bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Havaalanında bir mekik otobüse nerede binebilirim?Where can I get a shuttle bus at the airport?
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.Let's stay somewhere with easy airport access.
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.You should allow an hour to go to the airport.
Havaalanı otobüsüne nerede binebilirim?Where can I get the airport bus?
Havaalanı otobüsüne nerede binerim?Where do I get an airport bus?
Havaalanının yanında bir oteli tercih ederim.I prefer a hotel by the airport.
O, havaalanına vardıktan sonra karısı ile bir telefon görüşmesi yaptı.Upon arriving at the airport, he made a phonecall to his wife.
Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.A time bomb went off in the airport killing thirteen people.
Otel ve havaalanı arasında çalışan bir mekik-otobüs var mı?Is there a shuttle bus between the hotel and airport?
Hava kirliliği sorunundan dolayı bir gün bisiklet otomobilin yerini alabilir.Because of the problem of air pollution, the bicycle may some day replace the automobile.
Hava bizim göremediğimiz gazların karışımından oluşuyor.Air is a mixture of gases that we cannot see.
Hava birçok gazın karışımıdır.Air is a mixture of several gases.
Hava ses için bir gereçtir.The air is a medium for sound.
Hava, çeşitli gazların bir karışımıdır.Air is a mixture of various gases.
Son birkaç yıldır hava kalitesi kötüleşti.Air quality has deteriorated these past few years.
Hava yoksa insan on dakika bile yaşayamaz.If there were no air, man could not live even ten minutes.
Bir yarasa gökyüzünde bir kelebek gibi uçuyor.A bat flying in the sky looks like a butterfly.
Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.It is difficult to shoot a bird flying in the air.
Gökyüzü kışın puslu bir gölgesi.The sky is a hazy shade of winter.
Hava yolculuğu gibi bir şey yoktur.There is nothing like air travel.
Birkaç boş bardak istiyorum.I want a few empty glasses.
Boş bir şişe bulup suyla doldur.Find an empty bottle and fill it with water.
Gökyüzünde binlerce yıldız görebiliriz.We can see thousands of stars in the sky.
Gökyüzünde garip bir şey gördüm.I saw something strange in the sky.
Gökyüzünde bir bulut yoktu.There wasn't a cloud in the sky.
Gökyüzünde birçok yıldız var onların hepsini sayamam.There are so many stars in the sky, I can't count them all.
Gökyüzünde tek bir yıldız bile görülemedi.Not a star was to be seen in the sky.
Gökyüzünde tek bir bulut yok.There isn't a single cloud in the sky.
Gökyüzünde bir tek bulut görülemez.Not a single cloud could be seen in the sky.
Gökyüzünde görülen bir sürü yıldız vardı.There were a lot of stars seen in the sky.
Gökyüzünde bir sürü yıldız görebilirsin.You can see a lot of stars in the sky.
Gökyüzünün mavi görünmesinin nedenini biliyor musun?Do you know the reason why the sky looks blue?
Gökyüzünden bakıldığında, nehir kocaman bir yılan gibi görünüyordu.Seen from the sky, the river looked like a huge snake.
Bütün gökyüzü aydınlandı ve bir patlama vardı.The whole sky lit up and there was an explosion.
Bütün gökyüzü aydınlandı,bir patlama vardı.The whole sky lit up and there was an explosion.
Boş bir koltuk var mı?Is there a vacant seat?
Müsait olan tek oda bir çift kişilik.The only room available is a double.
Homurdanmayı bırak.Stop grumbling.
Aptal parasının kıymetini bilmez.A fool and his money are soon parted.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Özellikli bilgi istiyorum.I want specific information.
Onun herhangi bir sorunu mu var?Is anything the matter with him?
Acemi bir muhabir olarak görevini iyi yapıyorsun.You are doing well for a cub reporter.
Zorluk zamanlarında bize yardımcı olur.It helps us in times of difficulty.
Eylül ayı itibarıyla tam bir yıldır onu tanıyoruz.By September I will have known her for a whole year.
Ginza'da yürüken bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend while walking in Ginza.
Biz ödemeyi banka transferiyle yapacağız.We will make the payment by bank transfer.
Bir banka arıyorum. Buraya yakın bir tane var mı?I'm looking for a bank. Is there one near here?
Bir banka bize faizle ödünç para verir.A bank lends us money at interest.
Banka onun binasına ipotek koyuyor.The bank holds a mortgage on his building.
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.The bank loaned the company $1 million.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Lütfen parayı bir bankaya yatır.Please deposit the money in a bank.
Bankaya para yatırdığında, onu biriktirirsin.When you put money in the bank, you deposit it.
Bir banka ve okul arasında dükkanı bulacaksın.You'll find the shop between a bank and a school.
O bir banka için çalışıyor.He works for a bank.
Bankadan biraz nakit çekmeliyim.I have to withdraw some cash from the bank.
Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.A banking scandal is sweeping across Capitol Hill.