Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.이것들은 요즘 스마트 물질로 널리 알려진 것 중에서 몇 가지일 뿐입니다.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Questi sono solo alcuni dei cosiddetti materiali intelligenti.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Szóval ezek csak pár példája azoknak, amiket közkeletű néven intelligens anyagoknak hívunk.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Vì vậy, đây chỉ là một vài trong số những thứ được coi là vật liệu thông minh.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Έτσι αυτά είναι μόνο μερικά από τα κοινώς γνωστά ως έξυπνα υλικά.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Итак, это только немногое из того, что мы обычно называем интеллектуальными материалами.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Това са малко примери от това, което е известно като интелигентни материали.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.Це лише декілька загальновідомих прикладів "розумних" матеріалів.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.אלה הם רק מעט ממה שמוכר לנו כחומרים חכמים.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.هذه عبارة عن جزء بسيط مما يعرف بالمواد الذكية.
Bunlar bizim genel olarak akıllı malzemeler bildiğimiz materyallerden yalnızca birkaçı.知られている物の ごく一部です これから数年の内に 私たちが日常的に使用する
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Ale wciąż nie była to oficjalna wojna.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Envrion 900,000 personnes se sont déplacées
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.hogy a legegyszerűbb módja a Szovjetúnió megállításának az, ha nem hagyják a kommunizmust elterjedni.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.하지만 고문단들을 보내는 것은 공식적인 전쟁을 뜻하는 것은 아니었다.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Mas, minda não é, neste momento, uma guerra formal.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Nhưng đến thời điểm này, đây vẫn chưa phải một cuộc chiến tranh chính thức.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Non fu ancora, a questo punto, una guerra formale.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Op dat moment is het nog altijd geen formele oorlog.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir. Resmi olarak savaş ilan etmedik.Сполучені Штати не оголосили війну офіційно.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.V této části to ještě pořád nebyla formální válka.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Zu diesem Zeitpunkt ist es jedoch noch kein offizieller Krieg
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.От САЩ все още не са я обявили, нито пък са пратили свои войници на бойното поле.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.我々 は正式に戦争を宣言していません。
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Ci sono arrivato perché, se dobbiamo avere un referente che identifichiamo come sè
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Doszedłem do tego, ponieważ jeśli mamy mieć odniesienie, znane jako Ja -
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,J'en suis arrivé là parce que, si on a cette référence que nous appelons le soi --
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,제가 이런 결론을 내린 이유는 사고 처리 과정에서 우리가 '자아'라고 알고 있는
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Potřebujeme referenční bod, kterému říkáme "já".
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Saya sampai pada kesimpulan ini karena, jika anda hendak punya rujukakan yang disebut diri--
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Tôi làm được điều đó, bởi vì nếu bạn có một khảo chiếu mà chúng ta biết là bản ngã,
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Стигнах, защото ако трябва да имаме база, която наричаме Аз --
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,הגעתי לזה כיוון שאם רוצים נקודת ייחוס המוכרת לנו כעצמיות-
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,وصلت الى هذا لان, اذا كان لديك مرجع يعرف بالنفس
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,自分についての基準点のことを 自己とか自分と言います
Bunu (4. periyotta olduğunu bildiğimden) 4'ten bir çıkararak buldum.Dan aku tahu itu karena pada periode keempat dan saya dikurangi satu dari itu.
Bunu (4. periyotta olduğunu bildiğimden) 4'ten bir çıkararak buldum.제가 이해하기로는,
Bunu (4. periyotta olduğunu bildiğimden) 4'ten bir çıkararak buldum.Und ich habe herausgefunden, dass da
Bunu (4. periyotta olduğunu bildiğimden) 4'ten bir çıkararak buldum.وقد استنتجت ذلك لانه
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.De bloemist. Daarmee verhogen we de druk op de muziek-ontologie, in zijn traditionele vorm dan.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.Înțeleg, din nou forțăm ontologia muzicii așa cum o știm convențional.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.I znowu zadajemy tu pytanie o ontologię konwencjonalnej muzyki.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.우리가 전통적으로 알고 있는 음악의 존재론에 압력을 넣고 있는 걸 이해합니다.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.שוב, אנו מפעילים לחץ על הפילוסופיה של המוזיקה בצורתה הקונבנציונלית,
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.أنَّنا - مرة أخرى - نضع عبئاً ثقيلاً على تعريف الموسيقى كما نعرفها عادةً،
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.音楽の存在論が脅かされます それでは本日ご覧いただく最後の作品です
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Ich konnte es nicht mit einem Stahlring bauen, so wie ich es kannte.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Ik kon het niet bouwen met een stalen ring, zoals ik gewend was.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Je ne pouvais pas en faire un anneau d'acier, comme je savais le faire.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.제가 알고있는 방법인, 철골 고리를 이용해서
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Não podia construir isto com um anel de aço, da forma que sabia.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Nemohla jsem ho vytvořit pomocí ocelového kruhu, jak jsem znala.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Nie mogłam skonstruować tego w znany mi sposób, przy użyciu stalowego pierścienia.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Non potevo costruirlo con un anello di acciaio, nel modo che sapevo fare.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.No podía construirlo con un anillo de acero, como ya sabía hacerlo.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Nu puteam construi asta cu un inel de oţel, aşa cum ştiam.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Saya tidak bisa membangun ini dengan cincin baja, seperti yang saya tahu.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim. Şekli çok karışıktı.Ide nem építhettem olyan acélgyűrűt, ami már bevált máshol, a forma túl összetett volt hozzá.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Tôi không thể xây dựng nó với 1 một vòng đai thép, theo cách mà tôi đã biết.
Bunu bildiğim demir bir çemberle inşa edemedim.Toto nešlo vytvoriť spôsobom, aký som poznala - oceľovým kruhom.