bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bankadan biraz para çekmeliyim.I have to take some money out of the bank.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Cuma gecesi lisede bir dans olacak.There will be a dance Friday night at the high school.
Cuma gösterisi için mevcut hiç bilet yoktu.There were no tickets available for Friday's performance.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
Cuma günü bir dans partisi düzenlenecek.A dance will be held on Friday.
Cuma günü iki kişilik mevcut bir masanız var mı?Is there a table available for two on Friday?
Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.A fiscal tightening policy is being enacted.
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Kanazawa sakin bir şehirdir.Kanazawa is a quiet city.
Para bir başarı ölçütü değildir.Money is not a criterion of success.
O zengin ve bir dilenci gibi yaşıyor.He is rich yet he lives like a beggar.
Altın bir para var.There is a gold coin.
Birçok adam altın aramak üzere batıya gitti.Many men went west in search of gold.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.We must cut our expenses to save money.
Para birçok şeyi mahveder.Money ruins many.
Para iyi bir hizmetkar, ancak kötü bir ustadır.Money is a good servant, but a bad master.
Benim biraz param var.I have a little money.
Parayı güvenli bir alanda tut.Keep the money in a safe place.
Parayı güvenli bir yerde saklayın.Keep the money in a safe place.
Yanımda biraz param var.I have some money with me.
Bir tane külçe altın çalmıştık.We had a bar of gold stolen.
Bilirsin, ekmek aslanın ağzında.Money doesn't grow on trees, you know.
Bilirsin, para kolay kazanılmıyor.Money doesn't grow on trees, you know.
Para ve ben birbirimize yabancıyız, yani, ben fakirim.Money and I are strangers; in other words, I am poor.
Az para, birkaç arkadaş.Little money, few friends.
Paranın bir kısmı çalındı.Some of the money was stolen.
Son yıllarda elektronik bilgisayarlar giderek önemli olmuştur.In recent years electronic computers have become increasingly important.
Kimya bilimi son zamanlarda dikkate değer bir gelişim gösterdi.Chemistry has made notable progress in recent years.
Post modern tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern sonrası tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern tıbbın ilerlemesi uzun bir süreçti.The advancement of modern medicine was a long process.
Bizim Amerikalı komşumuz önümüzdeki yıl beş yıldır Japonya'da yaşıyor olacak.Our American neighbor will have lived in Japan for five years next year.
Bu çevredeki bir restoranda devamlı müşteriyim. Bugün orada öğle yemeği yiyelim.I'm a regular at a restaurant in this neighborhood. Let's have lunch there today.
Evimin yakınında bir yangın çıktı.A fire broke out near my house.
Dün semtte bir yangın başladı.A fire broke out in the neighborhood yesterday.
Mahallede bir başka kolera vakası var.There has been another case of cholera in the neighborhood.
Şu sıralardaki deprem sıklığı bizi endişelendiriyor.The recent frequency of earthquakes makes us nervous.
Birçok genç Japon bu günlerde yurt dışına seyahat ediyor.Many young Japanese travel overseas these days.
Günümüzde birçok ayakkabı plastikten yapılmaktadır.Many shoes nowadays are made of plastics.
Bu günlerde ne tür bir spora gidiyorsun?What kinds of sports do you go in for these days?
Yakında bir alışveriş alanı vardır.There is a shopping area nearby.
Yakınlarda bir çiçek mağazası var.There is a flower shop near by.
Yakınlarda bir çiçekçi dükkanı var.There is a flower shop near by.
Buraya yakın bir McDonald var mıdır?Is there a McDonald's near here?
Buranın yakınında iyi bir Tayland restoranı var.There's a nice Thai restaurant near here.
Yakında bir yangın patlak verdi.A fire broke out nearby.
Yakın bir gelecekte, Japonya'da büyük bir deprem olabilir.In the near future, we may have a big earthquake in Japan.
Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.In the near future, space travel will no longer be just a dream.
Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.There will be an energy crisis in the near future.
Yakın zamanda bir deprem olacak mı?Will there be an earthquake in the near future?
Çok geçmeden, T.V. telefonla birbirimizle iletişim kurabileceğiz.Before long, we'll be able to communicate with each other by T.V. telephone.
Ben yakın gelecekte bir ara sana uğrayacağım.I'll drop in on you sometime in the near future.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Onlar bizim bu günlerden birinde bir deprem yaşayacağımızı söylüyorlar.They say we'll have an earthquake one of these days.
Yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı söyleniyor.It is said that there will be a big earthquake in the near future.
Yakında bir seçim olacağını söyleniyor.It is said that there will be an election soon.
Bu günlerden birinde niçin evime gelmiyorsun?Why don't you come to my house one of these days?