Ana içeriğe geç
Sözlük

bildi ile cümle

bildi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin bunu yapmasına izin verilebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary might be allowed to do that.
Tom, Mary'nin sonunda onu terk edeceğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary will eventually leave him.
Tom, Mary'nin bunu yapması gerektiğini bildiğinden emin.Tom is sure Mary knows she's supposed to do that.
Fransızca bildiğini bilmiyordum.I didn't know you knew French.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary won't have to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak istediğini bildiğini söyledi.Tom said he knew that Mary wanted to do that.
Tom bunu nasıl yapacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew how to do that.
Tom, Mary'nin bunu kimin yaptığını bildiğini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary knows who did that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olduğunu bildiğini söyledi.Tom said he knew that Mary had to do that.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bildiğini umuyor.Tom hopes Mary knows what she needs to do.
Tom Mary'nin bunu yapmak istediğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary wanted to do that.
Tom Mary'nin bunu neden yapmak zorunda olduğunu bildiğini söyledi.Tom said he knew why Mary had to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew that Mary would do that.
Tom, Mary'nin bunu yapabileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew that Mary could do that.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bildiğini düşünmüş olmalı.Tom must've thought Mary knew what to do.
Tom, Mary'nin bunu nasıl yapacağını bildiğini biliyor.Tom knows that Mary knows how to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olduğunu bildiğinden emin.Tom is sure Mary knew she had to do that.
Tom Mary'ye neden bunu yapmak zorunda olduğunu bildirdi.Tom informed Mary why she had to do that.
Tom Mary'nin Boston'da olacağını nasıl bildi?How did Tom know Mary would be in Boston?
Tom, Mary'nin kocasının kim olduğunu bildiğini söyledi.Tom said he knew who Mary's husband was.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bildiğini söyledi.Tom said he knew what Mary needed to do.
Tom bunu yaptığını Mary'ye bildirdi.Tom let Mary know that he had done that.
Tom, Mary'ye bunu neden yapması gerektiğini bildirdi.Tom informed Mary why he had to do that.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bildiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary knows what to do.
Tom ne yapacağımı bildiğimi düşünüyor.Tom thinks I know what to do.
Tom, Mary'nin bunu yapmayacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary wouldn't do that.
Mary'nin burada bildiği tek kişi Tom'dur.Tom is the only person Mary knows here.
Tom'un Mary'nin ne yapması gerektiğini bildiğini düşündüm.I thought Tom knew what Mary had to do.
Tom, Mary'ye geldiğini bildirdi.Tom let Mary know that he had arrived.
Tom kuralları bildiğini söyledi.Tom said he knows the rules.
Tom, ne yapacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew what to do.
Tom bana Mary'nin bunu nasıl yapacağını bildiğini söyledi.Tom told me Mary knew how to do that.
om, Mary'ye bunun nasıl yapılacağını bildiğini söyledi.Tom told Mary he knew how to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmayacağını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary won't do that.
Tom Mary'nin bunu yapabileceğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary could do that.
Tom, Mary'nin bunu yapamadığını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary can't do that.
Tom, Mary'nin neden bunu yaptığını bildiğini söylüyor.Tom says he knows why Mary did that.
Tom Mary'nin bunu yapacağını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary will do that.
Tom, Mary'nin ne yapmayacağını bildiğini umuyor.Tom hopes Mary knows what not to do.
Tom, Mary'nin bunu yapabileceğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary can do that.
Tom, Mary'nin bunu neden yaptığını bildiğini söyledi.Tom said he knew why Mary did that.
Tom, Mary'nin yüzemediğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary can't swim.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bildiğini düşünüyor.Tom thinks Mary knows what to do.
Tom, Mary'nin ne diyeceğini bildiğini umuyor.Tom hopes Mary knows what to say.
Tom, Mary'nin ne alacağını bildiğini umuyor.Tom hopes Mary knows what to buy.
Tom, Mary'nin mutlu olmadığını bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary wasn't happy.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bildiğini umuyor.Tom hopes Mary knows what to do.
Tom Mary'nin mutlu olduğunu bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary was happy.
Tom bunu hepsini bildiğini düşünüyor.Tom thinks he knows it all.
O bunun hepsini bildiğini düşünüyor.He thinks he knows it all.
Tom, bunu Mary kadar iyi yapamayacağını bildiğini söyledi.Tom said that he knows he can't do that as well as Mary.
Tom, parası bitene kadar Boston'da kalmayı planladığını bana bildirdi.Tom let me know that he planned to stay in Boston until his money ran out.
Tom'un evini boyamasının ne kadar süreceğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how much time it'll take for him to paint his house.
Tom'un hâlâ yapacak çok şeyimiz olduğunu bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows we still have a lot to do.
Tom'un saksafon çalmayı bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how to play the saxophone.
Tom'un tam olarak ne yapması gerektiğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows exactly what he has to do.
Tom'un komşuları hakkında çok şey bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows much about his neighbors.
Tom'un Avustralya hakkında bir şey bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows anything about Australia.
Senin neden bunu yapmamı istediğini Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows why you want me to do that.
Tom'un bugün bunu yapması gerektiğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows he has to do that today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod