bil ile cümle

bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bildiğim kadarıyla roman Japonca'ya çevrilmedi.As far as I know, the novel is not translated into Japanese.
O, bildiğim kadarıya çok uzak.It is very far as far as I know.
Bildiğim kadarıyla, o hiçbir zaman böyle bir yanlış yapmadı.As far as I know, he has never made such a mistake.
Bildiğim kadarıyla, o yanlış bir şey yapmadı.As far as I know, he did nothing wrong.
Bildiğim kadarıyla o hâlâ kayıp.As far as I know, she is still missing.
Benim sezon biletimin süresi 31 Martta doluyor.My season ticket expires on March 31.
Benim sekreterim iyi derecede İngilizce bilmektedir.My secretary has a good command of English.
Fizik hakkında çok fazla bilgim yok.I don't have much knowledge of physics.
Annem nasıl kek yapacağını bilir.My mother knows how to make cakes.
Benim adım okulumdaki herkesçe bilinir.My name is known to everybody in my school.
Ona adımı bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew my name.
Arkadaşlarımın hepsi bilgisayar oyunlarını sever.All of my friends like computer games.
Bu pusulayı nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use this compass.
Ben bir bilim öğrenmekteyim.I have been learning a science.
Bildiğimi sadece sana söyleyebilirim.I can only tell you what I know.
Bir tek gün için bile bu sözlük olmadan yapamam.I cannot do without this dictionary even for a single day.
Burada yaşadığını biliyorum.I know that you live here.
Nerede yaşadığınızı biliyorum.I know where you live.
Nerede yaşadığını biliyorum.I know where you live.
Kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old you are.
Onun hakkında bildiğini düşünüyorum.I think that you do know about that.
Senin bir öğretmen olduğunu biliyorum.I know that you are a teacher.
Ben senin gerçeği söyleyip söylemediğini bilmiyorum.I don't know whether you are telling the truth or not.
Planını bilmiyordum.I was ignorant of your plan.
Senin ülken hakkında daha fazla şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Ülkeniz hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
O çocuğun kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who that boy is.
Onun ne olduğunu biliyorum.I know what that is.
Ne zaman bir bilgisayar satın alacağımı merak ediyorum.I'm wondering when to buy a computer.
Makinenin ne zaman kapatılacağını bilmiyordum.I didn't know when to switch the machine off.
Makineyi ne zaman kapatacağımı bilmiyordum?I didn't know when to switch the machine off.
Her zaman bir saat takarım böylece saatin kaç olduğunu bilirim.I always wear a watch so I know what time it is.
Ben paranın her şey olmadığını biliyorum.I know that money isn't everything.
Bileti boşuna aldım.I got the ticket for nothing.
Ben bu çevrede yolumu bilmiyorum.I don't know my way around in this neighborhood.
Burada mı kalacağımı yoksa Londra'ya mı gideceğimi bilmiyordum.I didn't know whether to stay here or go to London.
Bu CD çaları nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.I don't know how to operate this CD player.
Bu bilgisayarı nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.I don't know how to operate this computer.
Bu sayfadaki her sözcüğü biliyorum.I know every word on this page.
Bu resmi yapan sanatçıyı biliyorum.I know the artist who painted this picture.
Bu kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorum.I don't know what this word means.
Ben bu sistemi bilmiyorum ama sorumlu adam açıklayacak.I don't know this system, but the man in charge will explain.
Bu bilgiyi başkasından aldım, bu yüzden hatalı olabilirim.I got this information second hand, so I may be wrong.
Ben bu zor sorun hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about this difficult problem.
Bu zor problemle ne yapacağımı bilmiyorum.I'm at my wit's end with this difficult problem.
Ben bu çevreyi çok iyi bilmiyorum.I don't know this neighborhood too well.
Ben bu çevreyi bilirim.I am familiar with this neighborhood.
Bu alıntıların nereden kaynaklandığını bilmeliyim.I must know where these quotations originate.
Konser için iki bilet aldım.I bought two tickets for a concert.
Ben bilgisayar okuryazarıyım.I'm computer-literate.
Bir bilgisayar olmadan işimi yapamam.I can't do my job without a computer.
Bilgisayarlar hakkında çok fazla şey bilmiyorum.I don't know much about computers.
Bilgisayarlara ilgi duyuyorum.I am interested in computers.
Benim bir bilgisayarım var.I have a computer.
Bilgisayarımı tamir ettirmeliyim.I have to get my computer repaired.
Bilgisayarı çalıştırmayı kolay buldum.I found it easy to operate the computer.
Şekspir'in hakkında az şey bilirim.I know a little about Shakespeare.
George'un beni aldatacağını hayal bile etmedim.Never did I dream that George would cheat me.
John'ın dürüst olduğunu biliyorum.I know that John is honest.
Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.I slipped and twisted my ankle.

İlgili Sayfalar