Ana içeriğe geç
Sözlük

bileği ile cümle

bileği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Adam kızı bileğinden yakaladı.The man caught the girl by the wrist.
Polis beni bileğimden yakaladı.The policeman caught me by the wrist.
Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.I slipped and twisted my ankle.
Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.I tripped on a stone, twisting my ankle.
Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.A sprained ankle disabled him from walking for a month.
Üzerine düştüğümde bileğimi kırdım.I broke my wrist when I fell on it.
Düştüm ve bileğimi yaraladım.I fell down and hurt my wrist.
O, ayak bileğini burktu.He sprained his ankle.
Düştüğüm anda bileğimi kırdığımı biliyordum.I knew I'd broken my wrist the moment I fell.
O adam genç kızın bileğini yakaladı.That man grabbed the young girl's wrist.
Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.
Bükemediğin bileği öpmelisin.If you can't beat them, join them.
Tom bileğini burktu ve o şişti.Tom twisted his ankle and it swelled up.
Tom ayak bileği burktu.Tom sprained his ankle.
Ayak bileğimi burktum.I twisted my ankle.
Tom bileğini burktu.Tom twisted his ankle.
Bileğimi burktuğum için oynamayacağım.I won't play because I've twisted my ankle.
Bileğim kırıldı.I have a broken wrist.
Tom bileğini kırmadı mı?Didn't Tom break his ankle?
Ayak bileğimi incitmeseydim yarışı kazanabilirdim.I could have won the race if I hadn't sprained my ankle.
Ayak bileğimi incittim.I've hurt my ankle.
Onun bütün aldığı bileğinde bir tokattı.All she received was a slap on the wrist.
Tom, Mary'nin ayak bileğinde bir dövmesi olduğunu fark etti.Tom noticed Mary had a tattoo on her ankle.
Tom bir ragbi maçı sırasında sol ayak bileğini kırdı.Tom broke his left ankle during a rugby match.
Tom sadece ayak bileğini burkmadı. O, ayak parmaklarından üçünü kırdı.Tom didn't just sprain his ankle. He broke three of his toes.
Tom bileğini kırdı.Tom fractured his wrist.
Tom bileğini kırmış.Tom fractured his wrist.
Bileğini nasıl burktun, Tom?How did you sprain your wrist, Tom?
Bileğim acıyor.My wrist hurts.
Ben bir taşın üzerinde takıldım ve bileğimi burktum.I tripped on a stone and twisted my ankle.
O ona ayak bileğini gösterdi.She showed him her ankle.
Tom'un ayağı takıldı ve ayak bileği burkuldu.Tom tripped and sprained his ankle.
Ayak bileğine ne oldu?What happened to your ankle?
Bu duvarın üstünden geçmeye çalışırken bileğini burktu. O ne kadar aptal!He sprained his ankle trying to jump off this wall. What a fool he is!
Bu bileziği bileğine tak.Put this bracelet on your wrist.
Bileğini burktun.You sprained your ankle.
Mary bileziğini bileğinden çıkardı.Mary took the bracelet off her wrist.
Tom'un yaralı bir bileği var.Tom has an injured wrist.
Bu, bileğimi yaraladığım zamandır.That's when I injured my ankle.
Bileğimi yaraladığım yer bu.That's where I injured my ankle.
Tom bir ayak bileğini burktuğunu söyledi.Tom said you sprained an ankle.
Tom uzandı ve ayak bileğini kaşıdı.Tom reached down and scratched his ankle.
Doktora bileğini baktırmalısın.You should have the doctor look at your wrist.
Şiş bir ayak bileğim var.I have a swollen ankle.
Burkulmuş bir ayak bileğim var.I have a sprained ankle.
Tom'un burkulmuş bir ayak bileği var.Tom has a sprained ankle.
Tom ayak bileğini yaralamasaydı kazanırdı.Tom would've won if he hadn't injured his ankle.
Tom sol bileğini kırdı.Tom broke his left wrist.
Şişmeyi engellemek için ayak bileğine biraz buz koy.Put some ice on your ankle to keep the swelling down.
Şişmeyi engellemek için ayak bileğine bir buz torbası koymalısın.You should put an ice pack on your ankle to keep the swelling down.
Şişliği önlemek için bileğine buz koymalısın.You need to put some ice on your ankle to keep the swelling down.
Tom ayak bileğini kırdı.Tom broke his ankle.
Tom Mary'nin bileğini yakaladı.Tom grabbed Mary's wrist.
Tom ayak bileğini burktu.Tom has twisted his ankle.
Tom yürürken ayak bileğini burktu.Tom twisted his ankle while hiking.
Tom yürüyüş sırasında ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle while hiking.
Tom'un bileğinde bir dövme var.Tom has a tattoo on his wrist.
Onun çorabındaki delik o kadar büyük ki onun ayak bileğini görebilirsin.The hole in his sock is so big that you can see his ankle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod