Ana içeriğe geç
Sözlük

bildirdi ile cümle

bildirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›주께서 생명의 길로 내게 보이셨으니 주의 앞에서 나로 기쁨이 충만하게 하시리로다 하였으니
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Megjelentetted nékem az életnek útait; betöltesz engem örömmel a te orczád elõtt.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Me has hecho conocer los caminos de la vida y me llenarás de alegría con tu presencia
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Mi-ai făcut cunoscut căile vieţii, şi Mă vei umplea de bucurie cu starea Ta de faţă.``
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Mi hai fatto conoscere le vie della vita, mi colmerai di gioia con la tua presenza
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Naznanil si mi pota življenja, napolniš me z veseljem pred obličjem svojim“.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Oznajmiłeś mi drogi żywota, a napełnisz mię radością przed obliczem twojem.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Sinä teet minulle tiettäviksi elämän tiet, sinä täytät minut ilolla kasvojesi edessä.`
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Tu m`as fait connaître les sentiers de la vie, Tu me rempliras de joie par ta présence.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›U zult mij het leven teruggeven. Door dicht bij mij te zijn, zult U mij vreugde geven.' (b)
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Známé jsi mi učinil cesty života, a naplníš mne utěšením před obličejem svým.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Εφανερωσας εις εμε οδους ζωης, θελεις με χορτασει απο ευφροσυνης δια του προσωπου σου.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Изявил си ми пътищата на живота; в присъствието си, ще ме изпълниш с веселба."
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Обявив єси мені дороги життя; сповниш мене радощами перед лицем Твоїм.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Ты дал мне познать путь жизни, Ты исполнишь меня радостью пред лицем Твоим.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›תודיעני ארחות חיים שבע שמחות את פניך׃
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›‎عرفتني سبل الحياة وستملأني سرورا مع وجهك‎.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›你 已 將 生 命 的 道 路 指 示 我 、 必 叫 我 因 見 你 的 面 、 〔 或 作 叫 我 在 你 面 前 〕 得 著 滿 足 的 快 樂 。
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›你 已 將 生命 的 道路 指示 我 、 必 叫 我 因 見 你 的 面 、 〔 或 作 叫我 在 你 面前 〕 得 著 滿足 的 快樂 。
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Au venit şi au spus lui Ioab: ,,Iată că împăratul plînge şi se jăleşte din pricina lui Absalom.``
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Disseram a Joabe: Eis que o rei está chorando e se lamentando por Absalão.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.És megjelenték Joábnak, hogy a király siratja és gyászolja Absolont.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Folk kom og sa til Joab: Kongen gråter og sørger over Absalom.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Het kwam Joab al snel ter ore dat de koning huilde en rouwde om zijn zoon Absalom.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.In oznanili so Joabu: Glej, kralj joče in žaluje po Absalomu!
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.I oznámeno jest Joábovi: Aj, král pláče a naříká pro Absolona.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Joab fik nu Efterretning om, at Kongen græd og sørgede over Absalon,
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Jooabille ilmoitettiin: "Katso, kuningas itkee ja suree Absalomia".
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Kepada Yoab diberitahukan bahwa Raja Daud menangis dan berkabung untuk Absalom
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.혹이 요압에게 고하되 왕이 압살롬을 위하여 울며 슬퍼 하시나이다 하니
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Người ta đến nói cùng Giô-áp rằng: Kìa, vua khóc và than tiếc Áp-sa-lôm.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Người_ta đến nói cùng Giô-áp rằng : Kìa , vua khóc và than tiếc Áp - sa-lôm .
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Och det blev berättat för Joab att konungen grät och sörjde Absalom.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.On vint dire à Joab: Voici, le roi pleure et se lamente à cause d`Absalom.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Potom oznámili Joábovi, že hľa, kráľ plače a smúti za Absalomom.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Se informó a Joab: "He aquí que el rey llora y hace duelo por Absalón.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.(-) Und es ward Joab angesagt: Siehe, der König weint und trägt Leid um Absalom.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.Και ανηγγελθη προς τον Ιωαβ, Ιδου, ο βασιλευς κλαιει και πενθει δια τον Αβεσσαλωμ.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.И извести се на Иоава: Ето, царят плаче и жалее Авесалома.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.И сказали Иоаву: вот, царь плачет и рыдает об Авессаломе.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.ויגד ליואב הנה המלך בכה ויתאבל על אבשלם׃
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.فأخبر يوآب هوذا الملك يبكي وينوح على ابشالوم.
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.有 人 告 訴 約 押 說 、 王 為 押 沙 龍 哭 泣 悲 哀
Yoava, ‹‹Kral Davut Avşalom için ağlayıp yas tutuyor›› diye bildirdiler.有 人 告 訴約 押說 、 王為押 沙龍 哭泣 悲哀
YouTube olduğunu bildirdi.갑자기 바로 옆에 유투브가 있는 것을 알아챘다고 하는 식이었습니다.
YouTube olduğunu bildirdi.Nó quảng cáo rằng gần đó, hóa ra nó vừa chợt nhận ra nó chính là Youtube
YouTube olduğunu bildirdi.Тож він оголосив що біля нього, а точніше він сам раптом осягнув що він є сайтом YouTube.
YouTube olduğunu bildirdi.שלידו, בעצם הוא התעורר למצוא שהוא יוטיוב.
YouTube olduğunu bildirdi.أن بالقرب منها، في الواقع، أنها إستيقظت لتجد كان موقع يوتيوب .
YouTube olduğunu bildirdi.自分がYouTube であると 「その通り 私がYouTube である」
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.at han ved åpenbaring har kunngjort mig hemmeligheten, således som jeg ovenfor har skrevet med få ord,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.at ved Åbenbarelse blev Hemmeligheden kundgjort mig, således som jeg foran kortelig har skrevet,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.C`est par révélation que j`ai eu connaissance du mystère sur lequel je viens d`écrire en peu de mots.
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.come per rivelazione mi è stato fatto conoscere il mistero di cui sopra vi ho scritto brevemente
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.como pela revelação me foi manifestado o mistério, conforme acima em poucas palavras vos escrevi,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.da se mi je po razodetju naznanila skrivnost (kakor sem prej pisal ob kratkem,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.daß mir ist kund geworden dieses Geheimnis durch Offenbarung, wie ich droben aufs kürzeste geschrieben habe,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.gy [tudniillik] kijelentés útján ismertette meg velem a titkot, a szerint, a mint az elébb megírám röviden,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.huru genom uppenbarelse den hemlighet blev för mig kungjord, varom jag ovan har i korthet skrivit.
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.Iż mi Bóg przez objawienie oznajmił tajemnicę, (jakom wam przedtem krótko napisał,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bildirdi ile cümle - Sayfa 38 - bildirdi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App