Tom'un vurulacağını nasıl bildin?How did you know that Tom was going to be shot?
Ne söyleyeceğimi nasıl bildin?How did you know what I was going to say?
Saksafonunu çalan kişinin Tom olduğunu nasıl bildin?How did you know Tom was the one who stole your saxophone?
Henüz bana bildirilmedi.I haven't yet been notified.
Senin hakkında bildiğim tek şey senin adın.The only thing I know about you is your name.
Tom Mary'ye gerçekleri bildirdi.Tom reported the facts to Mary.
Lütfen geç kalıp kalmayacağını bana bildir.Please let me know if you're going to be late.
Tom'un bildiğini bilmiyoruz.We don't know what Tom knows.
Tom senin bildiğini biliyor mu?Does Tom know that you know?
Sanırım bildiğinden çok daha güçlüsün?I think you're a lot stronger than you know.
Yardımıma ihtiyacın olursa, bana bildir.If you need my help, let me know.
Bildiğim kadarıyla, hiç yasa dışı ilaçlar kullanmadım.I've never used illegal drugs, as far as I know.
Tom çantayı açar açmaz onun ununki olmadığını bildi.As soon as Tom opened the bag, he knew that it wasn't his.
Tom çantayı açtı ve onun onunki olmadığını bildi.Tom opened the bag and knew that it wasn't his.
Tom burada olduğumu nasıl bildi?How did Tom know I was here?
Tom'un ne zaman burada olması gerektiğini bildiğinden emin ol.Make sure Tom knows when he's supposed to be here.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediğini nasıl bildin?How did you know that Tom didn't know how to speak French?
Tom'un kovulacağını nasıl bildin?How did you know Tom was going to be fired?
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin ol.Make sure Tom knows what he's supposed to do.
Geldiğimi nasıl bildin?How did you know I was coming?
Boston'da olduğumu nasıl bildin?How did you know I was in Boston?
Nerede olacağımı nasıl bildin?How did you know where I'd be?
Bir şey öğrendiğinde bize bildir.Let us know when you find out anything.
Nişanlım bana önceden bildirmeden geldi ve ben mahcup hissettim.My fiancee arrived without notifying me beforehand, and I felt embarrassed.
Şirket, ürünlerini kullanan tüketicilerin geri bildirimlerini memnuniyetle karşılıyor.The company welcomes feedback from consumers who use their products.
Onlar bildiğimi biliyordu.They knew I knew.
Onlara zaten bildiğini söyledim.I told them you already knew.
Onlara zaten bildiğimizi söyledim.I told them I already knew.
Ona zaten bildiğini söyledim.I told him you already knew.
Sana ne bildiğimi söyledim.I told you what I know.
Onlara ne bildiğimi söyledim.I told them what I know.
Ona ne bildiğimi söyledim.I told him what I know.
Bunu onlara bildirsem iyi olur.I'd better report this to them.
Bunu ona bildirsem iyi olur.I'd better report this to him.
Bunu onlara bildirmeliyim.I must report this to them.
Bunu ona bildirmek zorundayım.I must report this to him.
Onlara bildiğin her şeyi söyle.Tell them everything you know.
Ona bildiğin her şeyi söyle.Tell him everything you know.
Bildiğimi sana söyleyeyim.Let me tell you what I know.
Bildiğimi onlara söyleyeyim.Let me tell them what I know.
Bildiğimi ona söyleyeyim.Let me tell him what I know.
Bildiğimi onlara söyleyeceğim.I'll tell them what I know.
Bildiğimi ona söyleyeceğim.I'll tell him what I know.
Onlara bildireceğiz.We'll notify them.
Onlar ona bildirecek.They will notify him.
Biz ona bildireceğiz.We'll notify him.
Ben sana bildireceğim.I'll notify you.
Ben onlara bildireceğim.I'll notify them.
Ben ona bildireceğim.I'll notify him.
Onlara kim bildirdi?Who notified them?
Hiç kimse sana bildirmedi.No one noticed you.
Onlara bildir.Let them know.
Ona bildirin.Let him know.
Nerede olduğumu onlara bildir.Let them know where I am.
Nerede olduğumu ona bildir.Let him know where I am.
Ne olduğunu bize bildir.Let us know what's happening.
Ne olduğunu onlara bildir.Let them know what's happening.
Ne olduğunu bana bildir.Let me know what's happening.
Ne olduğunu ona bildir.Let him know what's happening.
Neler olduğunu ona bildir.Let her know what's happening.