bildik ile cümle
bildik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün bildiklerimi sana söylesem, şaşırırsın.If I were to tell you all I know, you would be amazed.
Lütfen, onun hakkında bildiklerini bana anlat.Please tell me what you know about it.
Bütün bildiklerim, onun Çin'den gelmesidir.All I know is that he came from China.
Alıntılardan nefret ederim. Bildiklerini bana söyle.I hate quotations. Tell me what you know.
Bazı insanlar her şeyi bildiklerini iddia ederler.Some people claim to know everything.
Bazıları her şeyi bildiklerini iddia ederler.Some claim to know everything.
Sen bildiklerini bana öğretmelisin.You must teach me what you know.
Bize Tom'un sorunları hakkında bildiklerini söyle.Tell us what you know about Tom's problems.
Bildiklerimiz Ay sayesindedir.From the Moon, knowledge.
Bildiklerimi size söyleyebilirim.I can tell you what I know.
Tom ve Mary her şeyi bildiklerini düşünüyor.Tom and Mary think they know everything.
Tom'a bildiklerimi söyleyeceğim.I'll tell Tom what I know.
Tom hakkında bildiklerini bana söyle.Tell me what you know about Tom.
Bildiklerimi Tom'a söylememe izin ver.Let me tell Tom what I know.
Tom bildiklerini bize söyleyeceğini söyledi.Tom said he's going to tell us what he knows.
Tom'un büyüdüğü yer hakkında bütün bildiklerini bize anlat.Tell us everything you know about where Tom grew up.
Ben onların ne bildiklerini bilmiyorum.I don't know what they know.
Ebeveynlerimin Tom'la ilişkimi bildiklerinden emin değilim.I'm not sure my parents know about my relationship with Tom.
Zaten bildiklerimizi tekrar gözden geçirelim.Let's go over what we already know.
Onların bizi bildiklerini düşünüyoruz.We think that they know us.
Onların bizi bildiklerini sanıyoruz.We think that they know us.
Tom bildiklerini Mary'ye söylemeyi reddetti.Tom refused to tell Mary what he knew.
Bildiklerini ona anlat.Tell him what you know.
Tom'a bildiklerini anlat.Tell Tom what you know.
Tom ve Mary onu yalnız yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said they knew they should do that alone.
Tom ve Mary onu tek başlarına yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said that they knew they should do that alone.
İbrahim Yavuz Bildik, (d.Ibrâhîm Sâlih Ibn Yûnus al-Husaynî.
Bildiklerim bu ülkeyi yok etmeye yeter” demiştir.I know enough to destroy this country."
Lothar'ın gençliği hakkında bildiklerimiz azdır.Little is known of Lothair's youth.
Eldeki bilgilerin hemen hepsi kendi eserinden bildiklerimizden ibarettir.He holds in his hands all things that we know.”
Michonne, Maggie Greene'e (Lauren Cohan) Beth'in nerede olduğunu bildiklerini söyler.Michonne informs Maggie Greene (Lauren Cohan) they know where Beth is, and they head to Atlanta.
O tüm bildiklerini kendinden sonraki nesile aktarmıştır.He taught other generations everything he learned.
Hatta bulutları inceleyerek depremi önceden bildiklerini iddia etmektedir.Some have even claimed to accurately predict earthquake occurrences by observing clouds.
Herkesi kendi bildiklerini biliyormuş gibi değerlendirirler.Everyone else seems like they know exactly what they're doing.
Çok bencildir ve bildiklerini kendine saklar.They are far too stubborn and aware of their own needs.
Kate, kutuların boş olduğunu bildiklerini ve bunu unutamayacaklarını söyler.Then, he tells them that the box was empty anyway.
Onlar hakkında bildiklerimiz sonraki düşünürlerin ve bazı dinbilimcilerin yazdıklarından ibarettir.Myths are sacred accounts that are believed by narrators and listeners to be true.
İlginçtir ki, Mayalar’ın bu sorunu bir şekilde aştıkları, "tropikal yıl"ı bildikleri görülmektedir.He felt that "a few years in the tropical climate" would render them unrecognizable.
Halbuki inanç bildikten sonra oluşan bir değerdir.They carry out baptism of believers after conversion.
Dizilişte nasıl uçaçacağınızı bir kere bildikten sonra nesneleri elbirliği ile toplayabilirsiniz.So once you know how to fly in formation, you can actually pick up objects cooperatively.
İlginç karakterler, bildik sağduyulu kibar insanlardan çıkmıyor.Nice people with common sense do not make interesting characters.
Hadi bildiklerimizi göz önüne alarak adım adım ne yapabileceğimizi düşünelim. .Тэгхээр, алхам алхамаар үйлдлээ бодъё. Өөрсдийнхөө мэдэж байгаа дээр тулгуурлавал
"Hayır bildiklerini 'var."There's no knowin'.
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "This one was a knowin' one an' he knew he was lonely."
Sayın Craven hiçbir bildiklerini orada ne o yaparım kızgın var olacaktır. "Mr. Craven would be that there angry there's no knowin' what he'd do."
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha's fair unearthly, tha's so knowin'."
Ay'a bakmak için dünyanın ilk teleskopunu kullanan ve ay hakkında bildiklerimizi değiştirenAnd I start with Galileo, who used the world's first telescope to look at the Moon.
Bunun karbondan bağımsız tek enerji olduklarını bildikleri için yapıyorlar.Because they know that that is one sure way to do carbon-free energy.
"Atone" (telafi) sözcüğünde bildik "at" edatı ile O-N-E kökünü görüyoruz.In the word "atone," we find the familiar preposition "at" compounded with the base O-N-E.
Bildikleri her şeyi kullandılar:They used everything that they knew:
Sana bildiklerimi söyledim.I've told you what I know.
Yani bilgi aslında, hakkında çok az şey bildikleri başka otoritelerden geliyordu.So they believed that knowledge came from authorities that actually knew very little.
İnsanlar bana, aşk hakkında bildiklerimin aşkın heyecanını kaçırıp kaçırmadığını soruyor.People have often asked me whether what I know about love has spoiled it for me.
Bu kadar, bütün bildikleri bu.And that's about it, that's all they know.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.And the physician will then take a regular MR scan.
Bildik tanısal görüntülemede kullanılmıyor.It is not being used in regular diagnostic imaging.
Onlar, yine de bildiklerini okudular.It's also interesting that in 66 percent of the cases the people did not agree.
İfade yüklü alanlar, sadece, bildiklerimizi onaylayan alanlar değildir.Expressive spaces are not spaces that simply confirm what we already know.
"Bildiklerim doğrultusunda, neden vejeteryan olmuyorum?""Knowing what I know, why am I not a vegetarian?"
Problemi biliyorsunuz, bildiklerimize inanmak istemiyoruz.You know the problem; we don't want to believe what we know.