Ana içeriğe geç
Sözlük

bile ile cümle

bile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne diyeceğimi bilemiyorum.I'm at a loss for words.
Onlara bana bir bilet daha göndermelerini söyledim.I told them to send me another ticket.
Kanıtlayamasan bile neyin doğru olduğuna inanırsın?What do you believe is true even though you cannot prove it?
"Bitirdin mi?" "Tam tersine, henüz başlamadım bile.""Have you finished?" "On the contrary, I have not even begun yet."
Bunu bilerek yaptın!You did this intentionally!
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Hatta sebebini bile bilmiyorlar.They don't even know why.
Ben pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Onun bu hatayı bilerek yaptığını mı düşünüyorsun?Do you think he made that mistake on purpose?
Gitmenin zamanı geldi de geçiyor bile.It's high time you got going.
Öyle davranılmayacağını bilecek yaştasın.You are old enough to know better than to act like that.
Hatayı bilerek yaptın, değil mi?You made the mistake on purpose, didn't you?
Eğer tavsiyeniz olmasa, ne yapacağımı bilemem.If it were not for your advice, I would be at a loss.
Hava yoksa insan on dakika bile yaşayamaz.If there were no air, man could not live even ten minutes.
Gökyüzünde tek bir yıldız bile görülemedi.Not a star was to be seen in the sky.
Cuma gösterisi için mevcut hiç bilet yoktu.There were no tickets available for Friday's performance.
O sıkıntıyla karşılassa bile gülümsemeyi sürdürür.She carries on smiling even in the face of adversity.
Taş kalpliler bile gözyaşlarına boğulabilirler.Even the hard-hearted can be moved to tears.
Japonya'ya geri dönüş biletin var mı?Do you have a return ticket to Japan?
Açık bilet alalım.Let's get an open ticket.
İndirimli biletler alalım.Let's get discount tickets.
Her gidiş yeri için gidiş dönüş bileti aşağıdaki gibi.Round-trip fares to each destination are as follows.
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Bariyerde biletini göster.Show your ticket at the barrier.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Bütün günümüzü alsa bile işi bitireceğiz.We'll finish the work even if it takes us all day.
Nehri yüzerek geçmenin düşüncesi bile beni titretmeye yetti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Nereden bir bilet alabilirim?Where can I buy a ticket?
Nerede bir bilet satın alabilirim?Where can I buy a ticket?
Bana indirim bileti var mı?Are there any discount tickets for me?
Nereden bileyim?How should I know?
İlk yardım bilen biri var mı?Is there anybody who knows first aid?
Gidiş dönüş bileti aldın mı?Did you buy a round trip ticket?
Bir gidiş-dönüş bileti aldım.I bought a round-trip ticket.
Gidiş dönüş bilet ücretleri nedir?What's the round-trip fare?
Bir tek gün için bile tuzsuz yapamayız.We cannot do without salt even for a single day.
Kodaman Homer'in bile bazen başı öne eğilir.Even the worthy Homer sometimes nods.
Konser biletleri bu ofiste satışta.Concert tickets are on sale at this office.
Bunu İngilizceyi iyi bilen biri yazmış olmalı.Someone who knows English well must have written this.
Tek gidiş bilet ücreti bir dolardır.The fare is one dollar each way.
Bazı bebekler bir yaşından önce bile yüzmeyi öğrenirler.Some babies learn to swim even before they are one year old.
Bir gün için bile, İngilizceden uzak kalmayınız.Do not stay away from English, even for a day.
Bir kez bile onunla karşılaşmadım.I haven't met him even once.
Ömrümün geri kalanını alsa bile senden intikamımı alacağım.I'll get even with you, if it takes me the rest of my life.
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.Written in plain English, the book can be read even by you.
Richard sevmediği insanlara karşı bile adildir.Richard is fair, even to people he does not like.
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
Deneyinceye kadar ne yapabileceğini bilemezsin.You never know what you can do till you try.
Denemedikçe asla bilemeyeceksin.You'll never know unless you try.
Daha iyisini bilecek kadar yeterince yaşlısın.You're old enough to know better.
Eğer erkek kardeşim burada olsaydı, ne yapılacağını bilebilirdi.If my brother were here, he would know what to do.
Oyunu kaybetsen bile, bir şansın daha olacak.Even if you lose the game, you'll have another chance.
Gece vakti bile olsa, artık sessiz ve huzurlu değil.Even at nighttime, it was not quiet and peaceful any more.
Saçını kestirmenin zamanı geldi de geçiyor bile, o çok fazla uzadı.It's high time you had your hair cut; it has grown too long.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bile ile cümle - bile kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App