Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Polis beni bileğimden yakaladı.The policeman caught me by the wrist.
Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.I slipped and twisted my ankle.
Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.I tripped on a stone, twisting my ankle.
Üzerine düştüğümde bileğimi kırdım.I broke my wrist when I fell on it.
Düştüm ve bileğimi yaraladım.I fell down and hurt my wrist.
Düştüğüm anda bileğimi kırdığımı biliyordum.I knew I'd broken my wrist the moment I fell.
Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.
Ayak bileğimi burktum.I twisted my ankle.
Bileğimi burktuğum için oynamayacağım.I won't play because I've twisted my ankle.
Bileğim kırıldı.I have a broken wrist.
Ayak bileğimi incitmeseydim yarışı kazanabilirdim.I could have won the race if I hadn't sprained my ankle.
Ayak bileğimi incittim.I've hurt my ankle.
Bileğim acıyor.My wrist hurts.
Ben bir taşın üzerinde takıldım ve bileğimi burktum.I tripped on a stone and twisted my ankle.
Bu, bileğimi yaraladığım zamandır.That's when I injured my ankle.
Bileğimi yaraladığım yer bu.That's where I injured my ankle.
Şiş bir ayak bileğim var.I have a swollen ankle.
Burkulmuş bir ayak bileğim var.I have a sprained ankle.
Sanırım ayak bileğimi burktum.I think I've sprained my ankle.
Bileğimi burktum.I sprained my wrist.
Bileğim kaşınıyor.My ankle itches.
Ve bileğime her hangi birşey gitmediğini göstermek için bileğimi tam buradan sıkacağım.And to make sure nothing goes up or down my sleeve I'm just going to squeeze my wrist right here.
Bileğimi tutmamın sebebi ilüzyonun gerçek sırrı.The reason I'm holding onto my wrist is because that's actually the secret of the illusion.
Bileğime bak!Look at my wrist.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.You see the keyboard strapped to my wrist.
Şu anda ayak bileğime doğru ilerliyor.Ah, this is actually now getting down towards my ankle.
Ayak bileğim burkuldu.I think I've sprained my ankle
Lütfen bileğimi tut.Please hold my wrist, will you.
Bileğimi çevirebiliyorum -- tamamen çevirebiliriyorum.I have the wrist rotation that goes -- and it can go all the way around.
Bileğimi esnetip uzatabiliyorum .And I have the wrist flexion and extension.
Servetim çok, Varlığımı bileğimle kazandım diye sevindimse,If I have rejoiced because my wealth was great, and because my hand had gotten much;
Şiş bir ayak bileğim var.Mein Knöchel ist angeschwollen.
Burkulmuş bir ayak bileğim var.Mein Knöchel ist verstaucht.
Acıyor! Bileğim...ااه قدمي تؤلمني
AK: Dirseğimi aşağı indirip yukarı kaldırabiliyorum. Bileğimi çevirebiliyorumMoja ręką zgina się i prostuje w łokciu, mój nadgarstek się kręci, właśnie w ten sposób, nawet na około.
Ayak bileğim burkuldu.-Åh, jag tror jag har vrickat foten...
Ayak bileğim burkuldu. -Bırak da bir bakayım...Στραμπούληξα το πόδι μου! - "σε με να το δω...
Ayak bileğim burkuldu.Der ist bestimmt verstaucht.
Ayak bileğim burkuldu.Mi fa male la caviglia, ho preso una storta.
Ayak bileğim burkuldu.Myślę, że skręciłam sobie kostkę.
Ayak bileğim burkuldu.Myslím, že jsem si vyvrkla kotník!
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.El teclado está atado a mi muñeca.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.Ho una tastiera attorno al polso.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.Ich habe eine Tastatur am Arm.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.손목에 매달린 키보드도 보이고요.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.Mam klawiaturę przy nadgarstku. Zupełnie nie moje czasy.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.Remarquez le clavier attaché à mon poignet.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.Vedeți tastatura prinsă de încheietura mea.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz. Zamanımın oldukça ilersindeyim burada.Видите, что клавиатура привязана к моему запястью, опережая моё время.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.Виждате клавиатура овързана около китката ми.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.אתם רואים את המקלדת קשורה לזרוע שלי.
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.و هذه لوحة مفاتيح مربوطة برسغي
Bileğime bağlanmış olan klavyeyi de görebilirsiniz.私の仕事のずっと前です
Bileğime bak! Gitmem gerek!Но как же твоя одежда?
Bileğimi çevirebiliyorum손목을 돌리고 -
Bileğimi çevirebiliyorum -- tamamen çevirebiliriyorum.Am o rotație de încheietură care merge -- și poate să se rotească de tot.
Bileğimi çevirebiliyorum -- tamamen çevirebiliriyorum.Ich habe Gelenkrotation die funktioniert - und es kann komplett rundherum gehen.
Bileğimi çevirebiliyorum -- tamamen çevirebiliriyorum.J'ai la rotation du poignet et elle est complète.