Değiştireceğim. Çocukların akşam trenine bileti var, şimdi gitmeleri gerekiyor.Los niños tienen boletos para el tren nocturno, y deben irse ahora.
Diyelim ki 3 bilet var.3개의 티켓이 있다고 상상해봅시다.
Diyelim ki 3 bilet var. A,B ve C biletleri.Lad os for eksempel sige, at der er 3 kuponer i spil.
Diyelim ki 3 bilet var. A,B ve C biletleri.Możemy sobie wyobrazić sytuację, gdy mamy 3 bilety, powiedzmy bilety A, B i C znajdujące się w worku.
Diyelim ki 3 bilet var. A,B ve C biletleri.Você pode imaginar que existissem três bilhetes, digamos existem os bilhetes A, B e C no saco.
Diyelim ki 3 bilet var. A,B ve C biletleri.Можем да си представим, че ако са налице три билета, да кажем в чантата има три билета, А,B и C.
Diyelim ki 3 bilet var. A,B ve C biletleri.Уявіть собі, якщо б там було три квитки, скажімо квитки А,В і С у даній торбі.
Diyelim ki 3 bilet var.Je kan je voorstellen dat wanneer er drie loten zijn -- laten we zeggen:
Diyelim ki 3 bilet var.Představte si to tak, že tam jsou jen 3 lístky.
Diyelim ki 3 bilet var.鞄にチケットA, B, Cがあるとしましょう。
Doğduğun zaman sana ucube gösterisi için bir bilet veriyorlar.А какво ще кажете за компютрите, медицината, конструктивните материали?
Eğer 1 bilet satarsa 1 kere 3, toplam 3 lira alacaktır1개의 복권을 판다고 하면 3달러를 받고
Eğer 1 bilet satarsa 1 kere 3, toplam 3 lira alacaktır2 枚のチケットを販売している場合、 $6 を得るはずです。
Eğer 1 bilet satarsa 1 kere 3, toplam 3 lira alacaktırHvis han sælger 1 lod, vil det være M af 1, og så får han 3 kroner.
Eğer 1 bilet satarsa 1 kere 3, toplam 3 lira alacaktırm ، اذا باع بطاقة واحدة، سيحصل على 3$
Eğer 1 bilet satarsa 1 kere 3, toplam 3 lira alacaktırМ от - ако продаде един билет, той ще получи $3.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Dus als je het lot vervangen zou hebben, dan zou je onafhankelijk zijn geweest.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Então se você devolver o bilhete, você poderia ter eles independentes.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Jeżeli zwracamy bilet do puli biletów, to zdarzenia są niezależne.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .그래서 만약 티켓을 다시 넣으면, 독립적이게 됩니다
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Quindi, se tu sostituisci il biglietto, otterrai l'indipendenza.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Takže kdybyste lístek vrátili zpátky, měli byste nezávislé jevy.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Отож якщо б повертали квиток назад то незалежними.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .Така ако бяхме върнали билета, щяхме да имаме независимост.
Eğer bilet yerine koyulsaydı bağımsız olurdu. .独立しているといえます。 ですが、実際にはチケットは戻されずに、賞品に貼り付けられているので、
Eğer bir mola hakkı yaptım çünkü Biz onları asla bulamayacaksınız kayaklar semender ancak biletPolicaj rachna podporo tam ker ste odmor pravice bomo nikoli jih dobili smuči močerad ampak
Eğer yeteneğin olsaydı seni sevebilirdim Bu bizim şovumuz unutma...Sen sadece biletleri satarsın.C'est notre show, n'oublie pas. Tu nous as payé l'avion, c'est tout. Je me débrouille toute seule.
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.Compruebe las condiciones para las reducciones en las oficinas de billetes.
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.Kontrollera villkoren för pensionärsrabatten på biljettkontoren.
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.Tarkista eläkeläisalennuksen ehdot lipputoimistoista.
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.Vérifiez les conditions des réductions pour retraités aux billetteries.
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.Уточняйте условия скидок для пенсионеров в кассе.
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.قم بفحص الشروط الخاصّة بالتخفيضات للمتقاعدين من مكاتب التذاكر.
Engeliniz nedeniyle toplu taşıma biletlerinin ücretlerinde de size indirim uygulanabilir.På grund av ditt handikapp kan du även få rabatt på kollektivtrafikens biljettpriser.
Engeliniz nedeniyle toplu taşıma biletlerinin ücretlerinde de size indirim uygulanabilir.Voit saada vammasi takia myös alennuksia julkisen liikenteen lippujen hinnoista.
