Ana içeriğe geç
Sözlük

bildirecek ile cümle

bildirecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bildirecek bir şeyiniz var mı?Do you have anything to declare?
O, doğrudan bana bildirecek.She will report directly to me.
Bildirecek bir şeyim yok.I don't have anything to declare.
Bildirecek bir şeyin var mı?Do you have something to report?
Şimdiye kadar bildirecek bir şeyim yok.I have nothing to report so far.
Bildirecek önemli bir şeyim var.I have something important to report.
Bildirecek herhangi bir haberin var mı?Do you have any news to report?
Bildirecek sorun yok.There are no problems to report.
Tom'a bildireceksin, değil mi?You will notify Tom, won't you?
Ken Tom'a bildirecek.Ken will notify Tom.
O, Tom'a bildirecek.She will notify Tom.
Onlar Tom'a bildirecekler.They will notify Tom.
Onlar ne olduğunu bize bildirecekler.They'll let us know what happens.
Bildirecek bir şey yok.There's nothing to report.
Bana bildireceksin, değil mi?You'll let me know, won't you?
Tom sana son gelişmeleri bildirecek.Tom will bring you up to date.
Onlar ona bildirecek.They will notify him.
Bildirecek bir şeyim var.I have something to declare.
Eğer o olursa Tom bize bildirecek.Tom will notify us if that happens.
Tom Mary'ye bildirecek.Tom will notify Mary.
Eğer bu olursa Tom bize bildirecek.Tom is going to notify us if that happens.
Ben size bildirecek, ama nerede olduğunu tabii ki bilmiyordu gerekiyor.I ought to have let you know, but of course we didn't know where you were.
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Then David said to Jonathan, "Who shall tell me if perchance your father answers you roughly?"
O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.He will glorify me, for he will take from what is mine, and will declare it to you.
Sonra dönüşünüz O'nadır, işlediklerinizi size bildirecektir.Then to Him you will be returned when He will tell you what you did.
Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.Their affair is with God. He will tell them the truth of what they were doing.
De ki: Dininizi, Allah'a mı bildireceksiniz?Say: "Are you trying to convince God of your faithfulness?
Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.To God have all of you to return, when He will tell you what you were doing.
Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.They have to go back to their Lord, when He will tell them what they used to do.
Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.He will tell them the truth of what they were doing.
Sen onu nereden bilip bildireceksin!What do you have to do with explaining it?
O da yaptıklarınızı size bir bir bildirecek, karşılığını verecektir.To God have all of you to return, when He will tell you what you were doing.
ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer.He chooses (for this) from His apostles whom He will.
Hepinizin dönüşü ALLAH'adır. Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
O yaptıklarınız her şeyi size bildirecektir.He will tell you of what you did."
O size, işlediklerinizi bildirecektir."Then He will inform you of what you used to do."
İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir.Then He will inform you of what you used to do."
Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.Their case rests with God; then He will inform them of what they used to do.
Nitekim kendisine döndürülecekleri gün, yaptıkları her şeyi onlara bildirecektir.And on the Day they are returned to Him, He will inform them of what they did.
Yaptığınız her şeyi size bildirecektir.Thereupon He will let you know all that you used to do.”
Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir.And it is not (the purpose of) Allah to let you know the Unseen.
ALLAH size geleceği bildirecek de değil.And it is not (the purpose of) Allah to let you know the Unseen.
Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek.Unto Allah ye will all return, and He will then inform you of that wherein ye differ.
Allah, onların neler yaptığını bildirecek.And Allah is going to inform them about what they used to do.
Yaptıkları her şeyi ALLAH onlara bildirecekAnd Allah is going to inform them about what they used to do.
Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.Then He will make you realize that which you used to do.
De ki: “Dindarlık derecenizi siz mi Allah'a bildireceksiniz?Say: "What!
Bundan sonra Yalçınkaya davayla ilgili bir teknik görüş bildirecek.After that, Yalcinkaya will issue a technical opinion on the case.
Bildirecek bir şeyiniz var mı?Avez-vous quelque chose à déclarer ?
Bildirecek bir şeyim yok.Je n'ai rien à déclarer.
Henüz KAP'a bildirecek seviyeye gelmedik.Je ne sais pas encore si j'arriverai aux arbres.
Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli bana bildireceksin.Vous me direz tout le mal que vous voyez en moi et tout le bien que vous pourriez me dissimuler en vous.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.В результате жрецы разработали систему оракулов, для сообщения воли богов непосредственно народу:312.
Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli bana bildireceksin.Colocarei as Minhas Palavras em Sua Boca e ELE lhes comunicará tudo o que Eu lhes ordenar.
Henüz KAP'a bildirecek seviyeye gelmedik.Een eindbestemming is nog niet gevonden voor het fort.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.У підсумку жерці розробили систему оракулів, які повідомляли волю богів безпосередньо людям.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.Ca rezultat, preoți au dezvoltat un sistem de oracole pentru a comunica voința zeilor direct prin oameni.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.Som et resultat utviklet prestene et orakelsystem for å formidle gudenes vilje til folket.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.כתוצאה מכך, הכהנים פיתחו מערכת של אורקלים כדי לתקשר את רצונו של האל ישירות לעם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod