Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.A mint pedig már megy vala, elébe jövének az õ szolgái, és hírt hozának néki, mondván, hogy: A te fiad él.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Da han nu alt var på hjemveien, møtte hans tjenere ham og fortalte at hans barn levde.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Di tengah jalan, pelayan-pelayannya datang kepadanya dan mengabarkan, "Anak Tuan sudah sembuh.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Ja jo hänen ollessaan paluumatkalla hänen palvelijansa kohtasivat hänet ja sanoivat, että hänen poikansa eli.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Když pak on již šel, potkali se s ním služebníci jeho a zvěstovali mu, řkouce: Syn tvůj živ jest.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.내려가는 길에서 그 종들이 오다가 만나서 아이가 살았다 하거늘
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Ko pa je že na potu doli, ga srečajo hlapci njegovi in mu sporoče, da sin njegov živi.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Men allerede medens han var på Hjemvejen, mødte hans Tjenere ham og meldte, at hans Barn levede.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Mientras todavía descendía, sus siervos salieron a recibirle diciendo que su hijo vivía
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Người đang đi dọc đàng , các đầy_tớ người đến đón mà rằng : Con_trai chủ sống .
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Người đang đi dọc đàng, các đầy tớ người đến đón mà rằng: Con trai chủ sống.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Och medan han ännu var på vägen hem, mötte honom hans tjänare och sade: »Din son kommer att leva.»
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Pe cînd se pogora el, l-au întîmpinat robii lui, şi i-au adus vestea că fiul lui trăieşte.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Proprio mentre scendeva, gli vennero incontro i servi a dirgli: «Tuo figlio vive!»
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Quando ele já ia descendo, saíram-lhe ao encontro os seus servos, e lhe disseram que seu filho vivia.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Und indem er hinabging, begegneten ihm seine Knechte, verkündigten ihm und sprachen: Dein Kind lebt.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Zijn bedienden kwamen hem tegemoet. "Uw zoon is al weer beter!" vertelden zij hem.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Ενω δε ουτος ηδη κατεβαινεν, απηντησαν αυτον οι δουλοι αυτου και απηγγειλαν λεγοντες οτι ο υιος σου ζη.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.А той ги попита в кой час му стана по-леко. Те му казаха: В седмия час треската го остави.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Вже ж він ішов, зустріли його слуги його й звістили, кажучи: Що хлопчик твій живий.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.На дороге встретили его слуги его и сказали: сын твой здоров.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.ויהי ברדתו ויפגעו בו עבדיו ויבשרו אתו כי חי בנו׃
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.وفيما هو نازل استقبله عبيده واخبروه قائلين ان ابنك حيّ.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.正 下 去 的 時 候 、 他 的 僕 人 迎 見 他 、 說 他 的 兒 子 活 了
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.正 下去 的 時候 、 他 的 僕人 迎 見他 、 說 他 的 兒子 活了
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.A mládenci Dávidovi sa obrátili na svoju cestu a navrátili sa a prišli a oznámili mu všetky tie slová.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.A obrátivše se služebníci Davidovi na cestu svou, navrátili se, a přišedše, oznámili jemu všecka slova ta.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Davids menn vendte om og gikk sin vei, og da de kom hjem igjen, fortalte de ham alt dette.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Então os mancebos de Davi se puseram a caminho e, voltando, vieram anunciar-lhe todas estas palavras.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Gli uomini di Davide rifecero la strada, tornarono indietro e gli riferirono tutto questo discorso
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.이에 다윗의 소년들이 돌이켜 자기 길로 행하여 돌아와서 이 모든 말로 그에게 고하매
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Maka anak buah Daud itu kembali kepada Daud dan memberitahukan kepadanya kata-kata Nabal itu
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Met die boodschap keerden Davids boodschappers naar hem terug.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Những gã trai trẻ của Ða-vít thối đường trở về. Ðến nơi, chúng nó thuật lại các lời ấy cho Ða-vít nghe.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Những gã trai_trẻ của Ða - vít thối đường trở_về . Ðến nơi , chúng_nó thuật lại các lời ấy cho Ða - vít nghe .
