Tom, Mary'nin arabayı nasıl kullanacağını zaten bildiğini düşünüyordu.Tom thought Mary already knew how to drive a car.
Tom bildiğim en nazik insanlardan biridir.Tom is one of the kindest people I know.
Tom Mary'nin onu nasıl yapacağını zaten bildiğini düşünüyordu.Tom thought Mary already knew how to do that.
Düşüncenizi değiştirirseniz bana bildirin.Let me know if you change your mind.
Tom'un Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows where Mary used to live?
Tom'un şimdi Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini mi düşünüyorsun?Do you think Tom knows where Mary lives now?
Tom'un Mary'nin onu ne zaman yaptığını bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows when Mary did that?
Tom'un onun neden olduğunu bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows why that happened?
Tom'un Mary'nin onu nasıl yaptığını bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows how Mary did that?
Bildiğini bana söylemelisin?You must tell me what you know.
Tom'un Fransızca konuşamadığını bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom couldn't speak French.
Tom'un Fransızca konuşabilğini bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom could speak French.
Bunu bir daha yapmayı planlarsan bana bildir.If you ever plan to do that again, let me know.
Tom Mary'ye onu tek başına yapmak zorunda kalacağını bildirdi.Tom informed Mary that she was going to have to do that by herself.
Sanırım onu yapmak istemediğini Tom'a bildirmelisin.I think you should let Tom know that you don't want to do that.
Onun ne istediğini bildiğinden emin misin?Are you sure you know what he wants?
Sami'ye develer hakkında bildiği her şeyi Leyla öğretti.Layla taught Sami everything he knows about camels.
Tom'un Harvard'tan mezun olduğunu bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom graduated from Harvard.
Tom, Mary'ye onu yapmaması gerektiğini bildirdi.Tom informed Mary that she shouldn't do that.
Tom, Mary'ye bugün onu yapması gerektiğini bildirdi.Tom informed Mary that she needed to do that today.
Tom'un bunu yapamayacağını bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom couldn't do that.
Tom'un bugün meşgul olacağını bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom was going to be busy today.
Tom'un bugün burada olacağını bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom was going to be here today.
Tom, Mary'ye bunu yapması gerektiğini bildirdi.Tom informed Mary that she should do that.
Tom'un Mary'den hoşlanmadığını bildiğini düşünmüştüm.I thought you knew Tom didn't like Mary.
Tom, Mary'ye bunu yapamadığını bildirdi.Tom informed Mary that he couldn't do that.
Tom'un Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini düşünüyorum.I think Tom knows where Mary lives.
Tom'un Mary'nin yaşadığı yeri bildiğini düşünüyorum.I think Tom knows where Mary lives.
Tom'un onu nasıl yapacağını bildiğini nasıl öğrendin?How did you find out that Tom knew how to do that?
Onu nasıl yapacağını bildiğin hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you knew how to do that.
Bilmediğimiz birçok şey var, ancak her şeyi bildiğimizi düşünüyoruz.There are many things we do not know, but we think we know everything.
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.All I know is that I know nothing.
Bu rahatlama hissini bildiğimi düşünüyorum.I imagine I know this feeling of relief.
Bildiğim herkes Fransızca okudu.Everybody I know has studied French.
Bildiğim başka biri gibi değilsin.You're not like anyone else I know.
Neredeyse bildiğim herkes Boston'daydı.Almost everyone I know has been to Boston.
Bunu yapmak istemediğini Tom'a bildirmelisin.You should let Tom know that you don't want to do that.
Bunu yapman gerektiğini Tom'a bildirmelisin.You should let Tom know that you need to do that.
Tom, bunu yapmasına izin verilmeyebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew he might not be allowed to do that.
Tom, pazartesi günü bunu yapması gerekebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew he might need to do that on Monday.
Bunu yapmayacağını Tom'a bildirmelisin.You should let Tom know that you won't do that.
Tom, bunu yapmasına izin verileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew he might be permitted to do that.
Tom, bunu yapması gerekebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew he might be required to do that.
Onu tekrar yapmadan önce lütfen bana bildirin.Please let me know before you do that again.
Tom bana bunu yapmak istediğini bildirdi.Tom let me know that he wanted to do that.
Mary bildiğim en güzel kadın.Mary is the most beautiful woman I know.
Güllerin benim favorim olduklarını nasıl bildin?How did you know roses were my favorite?
Bildiğim en iyi Fransızca konuşmacısın.You're the best French speaker I know.
Tom, kurbanların her ikisini de bildiğini söyledi.Tom said he knows both of the victims.
Tom'a bunu yaptığımı bildirdim.I informed Tom that I did that.
Tom bildiğim en samimi kişi.Tom is the friendliest person I know.
John onunla yapmazsa Tom, Mary'nin yapmasına izin verilmeyebiceğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew she might not be allowed to do that unless John does it with her.
Tom, Mary’nin John’un bunu yakın gelecekte yapması gerekebileceğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew John might be required to do that in the near future.
Tom, sırrı bildiğini itiraf etti.Tom admitted that he knew the secret.
Tom, Mary'nin onun ne yapması gerektiğini bildiğinden emin olmalıydı.Tom needed to make sure that Mary knew what she was supposed to do.
Mary bildiğim en kısa kadın.Mary is the shortest woman I know.
Tom Mary'nin bunu kendi başına yapması için izin verilebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary might be permitted to do that by herself.
Tom bildiğim en iyi banjo oyuncusu.Tom is the best banjo player I know.
Tom, Mary'nin bunu kendi başına yapmak zorunda olmayabileceğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he might not have to do that by himself.
Tom bildiğim en güçlü kişidir.Tom is the strongest person I know.