Bildiği için geri gelmedi.He didn't come back because he knows.
Olumsuz geri bildirimi kabul etmek zordur.Accepting negative feedback is hard.
Kanadalı olmadığımı nasıl bildin?How did you know that I'm not Canadian?
Onu bildirmen gerekir.You should report it.
Tom'un onu zaten bildiğini düşündüm.I thought Tom already knew that.
Tom'a bildirmelisin.You should report to Tom.
Tom'un bunu yaptığını nasıl bildin?How did you know that Tom was doing that?
Tom'un bunu yapmayı sevdiğini nasıl bildin?How did you know that Tom liked to do that?
Tom'un Mary ile çıktığını nasıl bildin?How did you know Tom was dating Mary?
Tom'un başka birini gördüğünü nasıl bildin?How did you know Tom was seeing someone else?
Tom'un mutsuz olduğunu nasıl bildin?How did you know Tom was unhappy?
Tom'un bugünkü toplantıya katılmayı planlamadığını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't planning to attend today's meeting?
Tom'un bunu yapmayı planlamadığını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't planning to do that?
Tom'un gerçekten Bostonlu olmadığını nasıl bildin?How did you know that Tom wasn't really from Boston?
Tom'un bunu yapamayacağını nasıl bildin?How did you know that Tom wouldn't do that?
Bunun hakkında nasıl bildin?How did you know about it?
Onun orada olduğunu nereden bildin?How did you know that was there?
Tom'un Fransızca bildiğini bilmiyordum.I didn't know that Tom knew French.
Tom bunun olacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew this would happen.
Tom'un Mary'yi zaten bildiğini düşünüyorum.I think that Tom already knew Mary.
Tom'a, ne yapacağımı zaten bildiğimi söyledim.I told Tom I already knew what to do.
Tom'a, zaten ne yapılacağını bildiğimi söyledim.I told Tom that I already knew what to do.
Tom'a Mary'nin onu zaten bildiğini söyledim.I told Tom that Mary already knew that.
Tom'un zaten ne yapacağını bildiğinden eminim.I'm sure that Tom already knows what to do.
Bunu Tom'a bildirmek zorumdayım.I have to report this to Tom.
Tom'un Mary'nin arabasını nereye park ettiğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows where Mary parked her car.
Tek bildiğim birbirimizi sevmemizdir.All I know is that we love each other.
Ben bilmiyorum, ama Tom ya da Mary'nin bildiğine bahse girerim.I don't know, but I bet either Tom or Mary does.
Olanları bildiğimi Tom'a söyle.Tell Tom that I know what's going on.
Tom ve Mary onu yalnız yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said they knew they should do that alone.
Tom ve Mary onu tek başlarına yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said that they knew they should do that alone.
Tom bildiğim en iyi Fransızca öğretmenidir.Tom is the best French teacher that I know.
Bunu bildiğim tek yolla ben hallettim.I handled it the only way I knew how.
Tom hakkında bildiğim her şeyi sana anlattım.I've told you everything I know about Tom.
Bu nasıl yapacağımı bildiğim bir şey değil.That isn't something I know how to do.
Polis, Tom'un onu kimin yaptığını bildiğini düşünüyor.The police think that Tom knows who did it.
Tom'un muhtemelen bunu kimin yaptığını bildiğini düşünüyorum.I think that Tom probably knows who did that.
Ne yapmamız gerektiğini anladığınızda bana bildir.Let me know when you figure out what we need to do.
Tom'un Boston'da doğduğunu nasıl bildin?How did you know that Tom was born in Boston?
Herkesin bunu bildiğini düşünüyorum.I think that everybody knows that.
Beni ne zaman orada istediğini bana bildir.Let me know what time you want me there.
Ne zaman burada olmayı planladığını bana bildir.Let me know what time you plan to be here.
Tom, Mary'nin bunu yapan kişinin o olduğunu bildiğini sanmıyor.Tom doesn't think Mary knows it was him who did that.
Tom'un adımı bildiğini bile sanmıyorum.I don't think Tom even knows my name.
Nasıl gittiğini size bildireceğim.I'll let you know how it goes.
Hazır olduğunda size bildireceğim.I'll let you know when it's ready.
Sonuçları daha sonra size bildireceğim.I'll let you know the results later.
Bildiğin birisi saksofon çalıyor mu?Does anyone you know play the saxophone?
Bir şey eksikse size bildiririm.I'll let you know if something's missing.
Ne yapacağımıza karar verir vermez size bildireceğim.I'll let you know as soon as we've decided what to do.
Tom bana bir hata yaptığımı bildirdi.Tom let me know that I'd made a mistake.
Bu tekrar olursa, bize bildirin.If that happens again, let us know.
Neler olacağını Tom'a bildirmeliyiz.We need to let Tom know what's going to happen.
Bildiğim kadarıyla, Tom bunu şimdiye kadar ilk kez yaptı.As far as I know, it's the first time Tom has ever done that.
Tom'un burada olmayacağını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't going to be here?
Yapmayı planladığın şeyi Tom'a bildir.Let Tom know what you plan to do.
Tom hakkında bildiğimi sana söyleyeceğim.I'll tell you what I know about Tom.
Ne yapacağını bildiğinden emin misin?Are you sure that you know what to do?
Bir halt bildiğin yok Tom Jackson.You know nothing, Tom Jackson.
Tom'un ne söyleyeceğini tam olarak nasıl bildin?How did you know exactly what Tom was going to say?