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Niin Daavidin miehet kääntyivät ja menivät pois, ja tultuaan takaisin he kertoivat hänelle tämän kaiken.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Så begav Davids Folk sig på Hjemvejen, og da de kom tilbage, fortalte de ham det hele:
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Tedaj se obrnejo mladeniči Davidovi na svojo pot. In pridejo nazaj k njemu in mu povedo vse te besede.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.И Давидовите момци се върнаха по пътя си, та си отидоха, и като дойдоха известиха на Давида всичките тия думи.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.И пошли назад люди Давида своим путем и возвратились, и пришли и пересказали ему все слова сии.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.ויהפכו נערי דוד לדרכם וישבו ויבאו ויגדו לו ככל הדברים האלה׃
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.فتحول غلمان داود الى طريقهم ورجعوا وجاءوا واخبروه حسب كل هذا الكلام.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.大 衛 的 僕 人 就 轉 身 、 從 原 路 回 去 、 照 這 話 告 訴 大 衛
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.大衛 的 僕人 就 轉身 、 從原路 回去 、 照這話 告訴 大衛
Diğerleri ise ahşap dahil tüm ambalajı bildirdiklerinden bu kaydedilen toplam ağırlığı etkilemektedir.Andre indbere. er al emballage, herunder træ som i væsentlig grad øger den samlede registrerede vægt.
Diğerleri ise ahşap dahil tüm ambalajı bildirdiklerinden bu kaydedilen toplam ağırlığı etkilemektedir.Druge poročajo o vseh embalažah vključno z lesom, zaradi česar se celotna teža znatno poveča.
Diğerleri ise ahşap dahil tüm ambalajı bildirdiklerinden bu kaydedilen toplam ağırlığı etkilemektedir.Iné krajiny hlásia všetky obaly, vrátane dreva, ktoré podstatne zvyšuje celkovú zaznamenanú hmotnosť.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.Čehož dověděv se Mardocheus, oznámil to Ester královně, Ester pak oznámila králi jménem Mardocheovým.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.Det fik Mordokaj at vide og meddelte Dronning Ester det; og Ester sagde det til Kongen fra Mordokaj.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.모르드개가 알고 왕후 에스더에게 고하니 에스더가 모르드개의 이름으로 왕에게 고한지라
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.La cosa fu risaputa da Mardocheo, che avvertì la regina Ester ed Ester ne parlò al re in nome di Mardocheo
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.А това стана известно на Мардохея, и той го обади на царица Естир; а Естир обади на царя в името на Мардохея.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.Узнав о том, Мардохей сообщил царице Есфири, а Есфирь сказала царю от имени Мардохея.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.ויודע הדבר למרדכי ויגד לאסתר המלכה ותאמר אסתר למלך בשם מרדכי׃
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.فعلم الأمر عند مردخاي فاخبر استير الملكة فاخبرت استير الملك باسم مردخاي.
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.末 底 改 知 道 了 、 就 告 訴 王 后 以 斯 帖 . 以 斯 帖 奉 末 底 改 的 名 、 報 告 於 王
Durumu öğrenen Mordekay bunu Kraliçe Estere iletti; o da Mordekay adına krala bildirdi.末 底 改 知道 了 、 就 告 訴 王后 以斯帖 . 以斯帖 奉末 底 改 的 名 、 報告 於 王
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.A Filip prišiel a povedal to Andrejovi, a zase Andrej a Filip to povedali Ježišovi.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Felipe foi dizê-lo a André, e então André e Felipe foram dizê-lo a Jesus.
Filipus gitti, bunu Andreasa bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsaya haber verdiler.Felipe fue y se lo dijo a Andrés. Andrés y Felipe se lo dijeron a Jesús