Ana içeriğe geç
Sözlük

bildirme ile cümle

bildirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Derhal polise bildirmek zorundasın.You have to report to the police at once.
Neden bana New York'ta olduğunu bildirmedin?Why didn't you let me know you were in New York?
Zamanı geldiğinde bana bildirmeyi unutma.Don't forget to let me know when it's time.
Babanızın bir trafik kazasında öldüğünü size bildirmem söylendi.I was told to inform you that your father was killed in an accident.
Sana bildirmek zorunda kalacağım.I'll have to let you know.
Sizin için yapabileceğim bir şey varsa, bana bildirmekten çekinmeyin.If there's anything I can do for you, don't hesitate to let me know.
Bunu polise bildirmeliydim ama bildirmedim.I should have reported it to the police, but I didn't.
Onun adresini ona bildirme.Don't let him know her address.
O ona, toplantıya katılamayacağını bildirmek için telefon etti.She telephoned him that she couldn't attend the meeting.
Kararımı bildirmek için ona bir mektup gönderdim.I sent him a letter to let him know my decision.
O bildirmeden geldi.He came without notice.
Sana daha kısa sürede bildirmeliydim.I should have let you know sooner.
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.I just want to let you know that I can't attend this afternoon's meeting.
Sadece sizi hayal kırıklığına uğratmayacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I won't let you down.
Yarın sabah geç kalacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I'll be late tomorrow morning.
Derhal sana bildirmem gereken bir şey var.There's something I have to let you know right away.
Tom gerçeği biliyordu ama onu bildiğini kimseye bildirmedi.Tom knew the truth, but he didn't let anyone know that he knew it.
Er ya da geç Mary'ye bildirmelisiniz.Tom must let Mary know sooner or later.
Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey varsa lütfen bize bildirmeye çekinme.If there's anything we can do to help, please don't hesitate to let us know.
Tom Mary'ye sadece onun partisine katılamayacağını bildirmek istedi.Tom just wanted to let Mary know that he wouldn't be able to attend her party.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.I just wanted to call you and let you know I'd be late.
Kime bildirmeliyim?Who should I inform?
Yaptığımızı başka insanlara bildirmemeliyiz.We shouldn’t let other people know what we did.
Ne kadar kızgın olduğunuzu herkese bildirmemeliydiniz.You shouldn't have let everyone know how angry you were.
Senin ondan hoşlandığını Tom'a bildirmesen iyi olur.You'd better not let Tom know you enjoyed it.
Ona gerçeği bildirme.Don't let him know the truth.
Geç kalacağımı sana bildirmek istedim.I wanted to let you know that I would be late.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini sana bildirmemi istedi.Tom wanted me to let you know when Mary will be arriving.
Kazandığımızı bildirmekten memnuniyet duyuyorum.I'm happy to report that we won.
Ben geldiğimi Tom'a bildirmedim.I didn't let Tom know that I was coming.
Nasıl Fransızca konuşacağımı Tom'a bildirmedim.I didn't let Tom know that I knew how to speak French.
Yalnız olmadığını sana bildirmek istedim.I wanted to let you know you weren't alone.
Daha polise bildirmediler mi?Have they reported it to the police yet?
Neden bunu bildirmedin?Why didn't you report it?
Ben sadece yarın burada olamayacağımı sana bildirmek istedim.I just wanted to let you know that I can't be here tomorrow.
Bunu Tom'a bildirmeliyim.I must report this to Tom.
Bunu Tom'a bildirmem gerekiyor.I must report this to Tom.
Tom'a bildirmeliyim.I need to let Tom know.
Ne yazık ki, gezinin iptal olduğunu size bildirmeliyim.Unfortunately, we must inform you that the trip was canceled.
Sadece bir randevum olduğunu sana bildirmek istedim.I just wanted to let you know I have a date.
Eğer gelemezsen, bana vaktinden önce bildirmelisin.If you can't come, you should let me know ahead of time.
Niçin polis bize bildirmedi?Why didn't the police notify us?
Onun hakkında görüş bildirmek istemiyor.She doesn't want to express an opinion about him.
Bunu bildirmeyecek misin?Aren't you going to report it?
Tom'a bildirmek için emin olacağım.I'll be sure to let Tom know.
Tom'a bildirmeye gideceğim.I'll go let Tom know.
Bunu polise bildirmeliydin.You should've reported that to the police.
Bize bildirmeliydin.You should've notified us.
Geldiğini bize bildirmeliydin.You should've let us know you were coming.
Bazı takıların kaybını bildirmek istiyorum.I want to report the loss of some jewelry.
Ona bildirmeliyiz.We should let him know.
Polis Tom'a henüz bildirmedi.The police haven't notified Tom yet.
Tom kazayı bildirmedi.Tom didn't report the accident.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Neden bana Boston'da olduğunu bildirmedin?Why didn't you let me know you were in Boston?
Onlara bunun hakkında bildirme, Tamam mı?Don't let them know about this, OK?
Muhtemelen ne olduğunu Tom'a bildirmeliyiz.We should probably let Tom know what's happened.
İyimser olmadığımı sana bildirmeliyim.I should let you know that I'm not optimistic.
Bildirmemizi istediğin herhangi biri var mı?Is there anyone you'd like us to notify?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bildirme ile cümle - bildirme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App