Malmö’ye iki bilet satın aldım.Jag köpte två biljetter till Malmö.
Bilet internet üzerinden veya tren istasyonlarından temin edilebilir.Квитки можна купити онлайн, на залізничній станції, або в самому поїзді.
18 Kasım 2016 tarihi itibarıyla satışa sunulan biletler 38-2.130 $ olarak fiyatlandırılmıştır.Квитки на шоу надійшли в продаж 18 листопада 2016 року, вартістю від 38 доларів до 2130 доларів.
21 Kasım 2012'de SVT, resmî bilet satışlarını başlattı.21 листопада 2012 телеканал «SVT» офіційно оголосив про початок старту продажу квитків.
Ama bir gün Willy Wonka 5 çikolata ambalajının altına altın bilet saklamıştır.А в місті з'явилися оголошення, що Віллі Вонка поклав у шоколадки 5 золотих квитків.
Böylece o da ikinci bileti bulur.Ви можете також купити квиток на 2 дні.
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.Також повідомлялося, що в день НП він був черговим.
Kåren'de verilen bu konserde bütün biletler satıldı.Всі квитки на цей концерт були розпродані протягом одного дня.
Yaklaşık 1.021.000 bilet satıldı.Було продано 11,2 мільйона квитків.
Bilet makineleri ile para kazanılır.Для пільгового проїзду використовуються паперові квитки.
Biletlerin satıldığı birçok farklı nokta mevcuttur.Кількість таких працівників залежить від кількості проданих квитків.
Biletler, birinci kattaki müzede de satın alınabilir.Музейна крамниця також розташована на першому поверсі.
2009 yılına kadar tüm biletler satılmış durumdadır.На 2009 рік всі замовлення були виконані.
60 milyon bilet satışına ulaşmıştır.Дохід проданих копій $300 млн.
"Mars'a tek yön bilet") sunumunda verildi.Вона назвала план «Подорож до Марса».
Tur biletleri 38 saniyede satılarak bitti.Вихід закінчився о 12 годині 38 хвилин.
2,2 milyondan fazla bilet satılarak 2009'un en çok sinemada izlenen 9. filmi oldu.В Україні стрічка зібрала 2,6 млн. $, таким чином потрапивши в число найкасовіших фільмів 2011 року в Україні.
İşte benim biletim.Ось мій квиток.
Ona bir bilet satın aldı.Вона купила йому квиток.
Bir biletin var mı?У тебе є квиток?
Bu bilet kağıttan.Цей квиток паперовий.
Biletler için teşekkür ederim.Дякую за квитки!
Bilet kalmadı.Квитків більше немає.
Bir biletiniz var mı?У вас є квиток?
Bu biletleri kim ödeyecek?Хто заплатить за ці квитки?
Bir bilet beş yüz yen.Один квиток коштує п'ятсон ієн.
Dört tane bilet istiyorum, lütfen.Мені чотири квитки, будь ласка.
Biletler için teşekkürler!Дякую за квитки!
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana Lucia si koupila lístek na Let 815, chtěla se vrátit do Los Angeles.
Bilet fiyatları kişi başı on üç Amerikan Doları olmakla birlikte çocuklar ve yaşlılar için indirim vardır.Vstupenka pro jednu osobu stojí 14 USD, se slevami pro děti a seniory.
Biletler pop müzik tarihinin en pahalı biletleriydi.Zajímavostí je, že lístky na tuto show byly a stále jsou nejdražšímy lístky na koncert v historii Popu.
Şu anda sezon biletleri için bekleme listesinde 14,000 kişi var.Před startem sezóny tým obdržel 143 tisíc žádosti o sezónní vstupenky.
2009 yılına kadar tüm biletler satılmış durumdadır.Od roku 2009 se zde neprodávají jízdenky.
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.Oba měli zakoupené lístky do první třídy s přestupem na let do Los Angeles v Kalifornii.
Buna ek olarak dönüş biletine sahip olmaları da gereklidir.Zakoupit je rovněž možné zpáteční jízdenku.
