Ana içeriğe geç
Sözlük

bilet ile cümle

bilet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2004 yılında ise toplam 143,033 bilet satıldı.К концу 1997 года в Японии было продано 143,114 копий игры.
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'ndaki galayı yaklaşık beş bin biletli izleyici izledi.Матчи чемпионата, проводимые на природном катке Славии, посещали около 5000 зрителей.
"Piyango Biletleri".«Счастливый билет».
AEG Live da konser bileti satın alanlara parasını iade etmiştir.Группе приходится вернуть зрителям деньги за билеты.
Festivale katılabilmek için önceden rezervasyon yaptırmak ve bilet almak gerekmektedir.Для поездки требуется заранее покупать билет.
2009/2010 senesinde yaklaşık 7,000 kombine bilet satmıştır.В период с 1974 по 2000 год было продано около 2,5 тысяч произведённых по лицензии самолётов.
Biletlerin fiyatları kategorilere göre belirlendi.Цены призов всегда указываются в билетиках.
"Kupa finalinin biletleri satışa çıkıyor!".ПОЧЕМУ БИЛЕТЫ НА ФИНАЛ КУБКА ОКАЗАЛИСЬ У СПЕКУЛЯНТОВ.
Bilet rezervesi yapmış turistler daha kısa bir zaman içinde müzeyi ziyaret edebilir.В ней, приезжающие туристы, кроме посещения музея, могут помолиться.
Bu dünya turunun her konserinde 400 bilet kimsesiz çocuklar için rezerve edilmiştir.На каждом концерте, по крайней мере в США, Джексон резервировал 400 билетов для неимущих детей.
Dört kategorideki bilet fiyatları €390, €280, €160 ve €70 olarak açıklandı.Билеты были доступны в четырёх ценовых категориях: 70, 160, 280 и 390 евро.
Tüm gösterimler için biletler tükenmiştir.Билеты на спектакль раскупаются сразу же..
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.حصل المختطفان كلاهما على تذاكر الدرجة الأولى للطيران إلى لوس أنجلس، كاليفورنيا.
ABD ve Avrupa'daki çeşitli konserleri içeren turnedeki 47 konserin biletlerinin tamamı satıldı.وفي هذه الجولة، تم بيع جميع التذاكر المعروضة ل 47 حفلة متنوعة في الولايات المتحدة، وأوربا.
Filmin galası 16 Temmuz'da yapıldı ve ilk haftasında rekor sayıda bilet sattı.أُقيم احتقال الفيلم في 16 من يوليو ، بِيع عدد قياسي من التزاكر في الأسبوع الأول .
Açık artırmalar başarılı olmuş, kimi biletler itibari değerlerinin on yedi katı fiyata satılmıştır.وقد كان المزاد ناجحا،حيث بيعت بعض التذاكر بقية تفوق قيمتها الأصلية بسبعة عشر مرة.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.وبفضل ذلك يمكن الذهاب بتذكرة واحدة إلى أي مكان في المدينة.
Ve her mekanda tüm biletleri satıldı.وسجل في كل مكانٍ أرقامَ مبيعاتٍ قياسية.
Kulüp ilk üç yılındaki tüm biletlerin hepsini sattı.فلقد بيعت كل النسخ من الطبعة الأولى في غضون ثلاثة أشهر.
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.وزارة الخزانة في المملكة المتحدة أيضا وضعته في قائمة تجميد الأصول في نفس اليوم.
Sony ilk 24 saat içinde 30.000 bilet satışının yapıldığını açıklamıştır.وقد بيع 600,000 جهاز في اليومين الأولين من إعلان سوني التخفيضات الجديدة.
Konser biletleri 1.47 saniye içinde tükendi.تم بيع التذاكر في 71 ثانية.
Turun çoğunluğunun biletlerinin hepsi satıldı, toplamda 80 şovdan $208 milyon gelir elde edildi.وقد تم بيع كل تذاكر الحفل، وبعض التذاكر وصلت المزايدة عليها لقدر 20،000 دولار.
Bilet satışından yaklaşık 30 milyon Mark hasılat elde edilmişti.حيث حقق دوفرات نحو 40 مليون دولار من هذا البيع.
Biletçilik işini becerememişti.لا اعتقد بأننا سرقنا بطاقة التأهل .
MSN Travel, uçak biletleri satın almak için en uygun zamana ilişkin tahminler önermektedir.MSN Travel oferece previsões sobre quando será o melhor momento para comprar passagens aéreas.
Ayrıca Madonna, Brezilya'daki üç konser için iki günde 100,000'den fazla bilet sattı.Madonna vendeu mais de 100 mil ingressos em dois dias para três apresentações no Brasil.
1972: Pas bilet programı başlatıldı ve sadece 21 yaş ve altı gençlere satılıyordu.1972: O programa foi iniciado, limitado aos viajantes entre os 21 anos ou mais novos.
