bil ile cümle
bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O ondan hala nefret ediyordu, ölümünden sonra bile.She still hated him, even after he died.
Bize katılıp katılmayacağını bilmiyorum.I don't know whether he'll join us or not.
Onun benden daha genç mi yoksa daha yaşlı mı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than I am.
Onun beni izlediğini biliyorum.I know he is watching me.
Onun planımızı kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will agree to our plan or not.
Onun sınavdaki başarısızlığı hakkında bana bilgi verildi.I was informed of his failure in the examination.
Bilgisayarını çalıştırmak için gerekli olanın tümü oydu.That was all he needed to operate his computer.
Onun işini terk etmek için karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know he had decided to leave his job.
Onun yaşadığı şehri biliyor musun?Do you know the town where he lives?
O, gerçeği bilemez.He can't know the truth.
Onun, gerçeği bilemediği doğrudur.It is true that he couldn't know the truth.
Onun ne zaman varacağını tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly when he will arrive.
Onun ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmiyorum.I don't know whether he is dead or alive.
Onun bir üniversite öğrencisi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's a college student or not.
Keşke bilseydi!If only he had known!
Onun Çin'de büyüdüğü iyi bilinir.That he grew up in China is well-known.
Onun ateşli hasta olduğunu bilseydim onunla ilgilenirdim.I would have taken care of him if I had known that he was ill with a fever.
Onun onu sevip sevmediğini kimse bilmiyor.No one knows whether he loves her or not.
Onun yatakta hasta olduğunu bilmen gerekirdi.You ought to have known that he was sick in bed.
Onun kabalığı tesadüfi değil bilinçliydi.His rudeness was conscious, not accidental.
Gitmeye karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know he had decided to leave.
Ben onun meşgul olduğunu biliyorum.I know he is busy.
Onun ne zaman geleceğini bana bildirir misin?Will you let me know when he comes?
Onun gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will come or not.
Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will come or not.
Onun hayal kırıklığı herkes tarafından biliniyordu.His disappointment was obvious to everyone.
Onunla bağlantı kurmak istiyorum. Onun telefon numarasını biliyor musun?I want to contact him. Do you know his phone number?
Ben bile onunla birlikte oldum.I got even with him.
Onun hakkında bütün bildiğim odur.That is all I know about him.
O bilgili ve de deneyimli.He has knowledge and experience as well.
Sanki her şeyi biliyormuş gibi konuşur.He talks as if he knew everything.
Eğer ona bir şey olursa bana bildir.If anything happens to him, let me know.
Onu gördüğüm an, bana kızgın olduğunu biliyordum.The moment I saw him, I knew he was angry with me.
Onunla tanışıncaya kadar, o, bilgiyi bilmiyordu.She didn't know the information till she met him.
Bildiği kadarıyla işler yolunda gidiyordu.So far as he was concerned, things were going well.
Ona ödünç para vermekten daha iyisini bilmeliydin.You should have known better than to lend him money.
Ona yerel koşullar hakkında biraz bilgi verebilirsen müteşekkir olurum.I would be grateful if you could give him some information on local conditions.
Onun hakkında bir şey bilmiyorum.I do not know anything about him.
Sadece adını biliyorum, hepsi bu.I just know his name, that's all.
Onun İngilizce bilgisi kötü.His knowledge of English is poor.
Onun yüzü birçok insan tarafından bilinir.His face is known to many people.
Keşke onun nerede olduğunu bilsem!I wish I knew where he was!
Onun erkek kardeşinin aklında bilgisayarlardan başka hiçbir şey yok.His brother has nothing but computers on his mind.
Onun sözlerini nasıl yorumlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
Onun sözlerini nasıl tercüme ederim bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
Onun sözlerinin anlamını nasıl açıklarım bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
O kızgın olduğunda karısı onu nasıl yöneteceğini bilir.His wife knows how to manage him when he gets angry.
Bütün dehasına rağmen, o her zaman olduğu kadar bilinmiyor.For all his genius, he is as unknown as ever.
Onun başarısızlığı onun bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır.His failure is due to his ignorance.
Onun hobisi bilinmeyen kelebekler toplamaktır.His hobby is collecting strange butterflies.
Onun adresini kesin olarak bilmiyorum.I don't know his address for certain.
Onun adresini bilmediği için, o ona yazmadı.Not knowing his address, she didn't write to him.
Onun karakteri hakkında daha çok şey bilseydim, ona güvenmezdim.Had I known more about his character, I would not have trusted him.
Onu öğretmeni bile anlamadı.Even his teacher didn't understand him.
Teknik bilgisinin olmayışı terfi etmesine engel oldu.His lack of technical knowledge precluded him from promotion.
Oğlu büyük bir bilim adamı oldu.His son became a great scientist.
Onun sekreteri, gizli bilgiyi sızdırmayı kesinlikle reddetti.His secretary flatly denied leaking any confidential information.
Onun sekreteri gerçeği biliyor gibi görünüyor.His secretary seems to know the truth.
Uçağın varış zamanını biliyor musun?Do you know the time of arrival of his plane?
Onun yöntemleri bilimsel değildir.His methods are not scientific.