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.O víkendech také otevřela všechny své prodejny.
Bir gün, bir kadının çantasını çalarak Paris'e gidecek bilet almayı başarır.Potom ukradne cizímu člověku peněženku a peníze použije ke koupi autobusové jízdenky do Utahu.
Biletleri satma gücünü kanıtlamış oldu.Vyjadřuje kupní sílu mezd.
30 Aralık 2008'de tüm biletleri tükenen festival, bir satış rekoruna da imza attı.V říjnu 2008 došlo k prolomení 30 bodové hranice, která signalizuje přeprodaný trh a dává nákupní signál.
Diğer öğrencilerle dövüşürken o da dördüncü bileti bulur.Po takových třech pasech licituje ještě i hráč čtvrtý.
20 Nisan'da satışa çıkarılan turnenin ilk konserinin biletlerinin tamamı 47 dakikada tükendi.20. dubna bylo dáno do prodeje 40 000 lístků na první koncert, které byly vyprodány za 47 minut.
Barney, Lily New York'a geri dönsün diye uçak biletini bile almıştır.Ukázalo se, že to byl Barney, kdo přesvědčil Lily, aby se vrátila do New Yorku, Koupil jí i letenku domů.
Biletlerin satışa çıkmasından sonra, birçok konserin biletleri tükendi.Kvůli slabému prodeji vstupenek bylo několik koncertů v Evropě zrušeno.
23 Mayıs 2012. ^ "EURO 2012 biletlerine hücum".Nedělní los kvalifikace EURO 2012?
Biletler satışa sunulur.Vstupenky se už ale dají koupit.
Film gişe hasılatında çok başarılı oldu ve 370 milyon doların üzerinde bilet sattı.Film se stal trhákem a vydělal přes 325 milionů dolarů.
2003 yılında ise bu rekoru tekrar kırıp toplam 140,740 bilet sattı.V roce 2014 vzrostly prodeje Škody o 12,7% a prodala tak rekordních 1 037 200 vozů.
Şoför bileti kestiğini doğrular.Řidič vydává bločkové jízdenky.
Bozuk para ya da elektronik bileti araca binerken hazır bulundurmak.Řidič mívá k dispozici bločkové jízdenky nebo přístroj, pomocí kterého jízdenku vytiskne.
Bu konserin biletleri satışa çıktıktan 12 dakika sonra tükendi.Vstupenky na tuto událost byly vyprodané po 30 minutách prodeje.
Maçı 14,838 biletli seyirci izledi.Maximální návštěvnost basketbalových zápasů je 14 846 fanoušků.
Forbes, Live Nation'ın turne için belirlediği bilet fiyatlarını takdirle karşıladı.Publicația Forbes a vorbit despre prețurile „demne de laudă” asigurate de Live Nation pentru turneu.
Geri kalan otuz dört bin bilet ise Portekizlilere ve sponsorlar için ayrıldı.Restul de 24.500 de bilete au fost alocate sponsorilor și oficialilor.
Biletler farklı yarışmalarla hayranlara dağıtıldı.Biletele au fost vândute către fani prin intermediul a diverse competiții și provocări.
30 Aralık'ta satışa sunulan SummerSlam biletleri kırk dakikada satılmıştır.Biletele au fost puse în vânzare pe data de 30 decembrie și s-au vândut în 40 de minute.
Satışa sunulan Avrupa biletleri hemen tükenmiştir.Toate biletele puse în vânzare au fost epuizate.
Biletleri satma gücünü kanıtlamış oldu.Preturile erau reglementate de puterea de cumparare.
Meksiko'daki iki konserin biletleri üç saatten kısa sürede tükendi.Două concerte din America de Nord au fost amânate pentru luna aprilie.
Biletler satışa çıktığından itibaren 20 dakika içerisinde tükenmiştir.Biletele s-au epuizat într-o oră de la punerea în vânzare.
"Kupa finali bilet fiyatları açıklandı".La ce valoare se ridică prețul final al proiectului de modernizare”.