Onlar az bişey eğik dururlar.Ils sont un peu inclinés.
Onlar az bişey eğik dururlar.Jsou prostě trošku naklonění.
Onlar az bişey eğik dururlar.Sein Kopf ist ein bisschen geneigt.
Onlar az bişey eğik dururlar.Sono un po' inclinati.
Onlar az bişey eğik dururlar.Sunt puțin înclinați.
Onlar az bişey eğik dururlar.Ze staan wat scheef.
Onlar az bişey eğik dururlar.Συνήθως γέρνουν προς το ένα πλευρό.
Onlar az bişey eğik dururlar.(Сміх)
Onlar az bişey eğik dururlar.Те просто са малко наклонени на една страна.
Onlar az bişey eğik dururlar.У них голова слегка набекрень.
O pek bişey ifade etmiyor.Het betekent niets hoor.
O pek bişey ifade etmiyor.Ni mislil resno.
O pek bişey ifade etmiyor.No tiene malas intenciones.
O pek bişey ifade etmiyor.Nu e rău intenţionat.
O pek bişey ifade etmiyor.Ông không có nghĩa là bất cứ điều gì bởi nó.
O pek bişey ifade etmiyor.On to tak nemyslel.
O pek bişey ifade etmiyor.Δεν εννοούσε τίποτα με αυτό.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Aí, eu disse:
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Ça ne marchera jamais.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Es wird niemals funktionieren, Ihr könnt das nicht tun."
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Het gaat nooit werken.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)절대로 제대로 되지 않을꺼예요. 당신들은 할 수 없어요."
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Non funzionerà mai.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Nó sẽ không bao giờ hoạt động.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Nu va merge niciodata.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)To nigdy nie zadziała.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Няма начин да подейства.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)Это никогда не сработает.
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)(צחוק)
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)لا يمكن أن ينجح هذا اطلاقا . لا يمكن أن تقوموا بذلك ."
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)私は言いました「確かに無理そうだから もっと難しいことをやってのけます」
Püff,hayır, hiç bişeyi kaldıramam aslında ben.MARCEL: Nein, ich schaff es nicht, ich kann eigentlich garnichts hochheben.
Püff,hayır, hiç bişeyi kaldıramam aslında ben.No, non ce la faccio, non ce la faccio a sollevare niente
Sen bişey ister misin?Bạn muốn có một số?
Sen bişey ister misin?Da, dar am băut toată ziua. Vrei şi tu?
Sen bişey ister misin?U wilt iets drinken?
Sen bişey ister misin?Θες λίγο;
Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor. Niye? Bay Badalandabad.Algo de ti me recuerda a ti. ?Por qué? - ?Sr. Badalandabad? - ?Sí? - ?Puedo ver su carta de aceptación?
Senin için daha iyi bişey. Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin?Intento ser bueno contigo. ?No te gusta que sea bueno, putita?
Senin için daha iyi bişey.Ik probeer vriendelijk te zijn.
Senin için daha iyi bişey.Încerc să fiu drăguţ cu tine.
Senin için daha iyi bişey.Poskušam biti prijazen do tebe.
Senin için daha iyi bişey.Snažím se bejt na tebe milej.
Senin için daha iyi bişey.Tôi cố gắng để được tốt đẹp cho bạn.
Senin için daha iyi bişey.Προσπαθώ να είμαι καλός μαζί σου.
Seni özledim. bişeyler söyle.Mi-a fost dor de tine. Spune ceva.
Seni özledim. bişeyler söyle.Te he echado de menos. Di algo, por favor.
Şimdi entegrasyon faktörleri ile ilgili biraz bişeyler biliyorsunuz.Ahora sabes un poco sobre la integración de factores.
Şimdi entegrasyon faktörleri ile ilgili biraz bişeyler biliyorsunuz.Nu vet du lite om att integrera faktorer.
Şimdi entegrasyon faktörleri ile ilgili biraz bişeyler biliyorsunuz.Wiesz już małe co nieco na temat czynników całkujących.
Şimdi entegrasyon faktörleri ile ilgili biraz bişeyler biliyorsunuz.כעת אתם יודעים מעט על גורמי אינטגרציה.
Şimdi entegrasyon faktörleri ile ilgili biraz bişeyler biliyorsunuz.أنت تعرف الآن قليلاً حول إدماج العوامل.
Şimdi entegrasyon faktörleri ile ilgili biraz bişeyler biliyorsunuz.ではまた。
Size bişey ifade etti mi?האם זה הגיוני?
Sonra biri bana madalyonun diğer yüzü olduğunu söyledi. Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey.Mas disseram-me que há um outro significado que é pior do que o amor de si próprio.
Sonra biri bana madalyonun diğer yüzü olduğunu söyledi. Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey.Y luego me dijeron que tiene un lado oscuro que es aun más temible que el amor propio.
Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey. Bu karşılıksız bir sevgi.Dus het is in feite akeliger dan zelfadoratie; het is onbeantwoorde zelfadoratie.
Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey. Bu karşılıksız bir sevgi.Vậy nên thực tế nó còn tệ hơn sự ích kỷ; đó là yêu mà không được đáp lại.
Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey.Det er faktisk langt mere trist end selvkærlighed.
Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey.E mai trist decât iubirea de sine.