Engeliniz nedeniyle toplu taşıma biletlerinin ücretlerinde de size indirim uygulanabilir.Вы также можете получать вследствие своей травмы скидки при приобретении билетов на общественный транспорт.
-- en küçük afişinden oyun biletlerine kadar -- her yönüyle ben tasarlıyordum.그 방식은, 가장 작은 광고, 티켓, 그것이 무엇이든간에 모두 저에 의해 디자인되어진다는 것이었습니다.
-- en küçük afişinden oyun biletlerine kadar -- her yönüyle ben tasarlıyordum.la più piccola pubblicità, il biglietto, qualunque cosa -- era disegnata da me.
-- en küçük afişinden oyun biletlerine kadar -- her yönüyle ben tasarlıyordum.la publicité la plus petite, le ticket, quoique ce soit - était dessinée par moi.
-- en küçük afişinden oyun biletlerine kadar -- her yönüyle ben tasarlıyordum.כאשר כל היבט המודעה הכי קטנה, הכרטיס, לא חשוב מה עוצב על ידי
-- en küçük afişinden oyun biletlerine kadar -- her yönüyle ben tasarlıyordum.حيث أن كل جانب من جوانب المشروع أصغر اعلان والتذاكر وكل شيء كان من تصميمي
-- en küçük afişinden oyun biletlerine kadar -- her yönüyle ben tasarlıyordum.一番小さな広告 チケット あらゆる物の デザインを 私がしたのです 統一書式などありませんでした
En ucuz biletler takriben beş Avro ve en pahalı biletler ise on Avro’nun üstündedir.Halvimmat liput maksavat noin viisi euroa ja kalleimmat liput yli kymmenen euroa.
En ucuz biletler takriben beş Avro ve en pahalı biletler ise on Avro’nun üstündedir.Las más baratas cuestan aproximadamente cinco euros, y las más caras sobrepasan los diez euros.
En ucuz biletler takriben beş Avro ve en pahalı biletler ise on Avro’nun üstündedir.Les billets les moins chers coûtent environ 5 euros et les plus chers plus de 10 euros.
En ucuz biletler takriben beş Avro ve en pahalı biletler ise on Avro’nun üstündedir.Som billigast kostar biljetten ungefär fem euro, som dyrast över tio euro.
En ucuz biletler takriben beş Avro ve en pahalı biletler ise on Avro’nun üstündedir.Самые дешёвые билеты стоят около пяти евро, а самые дорогие – более десяти евро.
En ucuz biletler takriben beş Avro ve en pahalı biletler ise on Avro’nun üstündedir.التذاكر الأرخص تكلف تقريباً خمسة يورو والتذاكر الأغلى تكلف أكثر من عشر يورو.
Fandango ile bilet satın alabilrim, film hakkında Wikipedia, IMDB'den okuyabilirim.Я могу купить билеты с помощью Fandago, Я могу прочитать об этом в Wikipedia, IBDM.
Fandango ile bilet satın alabilrim, film hakkında Wikipedia, IMDB'den okuyabilirim.أستطيع شراء تذاكر مع Fandango وقراءة شئ عنها في الويكيبدياء IMDB
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz, Aynı şeye iki kere para vermem.Diferenţa este că atunci când aţi pierdut biletul v-aţi spus, nu voi plăti de două ori pentru acelaşi lucru.
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz, Aynı şeye iki kere para vermem.Forskellen er, at da man tabte billetten siger man til sig selv, jeg betaler ikke to gange for den samme ting.
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz, Aynı şeye iki kere para vermem.Rozdiel je, že keď ste stratili lístok, poviete si, nebudem platiť dva krát za tú istú vec.
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz, Aynı şeye iki kere para vermem.Rozdíl je v tom, že když jste ztratili lístek, říkáte si, nebudu platit dvakrát za jednu věc.
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz, Aynı şeye iki kere para vermem.Η διαφορά ειναι ότι όταν χάσατε το εισιτήριο λέτε στον εαυτό σας, δεν πληρώνω δύο φορές για το ίδιο πράγμα.
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz, Aynı şeye iki kere para vermem.Разликата е, че когато загубихте билета, си казахте: няма да плащам два пъти за едно нещо.
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz,Het verschil is dat je, toen je het kaartje verloor, bij jezelf dacht:
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz,Khác ở chỗ khi bạn đánh mất chiếc vé bạn tự nhủ,
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz,그 차이는 극장표를 잃은 경우 똑같은 극장표를 사려고
Farklı olan şu; bileti kaybettiğinizde kendinize şöyle dersiniz,La diferencia es que al perder el boleto se dijeron a sí mismos,