bildirmek ile cümle

bildirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Derhal polise bildirmek zorundasın.You have to report to the police at once.
Sana bildirmek zorunda kalacağım.I'll have to let you know.
Sizin için yapabileceğim bir şey varsa, bana bildirmekten çekinmeyin.If there's anything I can do for you, don't hesitate to let me know.
O ona, toplantıya katılamayacağını bildirmek için telefon etti.She telephoned him that she couldn't attend the meeting.
Kararımı bildirmek için ona bir mektup gönderdim.I sent him a letter to let him know my decision.
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.I just want to let you know that I can't attend this afternoon's meeting.
Sadece sizi hayal kırıklığına uğratmayacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I won't let you down.
Yarın sabah geç kalacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I'll be late tomorrow morning.
Tom Mary'ye sadece onun partisine katılamayacağını bildirmek istedi.Tom just wanted to let Mary know that he wouldn't be able to attend her party.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.I just wanted to call you and let you know I'd be late.
Geç kalacağımı sana bildirmek istedim.I wanted to let you know that I would be late.
Kazandığımızı bildirmekten memnuniyet duyuyorum.I'm happy to report that we won.
Yalnız olmadığını sana bildirmek istedim.I wanted to let you know you weren't alone.
Ben sadece yarın burada olamayacağımı sana bildirmek istedim.I just wanted to let you know that I can't be here tomorrow.
Sadece bir randevum olduğunu sana bildirmek istedim.I just wanted to let you know I have a date.
Onun hakkında görüş bildirmek istemiyor.She doesn't want to express an opinion about him.
Tom'a bildirmek için emin olacağım.I'll be sure to let Tom know.
Bazı takıların kaybını bildirmek istiyorum.I want to report the loss of some jewelry.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Geç kalacağımızı Tom'a bildirmek istiyorum.I want to let Tom know we'll be late.
Yapması gereken şeyi Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know what he needs to do.
Toplantının ne zaman başladığını Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know when the meeting starts.
Ben bir suçu bildirmek için buradayım.I'm here to report a crime.
Biz göçmenlik bürosuna bildirmek zorundayız.We have to report to the immigration office.
Bunu ona bildirmek zorundayım.I must report this to him.
Tom işlerin nasıl sonuçlandığını bana bildirmek için söz verdi.Tom promised to let me know how things turned out.
İsimsiz bir arayan, bir cinayeti bildirmek için polisle temasa geçti.An anonymous caller contacted the police to report a murder.
Onlara bildirmek zorunda olacağım.I will have to inform them.
Onun hakkında patronuna bildirmek zorunda kalacaksın.You'll have to notify your boss about that.
Merhaba, biz kayıp bir kişiyi bildirmek için arıyoruz.Hi, we are calling to report a missing person.
Ben onun hakkında size bildirmek istedim ama Tom bir şey söylemememi söyledi.I wanted to let you know about that, but Tom told me not to say anything.
Tom, polisi Mary'nin kayıp olduğunu bildirmek için aradı.Tom called the police to report that Mary was missing.
Tom, Mary'e akşam yemeğine geç kalacağını bildirmek için mesaj attı.Tom texted Mary to let her know that he was going to be late for dinner.
Tom, Mary'e geç kalacağını bildirmek için mesaj gönderdi.Tom texted Mary to let her know that he was going to be late.
Bir suç bildirmek istiyorum.I'd like to report a crime.
Bunu Tom'a bildirmek zorumdayım.I have to report this to Tom.
Aynı zamanda kütüphane ile ilgili malzeme ve ekipmanlar hakkında görüşler bildirmektedir.It also reviews library-related materials and equipment.
Tertullianus özellikle ince bir kefal için 8000 Sestertius ödendiğini bildirmektedir.Tertullian reports that Asinius Celer paid 8000 sesterces for a particularly fine mullet.
Mesajlar, gelen iletileri bildirmek için yeni eklenen Bildirim Merkezi birimleştirir.Messages unitizes the newly added Notification Center to notify of incoming messages.
Raporlar, Lausus'un heykelleri belirli bir sırada düzenlediğini bildirmektedir.Reports indicate that Lausus had arranged his collection in a certain order.
Ozmak (önde gitmek), görüş bildirmek anlamı vardır.Rather, it is a way of seeing, thinking, feeling.
Venebale ve Ripley (2002) ise 5 değerinin iyi bir seçim olacağını bildirmektedirler.Venables and Ripley suggest that a value of 5 is often a good choice.
Bazı tarihçiler onun zehirlendiğini bildirmektedirler.Some historians believed that he was poisoned.
Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.We will be grateful for the spread of this information and we take this opportunity to send you.
Spikerler yalnızca sekiz, on ve on iki puanın hangi şarkıya verildiğini bildirmektedirler.The spokespersons only announced the countries scoring 8, 10 and 12 points.
Çok az sayıda rapor insanlarda E vitamini yetersizliğini bildirmektedir.In addition, some on the scene reported an inadequate number of ambulances.
Bir estetik operasyon geçirdiğini, yaşadığını bildirmek istemiş."In one scene they said you tried to kill one sister."
-Kalbim çarpıyor. -Birilerinin haddini bildirmek hâsıl olduğunda...His ass needs kicking
Ve size binanın yapımının bittiğini bildirmekten onur duyuyorum.And I'm very pleased to tell you that the building's done.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.for I didn't shrink from declaring to you the whole counsel of God.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.So, as much as is in me, I am eager to preach the Good News to you also who are in Rome.
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır.So that He may know if they have delivered their Lord's messages.
Haddi aşmış bir topluluk olduğunuzdan dolayı size Kur'an'ı bildirmekten vaz mı geçelim?Should We have withdrawn the Reminder from you as you are a people who exceed the bounds?
Onu anlatıp bildirmek de şüphesiz, bize düşer.The exposition of its meaning surely rests on Us.
Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki Resulümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.
Doğru yolu bildirmek Allah'a aittir. Kimi yollar ise eğridir.To God leads the right path, though some deviate.
Sen nerede, onun vaktini bildirmek nerede? [7,187]What do you have to do with explaining it?
Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.
Elçinin açıkça bildirmekten başka bir görevi mi var?Therefore it is binding on the prophets to convey the message in clearest terms.

İlgili Sayfalar