bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz balık istiyorum.I'd like some fish.
Binaya izinsiz giremezsiniz?You can't enter the building without a permit.
Biz oldukça samimi olarak konuştuk.We talked quite frankly.
Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.A gigantic bird came flying toward him.
Oturma odası yemek odasına bitişiktir.The living room adjoins the dining room.
Oturma odası, yemek odasına bitişiktir.The living room adjoins the dining room.
Geçen yıl bir düşük yaptım.I had a miscarriage last year.
Geçen yıl bir inme geçirdim.I had a stroke last year.
Geçen yıl biraz kilo aldım.I put on a little weight last year.
Geçen yıl bir sanat dersi aldım.I took an art class last year.
Geçen yıl yaptığımız gibi birlikte dışarı çıkabiliriz.We could go out together like we did last year.
Geçen yıl fiyatlarda keskin bir artış vardı.There was a sharp rise in prices last year.
Geçen yıl ılımlı bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Bu yıl ılık bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.I took a cooking class last spring and learned to bake bread.
Biz geçen sonbaharda New York'a taşındık.We moved to New York last fall.
Geçen yaz, ben bir çiftlikte yarım zamanlı çalıştım.Last summer, I worked part time on the farm.
Geçen yaz ziyaret ettiğim köy, Nagano bölgesi'ndeki küçük bir köydü.The village which I visited last summer was a small one in Nagano Prefecture.
Sadece geçen yıl bir çocuğumuz vardı.We had a kid just last year.
Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.My sister married a high school teacher last June.
Bir sütçü var mı?Is there a milkman?
Biraz süt ilave et.Add a little milk.
Biraz sütün var mı?Do you have some milk?
Bir bardak daha süt almaz mısınız?Won't you have another glass of milk?
Biz sütten peynir ve tereyağı yaparız.We make milk into cheese and butter.
Ben bir litre süt istiyorum.I want a quart of milk.
Süt popüler bir içecektir.Milk is a popular beverage.
Süt sudan daha yüksek bir ısıda kaynar.Milk boils at a higher temperature than water.
Süt bizi güçlendirir.Milk makes us strong.
Süt iyi bir besindir.Milk is a good beverage.
Sadece biraz süt kaldı.There's only a little milk left.
Süt, tereyağı, peynir, ve daha birçok şeye dönüştürülebilir.Milk can be made into butter, cheese, and many other things.
Süt ve yumurtayı birlikte karıştır.Blend milk and eggs together.
Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?Have you got any preference between beef and lamb?
İnek yararlı bir hayvandır.A cow is a useful animal.
İnekler ihtiyacımız olan birçok şey bize verirler.Cows supply us with many things we need.
İnekler bize süt verir.Cows give us milk.
İnekler bize süt sağlar.Cows provide us with milk.
İnekler bize iyi süt sağlar.Cows provide us with good milk.
İnek bize süt sağlamaktadır.The cow supplies us with milk.
İnekler bize süt verir, ve tavuklar yumurtalar.Cows give us milk, and hens eggs.
Bir inek bize süt verir.A cow gives us milk.
İnekler bu ülkede başka bir hayvandan daha faydalıdır.Cows are more useful than any other animal in this country.
Ben eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Garson yeni bir tabak getirdi.The waiter brought a new plate.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Kıstırılmış bir sıçan bir kediyi ısırır.A cornered rat will bite a cat.
Dünya yüzeyinin üçte biri çöldür.One third of the earth's surface is desert.
Ağlamak bir keder ifadesidir.Crying is an expression of grief.
Ağlasam mı yoksa gülsem mi bilmiyorum.I don't know whether to cry or to laugh.
Ağlamamış genç bir adam acımasızdır ve gülmeyecek yaşlı bir adam bir aptaldır.The young man who has not wept is a savage, and the old man who will not laugh is a fool.
Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.Try to hold on until a rescue team arrives.
Kurtarılıncaya kadar bir şey yemedi.She did not eat anything until she was rescued.
Bir ambulans çağırın.Call an ambulance.
Bir ambulansa ihtiyacın var mı?Do you need an ambulance?
Ambulans yoğun bir caddenin ortasında bozuldu.The ambulance broke down in the middle of the busy avenue.
Ani bir hastalık oraya gitmesini engelledi.A sudden illness prevented him from going there.
Ani bir hastalık onu randevusunu iptal etmeye zorladı.A sudden illness forced her to cancel her appointment.