Turne biletleri 19 Kasım’da satışa sunuldu ve 3 dakika içinde tüm biletler satıldı.Os ingressos começaram a ser vendidos em 19 de novembro, e foram vendidos em apenas três minutos.
15 dakika içinde film için biletler tükendi.Os ingressos para o filme foram esgotados em 15 minutos.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana-Lucía compra uma passagem no Voo 815 para voltar para Los Angeles.
Şu anda sezon biletleri için bekleme listesinde 14,000 kişi var.Cerca de 86.000 nomes estão na lista de espera de ingressos para a temporada.
Türkiye'de İstanbul konseri için satışa sunulan 47.000 bilet dört gün içerisinde tükendi .Na Turquia, 47 mil ingressos para o show de Istambul esgotaram em quatro dias.
Tüm 38,000 biletin hepsi satıldı.Todos os 39 mil ingressos foram vendidos.
Augustus hayırsever bir vakfın yaptığı bağışla Amsterdam'a bilet alarak Hazel'a sürpriz yapar.Augustus surpreende Hazel com passagens para Amsterdã.
Bir gün Santiago sokakta María Mercedes'i piyango bileti satarken görür.Uma manhã, quando está no jardim, vê Maria Mercedes (Thalía) vendendo bilhetes de loteria na rua.
Dört kategorideki bilet fiyatları €390, €280, €160 ve €70 olarak açıklandı.Os ingressos estavam a venda em quatro faixas de preço: 390 euros, 280 euros, 160 euros e 70 euros.
Biletlerin satışa çıkmasından sonra, birçok konserin biletleri tükendi.Logo após o início da venda dos ingressos, a maioria dos shows estavam esgotados.
Tur biletleri 38 saniyede satılarak bitti.As vendas de ingressos para a primeira data de Londres da turnê foram esgotadas em 38 segundos.
Geri kalan otuz dört bin bilet ise Portekizlilere ve sponsorlar için ayrıldı.Os 6 000 ingressos restantes foram destinados aos patrocinadores e funcionários.
28 Ekim 2015 tarihinde biletler ilk kez satışa sunuldu ve birkaç saat içinde tükendi.Em 28 de outubro de 2015, o primeiro lote de ingressos da peça se esgotou em poucas horas.
Planetaryum giriş biletleri, yetişkinler ve öğrenciler için 4 Euro'dur.As entradas custam 7 euros para adultos e 5 € para crianças e idosos.
Tüm gösterimler için biletler tükenmiştir.Todos os três shows tiveram ingressos esgotados.
Turnenin bilet satışları ilk olarak Gaga'nın resmî hayran sitesi Littlemonsters.com üzerinden başladı.Os bilhetes foram primeiramente disponibilizados para os membros da rede social de Gaga, Littlemonsters.com.
Diğer dört boksör ise ikinci Afrika elemesinde Pekin biletini aldı.Os outros quatro boxeadores classificaram-se no segundo torneio qualificatório do continente.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.É possível ir para qualquer lugar da cidade pagando-se apenas uma passagem.
Maçı 8,016 biletli seyirci izledi.Isso totalizou 16.08 milhões de telespectadores.
2004 yılında ise toplam 143,033 bilet satıldı.Em um mês, a campanha levantou 144.341 dólares.
Ve her mekanda tüm biletleri satıldı.No qual os ingressos foram todos vendidos imediantamente.
Biletler hastane, yetimhane ve hayır kurumlarına dağıtılmıştır.Fundou novos hospitais, asilos e orfanatos.
"Piyango Biletleri".«Receitas de bilheteira».
Satışa sunulan Avrupa biletleri hemen tükenmiştir.Os ingressos para esta apresentação se esgotaram rapidamente.
Buradan sezonluk bilet ve maç biletleri satın alınabilir.Você pode comprar ingressos e uniformes do União.
Bilet gişesinde çok sıra var.A fila é muito longa na bilheteria.
Konserlerin biletleri 20 dakika içinde tükenmişti.De kaarten voor beide concerten waren binnen 20 minuten uitverkocht.
Dünyada bulunan tüm Wonka çikolatalarının sadece beşine Altın Bilet konur.In vijf willekeurige chocoladerepen van Wonka bevindt zich een Gouden Toegangskaart.
Buradan sezonluk bilet ve maç biletleri satın alınabilir.Hier kunnen papieren kaartjes worden gekocht.
Biletler satışa sunulur.Er worden per voorstelling kaartjes verkocht.
Hikâyesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti.Hij kocht bij een overstap in Kopenhagen reispapieren en de bootticket.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.Vandaag is het mogelijk om naar eender welke plaats in de stad te reizen en slechts één ticketje te betalen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod