Ne olduğu hakkında bildiğin şeyi bana söylemeni istiyorum.I need you to tell me what you know about what happened.
Tom hakkında ne bildiğini bana söylemeni istiyorum.I need you to tell me what you know about Tom.
Onun en iyi bildiği şey, arkasını dönüp gitmektir.Leaving behind is the best thing she does.
Hazır olduğun zaman bana bildir.Let me know when you're ready.
Bir şey duyarsan bana bildir.Let me know if you hear anything.
Ne zaman hazır olacağını sadece bana bildir.Just let me know when you're ready.
Senin için yapabileceğim bir şey olursa, sadece bana bildir.If there's ever anything I can do for you, just let me know.
Evet diyeceğimi nasıl bildin?How did you know I was going to say yes?
Gerçekten tüm bildiğim bu.That's really all I know.
Geç kalacağımızı Tom'a bildirmek istiyorum.I want to let Tom know we'll be late.
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin olmak istiyorum.I want to be sure Tom knows what he's supposed to do.
Müzik öğretmenim, benim yemek yapmayı bildiğime şaşırdı.My music teacher was surprised to know I know how to cook.
Münkün olan en kısa zamanda bunu polise bildirmeniz gerekiyor.You are supposed to report it to the police as soon as possible.
Tom'un neden kovulduğunu bildiğimi sanıyorum.I think I know why Tom got fired.
Benim hakkımda çok şey bildiğin gerçeğini sevmiyorum.I don't like the fact that you know so much about me.
Ne yapılması gerektiğini bildiğimi sanıyorum.I think I know what needs to be done.
Neden burada olduğunu bildiğimi düşünüyorum.I think I know why you're here.
Şaka yaptığımı bildiğini sanıyordum.I thought you knew I was kidding.
Sadece şaka yaptığımı bildiğini sanıyordum.I thought you knew I was just kidding.
Bu şarkının tüm sözlerini bildiğimi sanmıyorum.I don't think I know all the lyrics to this song.
Nerede olduğumu Tom'a bildirmeliyim.I have to let Tom know where I am.
Yapması gereken şeyi Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know what he needs to do.
Ne yapacağımı bildiğimden emin değilim.I'm not sure I know what to do.
Ne yapacağımı gerçekten bildiğimden emin değilim.I'm not sure I really know what to do.
Senin bildiğinden daha fazlasını biliyorum.I know more than you do.
Onun nerede olduğunu Tom'un bile bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom even knows where he is.
Onun kim olduğunu bildiğini varsayıyorum.I assume you know who that is.
Tom'un Mary'nin nerede olduğunu bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows where Mary is.
Toplantının ne zaman başladığını Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know when the meeting starts.
Bunu zaten bildiğini anladım.I figured you already knew that.
Ne hakkında konuştuğunu bildiğimden emin değilim.I'm not sure I know what you're talking about.
Dün Tom'un neden okulda olmadığını bildiğimi sanıyorum.I think I know why Tom wasn't at school yesterday.
Hazır olduğumda sana bildiririm.I'll let you know when I'm ready.
Bunu doğru şekilde nasıl yapacağımı gerçekten bildiğime emin değilim.I'm not sure I really know how to do it correctly.
Tom'un Mary'den neden hoşlanmadığını bildiğimi düşünüyorum.I think I know why Tom doesn't like Mary.
Tom'un bana yalan söyleyeceğini nereden bildin?How did you know Tom would lie to me?
Burada ne yaptığımızı Tom'un bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows what we were doing here?
Nerede yaşadığımı nasıl bildin?How did you know where I live?
Bu bildiğim bir otel. Şu da bir otel.This is an hotel I know of. That one is also some hotel.
Tek bildiğim Tom'un yalan söylüyor olması.All that I know is that Tom is lying.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bana bildir.Let me know once you've decided when you'll come.
O, bildiğim en tembel kişidir.She is the laziest person I know.
Bildiğim kadarıyla, İtalya'da doğmuş.As far as I know, he was born in Italy.
Bunun nasıl sona ereceğini her zaman bildim.I've always known how this would end.
Ben seni polise bildireceğim.I'm going to report you to the police.
Ben bir suçu bildirmek için buradayım.I'm here to report a crime.
Programı önceden bildiğine eminim.I'm sure you already know the routine.
Neden burada olduğumu bildiğinden şüphe duyuyorum.I suspect you know why I'm here.
Bir şey bildiğinde beni ara.Call me when you know something.
Ne düşündüğümü bildiğini biliyorum.I know you know what I'm thinking.
Sizin ne istediğinizi bildiğinizi sanmıyorum.I don't think you know what you're asking.
Ben Tom'un hiç Fransızca bildiğinden şüpheliyim.I highly doubt Tom knows any French.
Tom'a gerçeği bildiremedim.I couldn't let Tom know the truth.
Ben onu bildirmezsem başkası yapacak.If I don't report it, someone else will.
Bana onların hakkında bir şeyler bildiğin söylendi.I was told you had some news about them.
Bildiğin gibi yap Tom.Have it your own way, Tom.
Bildiğim kadarıyla Tom'un tıbben bir sorunu yok.As far as I can tell, there's nothing medically wrong with Tom.
Ebeveynlerimin Tom'la ilişkimi bildiklerinden emin değilim.I'm not sure my parents know about my relationship with Tom.
Bildiğim kadarıyla Tom'u hiç görmedim.To my knowledge, I've never seen Tom.
Tom çalınan arabasını bildirdi.Tom reported his car stolen.