。 これを書き留めさせてください。
Örneğin 2 lira toplayamaz, çünkü ya 0 bilet satar ve hiç para kazanmaz .그는 2달러는 절대 벌지 못합니다 왜냐하면 그는 복권 0개를 팔고 아무것도 못 벌거나
Örneğin 2 lira toplayamaz, çünkü ya 0 bilet satar ve hiç para kazanmaz .Han vil aldrig kunne samle 2 kroner ind, for hvis han sælger 0 lodder, får han ingenting.
Örneğin 2 lira toplayamaz, çünkü ya 0 bilet satar ve hiç para kazanmaz . Şöyle yazabiliriz:Creo que eso cubre de lo que acabo de hablar no-negativo, no decimos positivo porque podria ser cero
Örneğin 2 lira toplayamaz, çünkü ya 0 bilet satar ve hiç para kazanmaz .Той никога няма да може да събере $2, защото той може дори да продаде 0 билети и да не получи нищо.
Örneğin 2 lira toplayamaz, çünkü ya 0 bilet satar ve hiç para kazanmaz .حيث لا يمكنه ان يجمع 2$، لن يمكنه اما ان يبيع 0 بطاقة ولا يحصل على شيئ
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.사실 미국내 평균 가정은 1년에 복권을 사는 데 4,000불을 소비합니다.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Den gennemsnitlige husholdning bruger 4.000 dollars om året på lotto kuponer.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Der durchschnittliche Haushalt dort gibt $4.000 im Jahr für Lotterielose aus.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Egy átlagos háztartás évente 4000 dollárt költ lottóra.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Gospodăria obişnuită cheltuieşte 4000 de dolari pe an pe bilete de loterie.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Het gemiddelde huishouden geeft elk jaar $4000 uit aan loten.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.La famiglia media spende 4000 $ l'anno in biglietti della lotteria.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.La familia promedio gasta $4,000 al año en lotería.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Le ménage moyen dépense 4000 $ par an en billets de loterie.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.O agregado familiar médio gasta 4000 dólares por ano em bilhetes de lotaria.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Rata-rata rumah tangga menghabiskan 4.000 dolar per tahun untuk lotre.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Trung bình mỗi hộ gia đình tiêu 4000 đô la mĩ mỗi năm vào vé số
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.Средняя семья тратит 4 000 долларов в год на лотерейные билеты.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.משק הבית הממוצע מוציא $4,000 על כרטיסי הגרלה.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.المنزل المتوسط ينفق 4،000$ في السنة على بطاقات اليانصيب.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.宝くじに年間4000ドル費やしています すべきことは たくさんあります
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizceBilletes de autobúsfinés _ sueco _ inglés
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizceBussbiljetterfinska _ svenska _ engelska
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizceBussiliputsuomi _ ruotsi _ englanti
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizceTickets de busfinnois _ suédois _ anglais
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizceБилеты на автобусфинский _ шведский _ английский
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizceتذاكر الحافلاتالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Otobüs biletleriFince _ İsveççe _ İngilizce公共汽车票芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .그리고나면 두 번째 상품의 가능한 결과는 A나 C가 되었을 것입니다
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .A of C geweest.
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .A pak by možnými výherci druhé ceny byly lístek A nebo C.
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .AかCになるでしょう。 つまり、二回目の事象の可能な結果は、
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .E então os resultados possíveis para o segundo prêmio poderiam ser A ou C.
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .E quindi i possibili risultati per il sono premio sarebbero A o C.
O zaman ikinci hediye için de olası kazanacak biletler A ve C olurdu. .Så vil de mulige vindere af den anden præmie være A eller C.